Ana içeriğe geç
Sözlük

hava ile cümle

hava kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hava güzel olursa yarın oraya varacağız.If the weather is good, we'll get there tomorrow.
Bu odada hava yok.There's no air in this room.
Bu odada hiç hava yok.There's no air in this room.
Sıkı giyin, gece havası çok soğuk olur.Dress warmly, the night air is very cold.
Şu zırvayı keser misin? Oyun ve eğlence için havamda değilim.Would you cut that crap out? I'm not in the mood for fun and games.
Bugün ev ödevi için gerçekten havamda değilim.I'm really not in the mood for homework today.
Sigara içenler havayı kirletmektedir.Smokers foul up the air.
Hava Diyeti: Mış gibi yapmak varken neden yiyesiniz!The Air Diet: Why Eat When You Can Pretend!
Tom hava yoluyla hastaneye kaldırıldı.Tom was airlifted to the hospital.
Hava çok güzeldi.The weather was terrific.
Hava çok kötüydü.The weather was terrible.
İçeride hava bunaltıcıydı.It was sweltering inside.
Hava ılık ve yumuşaktı.The weather was balmy.
Bizim havamız kirlidir.Our air is polluted.
Tom için hava hoş.That's OK with Tom.
Hava dayanılmaz sıcaktı.It was unbearably hot.
Havai fişek gösterisi hava karardıktan sonra başlayacak.Fireworks will begin after dark.
Hava filtreni değiştirmen gerekir.You need to change your air filter.
Hava güzeldi.The weather was delightful.
Tom havasızlıktan öldü.Tom died from asphyxiation.
Polis: "Ellerini havaya kaldır!" diye bağırdı.The police officer yelled, "Put your hands in the air!"
Gençken açık havada olmayı severdim.I loved being outdoors when I was younger.
Bu havayı seviyorum.I love this weather.
Tom açık havada olmayı sevdi.Tom loved being outdoors.
Tom açık havayı severdi.Tom loved the outdoors.
Hava iyi olursa pazar günü piknik yapacağız.We'll have a picnic on Sunday, weather permitting.
Yarın bir piknik yapacağız, hava müsait olursa, elbette.We'll have a picnic tomorrow, weather permitting, of course.
Tom hava atıyor muydu?Was Tom showing off?
Tom hava atıyor.Tom is showing off.
O, hava kuvvetlerine katılmak istedi.She wanted to join the air force.
O, havaalanına gidiyordu.She was heading to the airport.
Tom ve Mary sabahın erken saatlerinden hava kararmaya başlayıncaya kadar yürüdüler.Tom and Mary walked from early morning until it started to get dark.
Tom havaalanına gittiğini söyledi.Tom said he was heading to the airport.
Kötü hava benim gitmemi engelliyor.The bad weather's preventing me from leaving.
Yarın biz yağış ihtimali olan değişken bir hava bekliyoruz.Tomorrow we expect variable weather with a likely chance of precipitation.
Havai fişekler tam gece yarısı patladı.The fireworks went off exactly at midnight.
Tom ne giyerse giysin havalı oluyor.Tom looks cool no matter what he wears.
Gün batımından sonra hava soğudu.It got cold after sunset.
Hava o zamandan beri iyi.The weather's been very good ever since.
Pekin'in dumanlı havası keyfimi kaçırıyor.The smoggy air of Beijing makes me feel gloomy.
Hava kötü ve maaş gününden önceki gün, bu yüzden bugün dışarı çıkmayacağım.The weather is bad and it's the day before payday, so I won't go out today.
Benim şehrim Varsovia'da hava soğuk.It's cold in my city, Varsovia.
"Neden şemsiyeni getirmedin?" "Bu sabah böyle iyi hava vardı!""Why didn't you bring an umbrella?" "It was such good weather this morning!"
"Niye bu kadar havalısın sen?" "Böyle doğmuşum.""Why are you so cool?" "I was born this way."
Sence hava neye benziyor?What do you think the weather looks like?
Havanın nasıl olduğunu düşünüyorsun?What do you think the weather looks like?
Hava sence nasıl?What do you think the weather looks like?
Büyücü kızı ince havada yüzdürdü.The magician made the girl float in thin air.
Tom hava kararmadan önce eve varmak istiyorsa acele etse iyi olur.Tom had better hurry if he wants to get home before dark.
Acele etmezsen, oraya hava kararmadan önce varmayacaksın.If you don't hurry, you won't get there before dark.
Bu tür havada dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out in this kind of weather.
Tom her zaman hava hakkında şikayet ediyor.Tom always complains about the weather.
Tom'u yolcu etmek için havaalanına gittim.I went to the airport to see Tom off.
Burada hava hızla değişebilir.The weather here can change quickly.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark.
Tom'u havaalanına götürdün mü?Did you take Tom to the airport?
Biz havayı kontrol edemeyiz.We can't control the weather.
Hava kararmadan döneceğiz.We'll be back before dark.
Eğer hava izin verirse, onlar gidecekler ve ormanda mantar toplayacaklar.If the weather permits, they will go and pick mushrooms in the woods.
Havadaki gerginlik hissediliyordu.You could feel the tension in the air.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod