havaalanı ile cümle

havaalanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.사실 그것은 댈러스에 있는 포트 워스 공항 (Fort Worth Airport) 밖에 있는 간이 식당안에 있었습니다
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.Fue en un restaurante, fuera del aeropuerto de Dallas Fort Worth.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.Het was in een restaurant bij de luchthaven van Dallas Fort Worth.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.In realtà ci siamo incontrati in una trattoria nei pressi dell'aeroporto di Dallas.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.Na realidade, foi num café-restaurante no exterior do aeroporto de Dallas/Fort Worth
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.Sebenarnya kami berada di kantin di luar Bandara Fort Worth di Dallas.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.Thật ra đó là một bữa ăn tối bên ngoài sân bay Dallas/Fort Worth
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.Ήταν στην πραγματικότητα ένα μικρό εστιατόριο έξω από το αεροδρόμιο του Ντάλας/Φορτ Γουόρθ.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.Всъщност беше малък ресторант извън Далас, летището Форт Уърт.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.Й це був, власне, обід. ззовні Даласького/Форт Ворського аеропорту.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.На самом деле это было в придорожном ресторане недалеко от аэропорта Даллас/Форт-Уэрт.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.זה היה למעשה במזללה מחוץ לשדה התעופה של דאלאס/פורט וורת'.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.كان ذلك في الواقع أثناء عشاء خارج مطار دالاس/فورث وورث.
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.外にある食堂でのことでした 「これを作れますか?」と尋ねると
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Aeroportul din Atlanta este modern, şi ar trebui să lase poarta acolo.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Atlanta Airport is een modern vliegveld en ze moeten daar de gate uit.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.El aeropuerto de Atlanta es moderno, y deberían dejar la puerta allí.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.아틀란타 공항은 현대적인 공항입니다. 그리고 그들은 그곳에 있는 게이트를 떠나야만 합니다.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.L'aereoporto di Atlanta è un aereoporto moderno, e dovrebbero lasciare il gate lì.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.L'aéroport d'Atlanta est moderne, et ils devraient partir de cette porte.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Lotnisko w Atlancie jest nowoczesne i powinni zostawić tam tę bramę.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Аэропорт в Атланте — роскошный, современный аэропорт, и они оттуда отправляются.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Летището в Атланта е модерно летище и трябва да оставят портата там.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.באטלנטה יש שדה תעופה מודרני וביציאה מהשערים שם
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.مطار اتلانطا, هو مطار حديث يتوجب عليهم مغادرة البوابة هنالك
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.ゲートを抜けると そこには 電車があり 出発ゲートへ連れて行ってくれる
Aynı havaalanına geri döndüm aynı uçak, sanırım--ve bakındım, ve C söylendi.전 그 똑같은 공항으로 돌아갔습니다 아마 똑같은 비행기였을 거에요- 그리곤 눈을 들었을 때, 거기엔 C라고 쓰여있었죠.
Aynı havaalanına geri döndüm aynı uçak, sanırım--ve bakındım, ve C söylendi.Tôi trở lại sân bay đó -- cũng chiếc máy bay đó, chắc vậy -- rồi tôi ngước nhìn, trên đó là chữ C.
Aynı havaalanına geri döndüm aynı uçak, sanırım--ve bakındım, ve C söylendi.חזרתי לאותו שדה תעופה-- אותו המטוס, אני חושב-- והסתכלתי למעלה, והיה כתוב "סי".
Aynı havaalanına geri döndüm aynı uçak, sanırım--ve bakındım, ve C söylendi.عدت لنفس المطار ثانيةً وربما نفس الطائرة --ونظرت, كانت تشير الى "C"
Aynı havaalanına geri döndüm aynı uçak, sanırım--ve bakındım, ve C söylendi.行く機会があって以前と同様に見上げたら 今度は「C」が見えて (笑)
Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.lângă toaleta femeilor din aeroportul din Kansas.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Algunas veces quedo atascado en filas en los aeropuertos.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.A volte resto bloccato nelle file agli aeroporti.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Đôi khi tôi bị kẹt khi xếp hàng ở sân bay.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Ibland fastnar jag i köer på flygplatser.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.이따금씩 공항에서 줄을 설 때도 있습니다
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Manchmal stecke ich in Warteschlangen am Flughafen fest.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Néha sorban állok hosszan a reptéren.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Občas uvíznu ve frontách na letištích.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Parfois, je me retrouve bloqué dans les files d'attente des aéroports.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Uneori sunt blocat în cozi la aeroport.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Zdarza mi się też utknąć w kolejkach na lotnisku.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Μερικές φορές κολλάω στις ουρές στα αεροδρόμια.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Иногда мне приходится стоять в очередях в аэропорту.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.Понякога попадам в задръстване на летището.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.לפעמים אני נתקע בתור בשדה התעופה!
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.وأحياناً أعلَقُ في الصفوف في المطارات.
Bazen havaalanı sıralarında da sıkışıyorum.僕は見回してこう言います 何でこんなにゲイが大勢いるんだ!
Ben de dedim: "Hayır." "Arlanda Havaalanı'ndayım."아니라고 했더니 '지금 Arlanda 공항에 있어'라는거야
Ben de dedim: "Hayır." "Arlanda Havaalanı'ndayım."Odparłem, że nie, a on dodał na lotnisku Arlanda.
Ben de dedim: "Hayır." "Arlanda Havaalanı'ndayım."".אז אני: "לא "אני בנמל התעופה ארלנדה"
Ben de dedim: "Hayır." "Arlanda Havaalanı'ndayım.""قُلتُ : "لا "(أنا في مطار (أرلاندا"
Ben de dedim: "Hayır." "Arlanda Havaalanı'ndayım.""なぜだ?" "出国する"
Ben ikna oldum artık tüm bunların T4 [Madrid Havaalanı, 2006] saldırısının politik bir rövanşı olduğunaIk ben er van overtuigd dat het om een polietiek wraakactie gaat die te maken heeft met de aanslag op de T4
Bir defasında havaalanındaydım, uçağımı beklerken hayallere dalmış romantik düşüncelerle oyalanıyordum.제가 공항에 갔을 때였어요. 비행기를 기다리면서 사색에 잠겨 아주 낭만적인 생각을 하고 있었어요.
Bir defasında havaalanındaydım, uçağımı beklerken hayallere dalmış romantik düşüncelerle oyalanıyordum.חשבתי את המחשבות הרומנטיות האלו. ואז זה קרה. משהו התחיל לגרד לי ביד.
Bir defasında havaalanındaydım, uçağımı beklerken hayallere dalmış romantik düşüncelerle oyalanıyordum.هو أنني عندما كنت في المطار أنتظر رحلتي وغارق في أحلام اليقظة أفكر في تلك الأفكار العاطفية
Bodrum Milas HavaalanıBordum Milas flyplass
Bu ABD Gümrük ve Sınır Güvenlik odası, John F.Kennedy Uluslararası Havaalanında bir kaçakçılık odası,Este es una sala de la aduana de EE.UU., una sala de contrabando, en el aeropuerto John F. Kennedy.
İlgili Sayfalar