Ana içeriğe geç
Sözlük

hatta ile cümle

hatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Türkiye ve hatta Türk Dünyası içinde tanınan bir kişidir.Dia dikenal sebagai pahlawan di Turki maupun dunia Islam secara luas.
Düzköy ilçesiyle Akçaabat arası mesafe, yarım gün hatta bir gün sürmektedir.Dan Juna dalam kisah ini pun menjalani hari demi harinya dengan tabah dan tegar.
Artık zararlı yiyecekler hatta tuz bile yoktur.Di sini tidak banyak penjual barang maupun makanan.
Hatta ölüme bile neden olabilir.Bahkan bisa menyebabkan keracunan hingga kematian.
Yazarı, kendisini ve hatta zayıflığını kınar.Dia menghukum siapapun yang lalai terhadapnya dan yang menunjukkan kelemahan.
Bu nedenlerden dolayı birçok bebek hasta oldu ve hatta öldü.Beberapa versi menyebutkan bahwa pria malang tersebut menjadi sakit atau bahkan mati karena dingin.
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Beberapa sumber makanan juga tidak boleh dimakan.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.Dia tinggal sendiri di rumahnya sejak lama.
Hatta çoğu tam anlamıyla İsrail'e ait olduğunu da düşünmemektedir.Sayang sekali sebagian besar Israel tidak sungguh-sungguh menanggapi peringatan Allah ini.
Kendisine karşı gelenlerin başlarına gelecek felâketler ve hatta ölümleri ilgili kehânetlerde bulundu.Lebih buruk lagi, mereka menjadi manusia yang kehilangan makna hidup serta jati dirinya.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Kebanyakan bintang dibentuk oleh hidrogen dalam keadaan plasma.
Hatta o civarda en çok okumuş insan bu köyden çıkmaktadır.Bahkan penduduk dari desa lain juga banyak yang mengungsi di wilayah desa ini.
Toplam 17 hatta hizmet vermektedir.Total kamar menjadi 17.
Değersizlikler, anlamsızlıklar ve hatta aşk.Patologisego, ketidakmampuan untuk cinta sejati.
Hatta gerektiğinde bu hızlarını iki katına çıkarabilirler.Peningkatan tersebut dapat ditumpuk sampai dua kali.
Hatta altın çakal yayılımını genişletmeye devam etmektedir.Selain perbankan, Mayapada Group masih melanjutkan ekspansinya .
Hatta daha fazla motive bile olacağım.Ini adalah motif yang paling mungkin.
Ekonomik Emperyalizm: Farklı ülkelerin, bölgelerin hatta tüm Dünya’nın ekonomisine hakimiyettir.Proyek irigasi dapat menguntungkan secara finansial bagi perekonomian individu, wilayah, dan negara.
Hatta bunu tek söyleyen ben bile olabilirim.Namun, kita juga bisa mengatakan demikian.
Hatta, onları hep bir adım daha öteye taşıdı.Sang ayah selalu mendorongnya untuk selalu maju.
Oysa çok farklı bir silahları daha vardır, hatta bu tehlikeli silahla doğmuşlardır.Selain itu, Parasurama juga memiliki senjata lain berupa busur panah yang besar luar biasa.
Hatta Adams'ın çalışmaları, Berlin'de görsel olarak teyit edildikten ancak bir ay sonra yayınlanabilmiştir.Dunst mendapatkan perannya sebulan sebelum syuting dalam audisi di Berlin.
Genetik sürüklenme sonucu bu tip özellikler daha ender hale gelebilir ve hatta yok olabilir.Hal itu juga dapat menyebabkan suatu gen dari species lain mengalami penurunan dan bahkan hilang.
Hatta sağlığı da düzelir.Juga, kesehatannya menjadi kurang baik.
Hatta o kadar çökmüştür ki, kendini alkole vermiştir.Tetapi sayangnya dia terganjal karena dia adalah seorang pemabuk.
Hatta komşu evlililkleri bile ayıplanır.Dari perkawinan itu Ambarawati pun mengandung.
Tipik olarak, seçenekli form etkin değildir ve hatta bazen canlılar için zehirlidir.Sengatan spesies tersebut sangat menyakitkan dan kadang-kadang fatal bagi manusia.
Bunu düşünmek yorucu, hatta hayattan bezdiricidir.Sangat susah untuk menjaga hidup, dan lebih mudah mendatangi kematian.
Hatta Yunan hakimler bile onun Amerikalı olduğuna kanaat getirmişlerdi.Ia bahkan percaya kalau dirinya orang Amerika.
Hatta ejderhalar hakkında belgeseller bile yapılmaktadır.Selain itu, dihadirkan juga atraksi naga.
Hatta hindistan'dan bitmiş gemi bile alınıyordu.Juga terdapat kapal – kapal lainnya dari daratan Asia.
Hatta işlemcinin kilitlenmesine bile sebep olabilir.Ia pun berhasil menghentikan kebringasan mereka.
Hatta arkadaşlarım daha sonra ‘Bilerek mi kaçırdın?’ diye takıldı.Bukankah Ukasyah juga tahu bahwa dia Sallalahu Allaihi Wassalam. tidak sengaja?
Hatta aynı Deklarasyonu içeriyordu.Nó thậm chí còn chứa cùng một Tuyên bố.
Hosenfeld çok sayıda Polonyalıyla arkadaşlık kurdu ve hatta dillerini öğrenmek için çaba gösterdi.Hosenfeld đã làm bạn với vô số người Ba Lan, ông thậm chí còn cố gắng nỗ lực học tiếng của họ.
Hatta her iki çocuğuna bir ayakkabı tahsis etmişti.Cả hai chiếc giày của em bị một cậu bé lấy mất.
Hatta Jason kim?X là ai?
Yeşil çakmalar her yükseklikten gözlenebilir, hatta bir uçaktan bile.Tia chớp lục có thể được quan sát từ bất kỳ độ cao nào (thậm chí là từ một máy bay).
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Bản thân Augustus ưa thích rượu vang Raetia hơn bất kỳ loại nào khác.
Hatta, bu kuramın her zaman doğru olmadığını da söyleyebiliriz.Tuy nhiên, điều này không nên cho là luôn luôn đúng.
Titanyum ayrıca kömür küllerinde, bitkilerde ve hatta insan vücudunda da bulunur.Titan cũng được tìm thấy trong tro than, cây và cả trong cơ thể con người.
Bazı türlerde 10, bazılarında 20’ye kadar, hatta bazılarında daha fazla da olabilir.“Số người thiệt mạng lên tới 80, có thể hơn nữa”.
Hatta Avengers'ı toplayan örgüttür.Một mình đánh cả hội defenders và avengers.
Hatta ilk modern tarihçi olarak da görülmüştür.Ông được gọi là sử gia hiện đại đầu tiên.
Chopin'in narin bir yapısı vardı, hatta çocuklukta çeşitli hastalıklara karşı çok hassastı.Chopin có vóc người mảnh khảnh, và ngay cả trong thời thơ ấu ông dễ bị ốm.
Hatta Kanada'ya bile gitmeyi düşündü.Nó cũng đã được du nhập đến Canada.
Hatta onun için hayatını birçok kez tehlikeye atmıştır.Hắn cũng cưỡng bức cô nhiều lần.
Hatta ölüme bile neden olabilir.Chúng thậm chí có thể gây tử vong.
Hatta onun gibi bir yazar ve şairdi.Ông còn được biết đến là một nhà văn và nhà thơ.
Hatta 9 istasyon bulunmaktadır.Dù bằng cách nào thì vẫn có chín đơn vị.
Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti.Shaw thậm chí đã dùng kéo cắt da khô để kiểm tra các vết khâu.
Hatta onların dışarıda resim yapmasını alaya alıyordu.Họ thậm chí còn mời mọi người chụp ảnh điều đó.
Bu kalıcı (persistan) enfeksiyon vakalarına neden olur ve virüs aylarca hatta yıllarca uykuda kalabilir.Điều này gây nên sự nhiễm bệnh dai dẳng và virus thường 'ngủ đông' trong nhiều tháng hoặc nhiều năm.
Herkesle, hatta kedilerle bile anlaşır.Chúng luôn vui mừng với tất cả mọi người, kể cả người lạ.
Hatta bu adadaki savaş hakkında çok az haber yapılmıştı.Do vậy, có rất ít thông tin được biết về hòn đảo.
Frank'in üçkağıtçılığı zamanla gelişir, hatta kendisini bir havayolu pilotu gibi tanıtmaya başlar.Frank lại nhớ cái thời làm phi công của mình.
Hatta birbirlerinin yerine kullanıldıkları da olur.Như là các tên gọi thay thế lẫn nhau.
Hatta sosyal yaşamın çok önemli bir parçası olduğunu söylemek mümkündür.Bối cảnh xã hội cũng có thể rất quan trọng.
Bir tek kar tanesi içinde yüzlerce ve hatta binlerce kar kristali bulunabilir.Khi đó chúng ta sẽ thấy hàng chục, thậm chí hàng trăm ngôi sao băng.
Hatta bazı dükkanlar taiyakiyi okonomiyaki, gyoza dolgusu veya içinde bir sosis ile birlikte satmaktadır.Một số cửa hàng còn bán taiyaki nhân okonomiyaki, gyoza hoặc xúc xích.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod