Ana içeriğe geç
Sözlük

havanın ile cümle

havanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yoğunluğu havanın yoğunluğundan büyüktür.Het is zwaarder dan lucht.
Atmosfer basıncı havanın ağırlığının bir sonucudur.De luchttemperatuur is temperatuur van de buitenlucht.
1779'da Jan Ingenhousz havanın temizlenmesinin yeşil bitkiler tarafından ışıkta yapıldığını açıklamıştır.1778 – Jan van Ingenhousz wykazał, że wydzielanie tlenu przez rośliny zależy od oświetlania.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.Z powodu złej pogody, rozbiórkę przesunięto na następny dzień.
Günün ısısında havanın dansı olarak yorumlanıyor.Prawie codziennie w Pytaniu na śniadanie opowiada o pogodzie.
Bu eşitlikler sayısal havanın ve iklim tahminlerinin temelidir.Temperatura oceanu jest ważnym parametrem w numerycznej prognozie pogody i w modelach klimatu.
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.Speciella skyltar varnar om en flodvåg skulle närma sig.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.Dåligt väder försenade starten.
O günlerdeki havanın durumuna göre o ayların nasıl geçeceği hakkında fikir yürütülür.По тому, як міняється погода цього дня, визначають, яким буде літо, врожай цього року.
Medyayı oynat Nefes almak ya da soluk almak havanın akciğerlere alınıp verilme işlemidir.Потрібне чисте або очищене повітря для дихання.
Kırık havanın temposu Alçak Havadan daha hızlıdır.Найнижчий приквітник коротший від суцвіття.
Uinen ise durgun ve sakin havanın Maiasıydı ve bu yüzden denizciler tarafından sevilirdi.Кішки були витривалі й невибагливі, за що стали улюбленицями моряків.
Örnek: “Yağmurun yağıyor olması havanın bulutlu olmasını gerektirir.”Наприклад, «Сонце встає тому що півень кукурікає».
Bağıl nemin %100 olması, havanın artık suyla doyurulmuş olması demektir.Найбільша рівноважна вологість зерна встановлюється при насиченні повітря водяною парою до 100 %.
Yoğunluğu havanın yoğunluğundan büyüktür.Вона тим більша, чим вища температура повітря.
Havanın çok güzel olması şanstır.Як пощастило, що погода така гарна.
İşte, havanın bu ani genleşmesi sonik ses dalgası yaratır, ki bu da gök gürültüsünü meydana getirir.Chmýr reaguje na vzdušnou vlhkost, za vlhka je stažený, zatímco při suchém počasí se rozevírá.
Havanın kararması üzerine saat 17:30'da donanma geri çekilmiştir.V 17:15 byl vydán rozkaz k opuštění lodě.
Havanın delinmesiyle buluttaki yüksek voltaj toprağa deşarj olur.Před očima Adonirama vysoká pec exploduje.
Katiller, bir süre sonra havanın kararmasıyla gözden kaybolmuşlardı.Radní se oprávněně obávali zhoršeného ovzduší.
Yanma için havanın sesaltı hıza düşmesi zorunludur.U hoření je také velmi nutná teplota vzplanutí.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Dioxigenul constituie 20,8% din volumul de aer.
Yükseltisi fazla ve havanın nem miktarı azdır.Precipitațiile sunt puține, iar temperaturile ridicate.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.A kétatomos oxigéngáz a levegő térfogatának 20,8 %-át alkotja.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.A viharossá váló időjárás miatt a hadműveletet elhalasztották másnapra.
Ticari uçuşlardaki devridaim havanın hastalık bulaştırdığıma dair bir kanıt yoktur.Nincs arra bizonyíték, hogy az utasszállító repülőgépeken újracirkulált levegő a fertőzést terjesztené.
Havanın giderek soğumasıyla 15 Kasım'da toprak donmaya başlayınca Alman saldırısı yeniden başladı.November 15-én, a korai fagyok miatt megkeményedő talajon a Wehrmacht ismét támadásba lendült.
Kalktığı sırada havanın fırtınalı olduğu açıklandı.Sää oli katoamisen aikaan myrskyinen.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Το διατομικό αέριο οξυγόνο αποτελεί το 20,8% κατ' όγκο του ατμοσφαιρικού αέρα της Γης.
Ukko ("yaşlı adam") göğün, havanın ve mahsüllerin tanrısıydı.Ο Ούκκο (γέρος) ήταν θεός του καιρού, του ουρανού και της σοδειάς.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Diatomisk oxygen udgør 20,8% af Jordens atmosfære.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.Pga. dårligt vejr blev den udskudt til dagen efter.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Toatomig oksygengass utgjør 20,8 prosent av volumet i luft.
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.En av de mest populære stripene omhandler at Jorden kommer til å bli truffet av en svær meteor.
Saldırıların hiçbiri başarılı olamadı ve havanın kararmasıyla birlikte çatışmalar sona erdi.Ingen av disse forsøkene lyktes, og ved solnedgang var kampene slutt.
Dört set sonra havanın kararması sebebiyle maça ara verildi.Dommeren avbrøt kampen etter 40 minutter på grunn av det ble mørkt.
Bu eşitlikler sayısal havanın ve iklim tahminlerinin temelidir.Disse ligningene danner grunnlaget for numerisk værvarsling og klimavarsling.
Havanın ortalama molekül kütlesi 28.97 g/mol'dür.Den gjennomsnittlige molekylærvekten til tørr luft blir dermed omtrent Md = 28.8 g/mol.
Havanın kırılma endeksi yaklaşık olarak 1.0003'tür.Indeks bias udara adalah sekitar 1,0003.
Sonra geri kalan havanın içinde sönene kadar bir mum yaktı.Kemudian, ia membakar lilin dengan sisa udara tersebut sampai padam.
Takım havanın da nispeten serin olması nedeniyle Red Bull Racing kadar performans gösteremedi.Sementara Red Bull Racing masih belum bisa mengimbangi persaingan di bawah cuaca yang tak bersahabat.
Havanın ortalama molekül kütlesi 28.97 g/mol'dür.Khối lượng phân tử trung bình của không khí khoảng 28,97 g/mol.
Örnek: “Yağmurun yağıyor olması havanın bulutlu olmasını gerektirir.”Người ta có thể nói rằng: "Vì trời mưa nên chắc chắn đường ướt".
O günlerdeki havanın durumuna göre o ayların nasıl geçeceği hakkında fikir yürütülür.Dựa vào lời kể của công việc hàng ngày của anh ta, tôi có thể đoán về thời tiết hôm đó.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Khí ôxy chiếm 20,9% về thể tích trong không khí.
Gerçekte ise bu mümkün değildir çünkü türbine ulaşan havanın türbinden belli bir hız ile ayrılması gerekir.Trong turbine gió thực tế điều này không thể xảy ra, vì lượng không khí đi vào cũng phải đi ra khỏi turbine.
Havanın kırılma endeksi yaklaşık olarak 1.0003'tür.Chiết suất của không khí có giá trị xấp xỉ 1,0003.
Suyun kaba girebilmesi için havanın dışarı çıkması gerekmektedir.Khí thoát ra làm cho nước có tính khử mạnh.
Atmosfer basıncı havanın ağırlığının bir sonucudur.大気の圧力は大気自身の重さにより生じている。
Kazanın gerçekleştiği sırada havanın "iyi" olduğu açıklanmıştır.それが震災後、その全てが「ありがたい」ことに変わったのだ。
Yanma için havanın sesaltı hıza düşmesi zorunludur.燃焼に必要な量の空気の通風が行われること。
Örnek: “Yağmurun yağıyor olması havanın bulutlu olmasını gerektirir.”地元では「雷山に雲がかかると雨になる」という。
Yüksek basıncın genel anlamı havanın düzeleceğini gösterir.一般に、高気圧は晴天をもたらす。
Havanın ortalama molekül kütlesi 28.97 g/mol'dür.硫酸の分子量は 98g/mol。
Havanın kırılma endeksi yaklaşık olarak 1.0003'tür.空氣的折射率約為1.0003。
Kalktığı sırada havanın fırtınalı olduğu açıklandı.事故發生時,天氣為暴風雨。
Havanın ortalama molekül kütlesi 28.97 g/mol'dür.干燥空气的摩尔质量为28.9634g/mol。
Örneğin ısınan sıcak havanın radyatör yüzeyinden yukarı doğru yükselmesi.例如:空气从暖气片的表面上升。
Bunlardan biri yanma için havanın gerekliliğiydi.어떤 것은 단순히 화재로 인한 파손이었다.
Havanın yer değiştirmesi nedeniyle meydana gelen akım.태양열은 지구의 날씨를 변화시키는 주된 원인이다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod