Ana içeriğe geç
Sözlük

hatta ile cümle

hatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hatta bu konuda ilk ciddi bisiklet dergisini çıkartmışlardır.Από αυτούς προήλθε και το πρώτο διδακτικό βιβλίο ρητορικής.
Ak pelikanlar ayrıca kabuklular, iribaşlar ve hatta kaplumbağalarla da beslenirler.Επίσης, οι ροδοπελεκάνοι τρώνε οστρακοειδή, γυρίνους, ακόμη και χελώνες.
İstenilen renk arabaya verilebilmekte ve hatta arabanın şekli değiştirilebilmektedir.Το πέος μπορεί επίσης να εφαρμοστεί σε σκουλαρίκια και μπορεί να τροποποιηθεί ως μορφή τέχνης του σώματος.
Hatta ilk bakışta kolay bir uğraştır.Μπορεί να φαίνονται παράξενες με την πρώτη ματιά.
Hatta dişleri bile hala dökülmemiştir.Στο στόμα τους δεν έχουν δόντια.
Hatta araya sesli harf girse bile bu sesin ortaya çıktığı görülebilir.Παρόλο που φαίνεται αδύνατο σε ένταση, το κάλεσμα αυτό ακούγεται από μακριά.
Bu bazen günler veya hatta haftalarca sürebilir.Αυτό μπορεί να συνεχίζεται για εβδομάδες ή και για μήνες.
Bugün bunların çoğunun nereden ve niçin geldiğini, hatta soyağaçlarını biliyoruz.Εδώ σημειώνονται λεπτομερώς και με τις περιγραφές τους, καθώς και πότε και πόσες φορές εμφανίστηκαν.
Diğer tüm izotopların yarı ömürleri 2 saatten azdır ve hatta çoğununki 1 dakikadan kısadır.Όλα τα άλλα έχουν ημιζωές κάτω του ενός λεπτού, τα περισσότερα μάλιστα κάτω του ενός δευτερολέπτου.
Hatta bir müddet dışarı çıkmayı terk ederek evine kapandı ve ince tefekkürlerde bulundu.Λεγόταν π.χ. ότι κάποτε επέστρεψε σπίτι και το βρήκε άδειο.
Hatta o kadar çökmüştür ki, kendini alkole vermiştir.Τον εγκαταλείπει και το ρίχνει στο ποτό.
Biraz eğlenceliydi, hatta şarkıyı biraz yanlış öğrendik.Διασκευάστηκε και τραγουδήθηκε και από τον Πάριο.
Otlak bir alanı, ağacı ve hatta binaları yakmak mümkündür.Μπορούν να καταστρέψουν ολόκληρα το φύλλωμα ενός δέντρου ή και περιοχής δάσους.
Atina metrosu üç hattan oluşmaktadır.Ο ναός της Αθηνάς ήταν χτισμένος σε τρεις φάσεις.
Toplam 17 hatta hizmet vermektedir.Έλαβαν μέρος συνολικά 17 υποψήφιοι.
Bu istenilen sonuca ulaşamama hatta bitkinin ölümüne sebep olmaktadır.Το τσίμπημα αυτού του είδους μπορεί να προκαλέσει ακόμα και το θάνατο.
Hatta İsveç Akademisi'nin son kelime listesine de resmen geçti.Το ρήμα αυτό πέρασε μάλιστα στον κατάλογο λέξεων της Σουηδικής Ακαδημίας.
Bu ülkede hoşnutsuzluk yarattı ve hatta birkaç yerel isyanın çıkmasına neden oldu.Απομάκρυνε τον κίνδυνο υποταγής και προκάλεσε και μια σειρά κοινωνικών αλλαγών στο εσωτερικό των πόλεων.
Hatta koyun ve sığır gibi evcil hayvanları da yerler.Θυσιάζονταν επίσης ζώα, όπως πρόβατα και κατσίκια.
Hatta Avar soylularının büyük bir kısmı ölmüştür.Πέθαναν, όμως, πολλά πρόβατα.
Hatta birçoğu silahsız savaşıyordu.Διέθεταν, επίσης και μεγάλο αριθμό ισχυρών αρμάτων μάχης.
Hatta bir noktadan sonra fotoğraf çizilmiş bir resim gibi her yeri net olur.Κατά την αναζήτηση μιας εικόνας, εμφανίζεται μια μικρογραφία της κάθε αντίστοιχης εικόνας.
Hatta, taraf değiştirmeye eğimliydi.Επιπλέον άλλαξε το σύστημα των πλέι οφ.
Hatta, risk değerlendirmesi, iş sağlığı ve güvenliği yönetiminin temeline oturmuştur.Ακόμη, καθιερώνεται η υπαγωγή του Ταμείου στην αρμοδιότητα του Υπουργείου Εργασίας και Κοινωνικής Ασφάλισης.
Yeşil çakmalar her yükseklikten gözlenebilir, hatta bir uçaktan bile.Grønne glimt kan ses fra enhver højde – også fra et fly.
Bu sırada bir denizaltı patlatır hatta Jin, Sun ve Sayid ölür.Udbåden sprænger i luften og Sayid, Jin og Sun dør.
Hatta eniştesinin sempatisini kazanmak için kendini bile zehirledi.Hun forgiftede sig selv for at fremkalde hans sympati.
Hatta bu yetkileri hukuki alanlardan daha fazlaydı.Jurisdiktion var langt mere tidskrævende end lovgivning.
Hatta Mali'de tamamen soyu tükenmiştir.Desuden har de været indsat i Mali.
Hatta o kadar yakındırlar ki öğrenciler bile ona ilk ismiyle seslenir.Han er meget selvsikker og kalder læreren ved fornavn.
Hatta sağlığı da düzelir.Hans helbred syntes også at være forbedret.
Hatta ölümünden 2 ay önce bir beyin travması geçirmişti.Han døde af en hjernesvulst to år før hende.
Döngünün tipik minimum döneminde çok az Güneş lekesi görünür ve hatta bazen hiç görünmez.Ved et typisk solminimum ses kun få solpletter og af og til slet ingen.
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Det er ikke nødvendigt at fodre den.
(Hatta sık olarak yanlış yorumlanmış "Kendini şanslı hissediyor musun serseri?")Well, do ya, punk?" (ofte fejlagtigt gengivet som "Do you feel lucky, punk?").
Hatta daha da zorlaştırıyor.Og endnu værre.
Ömer bin Hattab, Sünni İslam'ın ikinci halifesi.Den anden alder: Fra syndfloden til Abraham.
Birçoğu M190'la aynıdır ve hatta kaplama ve montaj konularında bile tıpa tıp aynıdırlar.Mange af dem har identiske specifikationer med M190, og selv med dennes kasse og monteringsdetaljer.
ETCS donanımlı bir araç, ETCS'siz bir hatta kullanıldığında 0 seviyesi geçerlidir.Når et ETCS køretøj befarer en ikke ETCS strækning, betegnes det level 0.
Kendisine iyi davranıldı, hatta Royal Society'ye üye bile yapıldı.Han blev desuden optaget som medlem af Royal Society.
Uzay istasyonları, yörüngede haftalarca, aylarca, hatta yıllarca kalmak üzere tasarlanırlar.Rumstationer er designet til middellange ophold i rummet i perioder på uger, måneder og endda år.
Hatta her tür mantar her yıl meyve de vermez.Skovenes træer bærer pga. vejret ikke lige mange frugter hvert år.
Hatta her iki çocuğuna bir ayakkabı tahsis etmişti.Det er muligt, at manden også havde et par lædersko.
Birçok fan ve hatta Pantera'nın kendisi bile Cowboys From Hell'i ilk resmi albümleri olarak kabul ediyordu.Af fans, og egentlig også af bandet selv, betegnes Cowboys from Hell som Panteras "officielle" debut.
Savunma mevzileri bazı yerlerde 5 ya da 6 hatta kadar çıkarıldı.Ege-slægten er delt op i 5-6 sektioner eller underslægter.
Araziler hattâ meralar bile satılmış durumdadır.Herved blev også jorderne i Skovkrogen solgt.
Hatta bunlar Çarşamba Haline pazarlanmıştır.Om onsdagen går det løs.
Hatta daha fazla motive bile olacağım.Dette kan have flere begrundelser.
Hayvanlarla arası çok iyidir hatta evcil bir domuzu vardır.Han er gårdejer og har en masse dyr, blandt andet en stor sabelkat.
Mühreler, esarette geçen haftalar hatta aylar boyunca, ya da atmaca avı sırasında olabilmektedirler.Frø kan overleve i århundreder eller endda i årtusinder.
Sasani motifleri Orta Asya, Çin, Bizans İmparatorluğu ve hatta Merovingiyan Fransası sanatına kadar ulaştı.Sassanidemotiver fandt vej til Centralasiens og Kinas kunst, ja selv til det merovingiske Frankrig.
Hatta Homer'ı dudaklarından öperek ona inandığını ispatlar.Senere begyndte Hogan også at fortælle sine fans, at de skulle tro på sig selv.
Hatta trüfü, sadece kokusu için kullananlar bile bulunmaktadır.Dette kan også bare skyldes at han stinker til at tegne.
Hatta buna birçok röportajında da soru üzerine açıklama getirmiştir.Det har hun udtalt i flere interviews.
Toplam 17 hatta hizmet vermektedir.Der blev i alt lavet 17.
Aynı şeyler ve hatta daha da çoğu, ‘hava’ için de söylenebilir.Det er også her, langt det meste vejr "foregår".
Hatta bir bölümde hiçbir şey yapmama ödülü kazanmıştır.Hverken på det ene eller andet område indlagde han sig dog synderlig fortjeneste.
Hatta dere içerisinde kalan Korsan Adası, ziyaret edilmesi gereken yeridir.Arter, hvor navnet Kilebæger indgår i, skal derfor søges dér.
Hatta bu yüzden Edward ve Bella'nın düğününe de katılmadı.Han deltog sågar ikke i Kim og Kanyes bryllup.
Herkesle, hatta kedilerle bile anlaşır.Alle er med, også børnene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod