havası ile cümle
havası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
"Kız havası" deniyordu sanırım.Tử viết: “Nữ, khí dã.”
Vernik emdirme işlemi havasız bir ortam içinde yapılır.Đạo Hồi khuyến cáo salat cần được thực hiện trong một môi trường thật sạch sẽ.
Çam ormanlarının hakim olduğu yaylanın temiz bir havası ve güzel manzarası vardır.Các khu rừng tại Hắc Long Giang có phong cảnh đẹp, yên tĩnh và không khí trong lành.
"Tarkan havasından zor kurtulurum".“Thời tiết khắc nghiệt thì tương lai khó lường”.
Bu da şehrin havasının istikrarsız olmasına neden olur.Họ cho rằng môi trường đầu tư ở quốc gia này không ổn định.
Yaylanın temiz bir havası ve güzel manzarası vardır.Vùng này có khí hậu ôn hòa, mưa nhiều và có phong cảnh đẹp.
Odada tam anlamıyla yaşanıyormuş havası esmektedir.しかし部屋に空気のみちていることは知っている。
Hoş bir havası vardır.いい天気です。
Havası ve suyu diğer köylerden farklıdır.大気と水は地球と同様。
Sakindir,havası hoştur.冷静で雰囲気が上品。
Divanların sonunda bir Cezayir havası olurdu.平安時代末期には近衛家の荘園となる。
"Kız havası" deniyordu sanırım.^ 「空を行く女」の意。
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.宇宙服の趣味が悪い。
Anaerobik "havasız" anlamına gelir.「アトム」は「原子」を意味する。
Yüzerken havasını azaltır.空中を泳いで移動する。
Gelen misafirler çalgılarla "hoşgeldi" havası ile karşılanırdı.「美人ゲスト」はおぎやはぎの横に座る。
Kitap üç bölümden oluşsa bile sanki uzayıp giden bir şiir havasını taşımaktadır.旅に心を遣るその姿は漂泊の詩人としての能因・西行等に連なるものがある。
"Fars körfezi" adını kullanmayan yabancı havayolu şirketlerinin, İran havasına girmeleri yasaklanmıştır.外国航空公司拒绝采用波斯湾名称的,会被禁止进入伊朗领空。
"Kız havası" deniyordu sanırım.有「天氣姊姊」之稱。
Alabildiğine yeşil iklim örtüsü ve temiz bir havası bulunmaktadır.園裡環境幽美,綠木成蔭,萬紫千紅。
Adanın havası genellikle sisli ve karlıdır.島上氣候異常溫和。
Havasının ve suyunun latifliği ile meşhurdu.对空气和水敏感。
Sakindir,havası hoştur.才貌俱全,气度柔静。
(Köroğlu havasıyla) içki demleri düzenlenir.』乃汲水共飲,果中毒死。
Hoş bir havası vardır.날씨가 참 좋군.
ICME'ler uzay havasının tek nedeni değildir.ICME만이 우주기상의 원인인 것은 아니다.
Bir çaldı şarkıyı, o gün evde bayram havası esti."낮에는 노래하느라 해가 저물었고 밤에는 노래하느라 날이 밝았다.
Bu tahliye Moskova'da bir panik havası yarattı.이런 소개는 모스크바 시민사이에서 패닉현상을 일으켰다.
Her şey bitmiş havası var, ancak öyle değil.시간이 지남에 따라 점차 약해지지만 완전하게 사라지지는 않는다.
Bayram havasında geçen jübileye her yerden insan gelmiştir.비취숲 판다리아에 도착한 모든 플레이어가 시작하는 지역.
Havası genellikle rutubetlidir.보통은 공기가 매질이다.
Japonya'nın havası İngiltere'den daha sıcaktır.일본의 날씨는 영국보다 따듯하다.
Genellikle havasi soğuktur.לרוב הוא מוגש קר.
Havası temizdir.טיהור האוויר.
"Kız havası" deniyordu sanırım.אִילְמַטַר - פירוש שמה הוא "בת האוויר".
Bir iç savaş havasının yaşandığı şehirde, Alevilere yönelik saldırılarda 150'den fazla insan öldü.מספר ההרוגים האתונאים בקרב זה עמד על 150 איש ביניהם קאליאס, המפקד.
Köçekçeler yazmıştır (oyun havası tarzında Türk müziği).זוהי סדרת המשחקים היחידה שבה יש דם (בגרסאות היפניות בלבד).
Havası ve suyu son derece güzeldir.איכות האוויר והמים שבפארק נחשבת לגבוהה מאוד.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.היא יכולה להגביל את התנועה של הלובשת.
Havai fişekler ve atılan silahlar mahallenin sessiz havasını o gece doldurmaktadır.אנשי אותיות הח"י משולים לאש בחשכת הלילה.
ICME'ler uzay havasının tek nedeni değildir.ИКМИ не са единствената причина за космическото време.
Havası temizdir.Въздухът е изключително чист.
Çam ormanlarının hakim olduğu yaylanın temiz bir havası ve güzel manzarası vardır.Всеки, който отиде там, може да се наслади на чистия планински въздух и красивата гледка.
İklimin oldukça kurak ve şehrin havasının kumlu olması günbatımlarını "kızıl" yapan etmenlerdir.Пясъчните дюни са пленителни и червени „по залез слънце“.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Time nije mijenjan izgled odjeće.
Havası son derece temiz ve yaşanılır bir yerdir.Zrak je svjež i izrazito čist.
Yol Havası (Türkü), 1984.Vrući vjetar) 1984.
Sakindir,havası hoştur.Karlovac-vrijeme živahno, podneblje dražesno.
Bütün eski Oranjestad'ın bir Hollanda-Karayip havası vardır.Ljetnikovac ima sve karakteristike dubrovačke ladanjske arhitekture.
Havaşi alâ Haşiyeti'l-Keşşaf ve li'l-Teftazanî.Suglasnik 'c' se ispred 'e' i 'i' čita /č/.
Kentin havası sıcaktır.Podnebie obce je chladné.
Her şey bitmiş havası var, ancak öyle değil.Je prachotesne uzavretý, nie je však vzduchotesný.
Yüzerken havasını azaltır.Pri nízkom stave vody vysychá.
Fırtınanın merkezi çevre havasından daha soğuktur.Podnebie je tam výrazne chladnejšie ako na juhu.
Dizinin 150. bölümünde müzikal havası içeren sahneler yayınlandı.V 15 skladbách vystúpilo na Strahovskom štadióne 180 000 cvičencov.
Havasının alınma zorunluluğu yoktur.Zaščita zraka Ni potrebna.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Potrebno je odstraniti kontaminirano obleko.
Kunming ayrıca havasından dolayı "İlkbahar Şehri" olarak bilinir.Quito je znan tudi kot "mesto večne pomladi".
Sekizliyi aşan ses genliğinde yol havasına rastlanmamıştır.Vendar v Osmi simfoniji ni sledu o teh viharjih.
"Kız havası" deniyordu sanırım.Svarožič je namreč poosebljal "mlado sonce".
İlgili Sayfalar