havalandı ile cümle

havalandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yatağı havalandır.Air the futon.
Uçak tam dokuzda havalandı.The plane took off at exactly nine o'clock.
Şu ayakkabıları havalandır.Air those shoes!
Jetler peş peşe havalandı.The jets took off one after another.
Bu odanın havalandırması iyi.This room has fine ventilation.
Lütfen zabutonu havalandır.Please air the zabuton.
Uçak dün gece Londra'ya gitmek için havalandı.The airplane took off for London last night.
Ben havaalanına varır varmaz uçak havalandı.The airplane took off as soon as I arrived at the airport.
Pencereyi açar mısın ve bu havasız odayı havalandırır mısın?Will you open the window and air out this stuffy room?
Hava iyi olduğu zaman yatak örtülerini havalandır.Air the bedclothes when the weather is good.
Uçak tam olarak altıda havalandı.The plane took off exactly at six.
Uçak sabah 11.00'de havalandı; planlanandan otuz dakika daha sonra.The plane took off at 11:00 a.m; thirty minutes later than scheduled.
Uçak havalandı ve kısa sürede gözden uzaklaştı.The plane took off and was soon out of sight.
Uçak havalandıktan sonra havaalanı etrafında iki defa dolandı.The plane circled the airport twice after taking off.
Lütfen odayı havalandır.Please air the room.
Balon gökyüzüne havalandı.The balloon went up in the sky.
Bir yolcu uçağı ABD'ye havalandı.A passenger airplane took off for the USA.
Uçak havalandı.The plane took off.
Tom Mary'nin odayı havalandırmasını istedi.Tom wanted Mary to air out the room.
Tom odayı havalandırmak için pencereleri açtı.Tom opened the windows to air out the room.
O yatak dışarıda havalandırılmalı.That mattress needs to be aired out.
Hiçbir havalandırma deliğini kapatmayın.Do not block any ventilation openings.
Lütfen futonu havalandırın.Please air the futon.
Balon yavaşça havalandı.The balloon went up slowly.
Ben dışarıdayken odayı havalandırır mısın?Would you please air the room while I'm out?
Şarabı açacağım ve havalandıracağım.I'm going to open the wine and let it breathe.
Kirli çamaşırlarını herkesin önünde havalandırma.Don't air your dirty laundry in public.
Onlar sabah erkenden Arlanda'dan havalandılar.They took off from Arlanda early in the morning.
Havalandıktan sonra dakikalar içinde uçağın başı dertteydi.Within minutes after the take-off, the airplane was in trouble.
Benim Japon şiltemi haftada en az iki kez havalandırmaya çalışırım.I try to air my futon at least twice a week.
Uçak havalandı ve Çin'e uçtu.The airplane took off and boarded to China.
Uçak tam olarak zamanında havalandı.The plane took off exactly on time.
Mary roket gibi havalandı. Tom, onun arkasında bıraktığı toz bulutunun içinde kayboldu.Mary took off like a rocket. Tom disappeared in the dust cloud she left behind her.
Helikopter havalandı.The helicopter took off.
Tom'un uçağı az önce havalandı.Tom's flight has just taken off.
Beş uçağın sanki kuşmuş gibi havalandığını gördüm.I saw five planes taking off, as if they were birds.
Kuşlar havalandı.The birds took off.
Havalandırmam gerekiyordu.I needed to vent.
Uçak havalandığında Tom Mary'nin elini tutmadı.When the flight took off, Tom wouldn't hold Mary's hand.
Tom arabada zıpladı ve havalandı.Tom hopped in the car and took off.
Tom ellerini havalandırmanın önünde tuttu.Tom held his hands in front of the vent.
Bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırın.Frequently air out the spaces you are in.
Lukas havalandırma deliğine sıkışmıştı.Lukas squeezed himself into the vent.
Lukas havalandırma deliğinden çıkmayı başardı.Lukas managed to climb out of the vent.
P271 Sadece dışarıda veya iyi havalandırılan bir alanda kullanın.P271: Use only outdoors or in a well-ventilated area.
Mayıs 1935'te Rowntree, havalandırılmış bir sütlü çikolata olan Aero'yu piyasaya sürdü.In May 1935, Rowntree launched the Aero, an aerated milk chocolate.
Aero, Nestlé tarafından üretilen havalandırılmış çikolata ürünüdür.Aero is an aerated chocolate product manufactured by Nestlé.
Surface 3'te fan yok, bu nedenle Surface Pro serisinde görülen havalandırma deliklerinden yoksundur.The Surface 3 does not have a fan, therefore lacking the ventilation holes seen on Surface Pro line.
P241 Patlamaya dayanıklı elektrikli/havalandırma/tutuşturucu/.../malzeme kullanın.P241: Use explosion-proof electrical/ventilating/lighting/…/equipment.
Ayrıca dağın üstünde havalandırma bulunmaktadır.It is also a place to catch the sunset over the mountain.
Hava ve su kaynaklı nanopartiküller bina havalandırılması ve atık su sistemleriyle girebilirler.Airborne and waterborne nanoparticles enter from building ventilation and wastewater systems.
Havalandırma Electra mavisinde veya Lipizan beyazında kullanılabildi.The Splash model was available in Electra Blue or Lipizan White.
P403+P235 İyi havalandırılmış bir alanda depolayan.P403+235: Store in a well ventilated place.
Bu riskler, maddenin iyi havalandırılmış ortamda kullanılmasıyla azaltılabilir.The power can be reduced in such a way that use in explosion-hazardous environments is possible.
Yaklaşık 1 metreden fazla derinliğe sahip iyi havalandırılmış toprağa da ağaç ihtiyaç duyar.The trees also need well-aerated soils, ideally more than 1 m deep.
Havalandırma sektörünün tüm dallarını kapsar.Oversees all areas of the Warehouse.
Havalandırma sistemlerinde ve Meteoroloji istasyonlarında kullanılır.Used in hydrogen stations.
Junkers F.13 tipi uçakları Tiflis'ten havalandıktan kısa bir süre sonra alev aldı.Shortly after taking off from Tiflis, the Junkers F.13 aircraft caught fire.
O, Los Angeles'ta KWHY'nin üstünde havalandı.He also appeared on KCRW in Los Angeles.
Evet havalandıkları yer bu.So this is where they take off from.
İlgili Sayfalar