Mary, Tom'un alnına bir havlu koydu.Mary put a towel on Tom's forehead.
Tom, Mary'nin alnına ıslak bir havlu koydu.Tom put a wet towel on Mary's forehead.
Tom buz paketini nemli bir havluyla sardı ve onu uyluğu üzerine yerleştirdi.Tom wrapped the ice pack in a damp towel and placed it on his thigh.
Tom havaalanından uzakta yaşıyor.Tom lives far from the airport.
Tom Mary'nin havuzdan çıkmasına yardım etti.Tom helped Mary get out of the pool.
Hissediyorum: yarın hava değişecek, zaten dışarıda hava basık.I feel it: tomorrow the weather will change, it's already stuffy outside.
Hava biraz serin.It's kind of cool.
Havaalanında gözaltına alındım.I got detained at the airport.
O, hava yastığı nedeniyle hastaneye kaldırılmak zorunda kaldı.He had to be hospitalized because of an airbag.
Biraz temiz hava almak için dışarı çıkıyorum.I'm going out to get some fresh air.
Hava tahminine göre yarın kar yağacak.According to the weather forecast, it'll snow tomorrow.
Tom hava yolculuğundan nefret eder.Tom hates air travel.
Sıcak hava severim, ama bu sıcaklık bana çok fazla!I enjoy warm weather, but this heat is too much for me!
Hava hâlâ sıcaktı.It was still warm.
Hava hızla değişti.The weather changed quickly.
Havaalanından otele gitmek ne kadar sürer?How long does it take from the airport to the hotel?
Yakında hava ısınacak.It'll get warm soon.
Mary gerçekten hava atmayı seviyor.Mary really likes to show off.
Tom sadece hava atmak istiyor.Tom just wants to show off.
O hava atmayı sever.He likes to show off.
Mary hava atmayı sever.Mary likes to show off.
Tom'un uçağı az önce havalandı.Tom's flight has just taken off.
Bu öğleden sonra hava iyi olacak.It'll be fine this afternoon.
Öğleden sonra hava düzelecek.It'll clear up in the afternoon.
Hava soğuk olacak.It will be cold.
Tom havluyu sıkarak kuruttu.Tom wrung the towel dry.
Ben ondan daha havalıyım.I'm cooler than her.
Adamlar havalı.The guys are cool.
Ben havucu seviyorumI love carrots.
Burada hava soğuyor.It's getting cold here.
Burada hava soğumaya başlıyor.It's starting to get cold here.
İçten yanmalı motorlar, yakıt ve hava karışımını yakarlar.Internal combustion engines burn a mixture of fuel and air.
Köprünün kapanmasıyla artık havalimanına gitmek çok daha uzun sürecek.With the closure of the bridge, it will take a lot longer to get to the airport.
Havalimanına gitmek, köprünün kapanmasıyla çok daha uzun sürecek.With the closure of the bridge, it will take a lot longer to get to the airport.
Onun bir havlu satın alması gerek.He needs to buy a towel.
Tom Mary'yi havaya kaldırdı.Tom lifted Mary in the air.
Hava kararmadan önce geri dönsek iyi olur.We'd better get back before dark.
Komşunun köpeği sürekli havlıyor.The neighbour's dog constantly barks.
Komşunun köpeği her zaman havlıyor.The neighbor's dog is always barking.
Ayrılıkçılar havaalanını işgal etmeye başladılar.The separatists began to occupy the airport.
Tom havasında değil.Tom isn't in a good mood.
Hava kararmadan evde olun.Be home before dark.
Havadan sudan muhabbet açma yönüm çok zayıftır.I'm terrible at small talk.
Çoğu kez barbekü ve havuz partileri veriyoruz.We often have barbecues and pool parties.
Tom'u havaalanında yolcu ettim.I saw Tom off at the airport.
Bir sürü havuç yerim.I eat a lot of carrots.
Daha sıcak havayı tercih ediyorum.I prefer warmer weather.
Tom'un beni havaalanında bırakmasını istedim.I asked Tom to drop me off at the airport.
Tom havaalanında bekliyor.Tom is waiting at the airport.
Narcissus, havuzdaki kendi yansımasına aşık oldu.Narcissus fell in love with his own reflection in a pool.
Tomun onu yapacak havada olmadığını görebiliyordu.I could see Tom wasn't in the mood to do that.
Yaz mevsiminde burada hava oldukça sıcak olur.It gets quite hot here in the summer.
Beş uçağın sanki kuşmuş gibi havalandığını gördüm.I saw five planes taking off, as if they were birds.
Bütün uluslararası havaalanlarını ziyaret ettim.I visited all the international airports.
Bu ılık havanın tadını çıkarıyorum.I'm enjoying this warm weather.
O gerçek bir havai fişektir!She is a real firecracker!
Köpeklerin neden havladığını merak ediyorum.I wonder why the dogs are barking.
Yaşlı Tom biraz temiz hava kullanabilir.Old Tom could use some fresh air.
Bir köpek havladı.A dog barked.
Tom konuşma havasında değil.Tom is not in the mood for talking.