Ana içeriğe geç
Sözlük

hava ile cümle

hava kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bizim şehrimiz hava kirliliğinden uzaktır.Our city is free from air pollution.
Mayıs ayında bile burada hava soğuk olabilir.It can be cold here even in May.
Yazın hava burada çok nemlidir.It gets very humid here in the summer.
Buradaki hava Moskova'dakinden daha ılıman.The climate here is milder than that of Moscow.
Burada şubat ayında hava çok soğuktur.It's very cold here in February.
Mayısta bile burada hava çok soğuk olabilir.It can be very cold here even in May.
Hayvanlar hava ve su olmadan var olamaz.Animals cannot exist without air and water.
Özel konferans, kötü hava koşulları nedeniyle bir sonraki güne ertelendi.The special lecture was put off until the next day due to the bad weather.
Birdenbire, hava bulutlandı.All of a sudden, it became cloudy.
Hava bulutlu.It's cloudy.
Hava bulutlanıyor.It's getting cloudy.
Hava bulutlu olduğu için şemsiyemi yanıma aldım.It being cloudy, I took my umbrella with me.
Hava iki hafta sıcak kaldı.The weather stayed hot for two weeks.
Gün geçerken, hava gittikçe kötüleşiyordu.The weather was getting worse and worse as the day went on.
Güneş battığında hava soğudu.It grew cold as the sun went down.
Hava kararmıştı ve ne yapacağımı şaşırmıştım.It got dark and I was at a loss what to do.
Hava günden güne soğuyor.It is getting colder day by day.
Hava her gün ısınıyor.It is getting warmer every day.
Hava günden güne soğudu.It got colder day by day.
Hava günden güne ılıyor.It is getting warmer day by day.
Günden güne hava ısınıyor.It is getting hotter day by day.
Günden güne hava gittikçe ısınıyor.It is becoming warmer day by day.
Gölet sıcak havada kurudu.The pond dried up in hot weather.
Günden güne hava soğuyor.It's getting cooler day by day.
Hava kararmadan önce işi bitirmek için hepimiz dışarı çıktık.We went all out to finish the work before dark.
Japonya'da Kasım ayında genellikle iyi hava vardır.There is usually good weather in November throughout Japan.
Japon Hava Yolları kontuarı nerede?Where is the Japan Airlines counter?
Havanın pazar günü açacağını umuyorum.I hope the weather will clear up on Sunday.
Sen hiç sıcak hava balonuna bindin mi?Have you ever ridden in a hot air balloon?
Çiftçiler sürekli havadan şikayet eder.Farmers always complain about the weather.
Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.The sky is gloomy and gray - a typical rainy-season sky.
Havaalanında güvenlik bomba patlama tehlikesinden beri artırıldı.Security at the airport has been stepped up since the bomb scare.
Hava serin.It's chilly.
O, oraya varmadan önce hava kararacak.It will be dark by the time he gets there.
O, içeri girdiğinde hava kararmıştı.It was dark when he came in.
Onun hakkında gizemli bir havası var.He has an air of mystery about him.
Uçağı havaalanına henüz varmadı.His plane has not arrived at the airport yet.
Onun purosundan bir duman halkası havaya doğru uçtu.A ring of smoke floated from his cigar into the air.
Onun lastiklerine hava bastı.He put air in his tires.
O, Havayi'ye bir seyahat kazanmış kadar mutlu görünüyor.He looks as happy as if he had won a trip to Hawaii.
Yakında buradaki havaya alışacaktır.He will soon get used to the climate here.
O kötü hava nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.He was forced to go back because of the bad weather.
O, kötü havaya rağmen geldi.He came in spite of bad weather.
O hava atıyor.He's putting on airs.
Hava kararmadan eve varabildi.He managed to get home before dark.
Kısa sürede kendini soğuk havaya alıştırdı.He soon accustomed himself to cold weather.
Aceleyle havaalanına gitti.He went to the airport in a hurry.
O, hava kuvvetlerinden izinli iken ailesiyle birlikte evde dinlenmeyi sever.He likes to relax at home with his family when he is on leave from the Air Force.
Havaalanından annesini aradı.He called his mother up from the airport.
O hava yoluyla Amerika'ya gitti.He left for America by air.
O hava yoluyla yurt dışına gitme hakkındaki fikrini değiştirdi.He has changed his mind about going abroad by air.
Sabah 9'a kadar havaalanına varmalı.He should arrive at the airport by 9 a.m.
Kazayı kötü havaya bağladı.He attributed the accident to the bad weather.
O, yeni arabasıyla hava attı.He showed off his new car.
O, elini havaya kaldırmadı.He did not put up his hand.
Tek yaptığı kızların önünde hava atmak.He's just showing off in front of the girls.
O, yeni saatiyle hava attı.He showed off his new watch.
Temiz hava almak için dışarı çıktı.He went outside for a breath of fresh air.
O duvarı boyamak için güzel havanın avantajlarından yararlandı.He took advantage of the fine weather to paint the wall.
O bir hava değişikliği için Atami'ye gitti.He went to Atami for a change of air.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod