Ana içeriğe geç
Sözlük

hatta ile cümle

hatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Hän yritti myös kitkeä korruptiota senaattoreiden keskuudesta.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.Niinpä hän antoi armeijalle luvan perääntyä pois.
Helmut Lent Almanların (hatta Dünya'nın) en çok uçak düşürmüş ikinci gece avcısı pilotuydu.Helmut Lent oli 2. eniten taisteluvoittoja saanut Luftwaffen yöhävittäjälentäjä.
Hatta 31 istasyon bulunmaktadır.Asemalla on 31 junalaituria.
Hatta Bologna Üniversitesinin rektörleri öğrenciler tarafından seçilmekteydi.Sen kehittivät Bolognan yliopiston opiskelijat.
Hattat Habibe Hanım Öl.Factum, hakusana kuolema.
Bir köle malvarlığına ve hatta kendisine ait kölelere sahip olabilir.Hän kannatti orjuutta ja oli itsekin orjanomistaja.
Hatta bir bölümde Sly'dan çorba yapmasını öğrenmiştir.Hän teki ottelussa myös yhden syöttöpisteen Smoleňákin tekemään maaliin.
Kendilerini ifade etmekte zorlanır, hatta bazı eşcinsel bireyler yaşamı boyunca kendini asla ifade edemez.Leikkauksen jälkeen nainen ei pysty tuntemaan kovin paljon seksuaalista nautintoa koko loppuelämänsä aikana.
Bazıları ağaçlara da tırmanır, ve hatta ağaç sansarı gibi ağaçlarda yaşar.Jotkut elivät koloissa, toiset kiipeilivät puissa kuten nykyiset oravat.
Hatta Bektaşi tarikatı bu sebepten ikiye bölünmüştür.Lisäksi vitososaston reunaosat oli jaettu kahteen osaan.
Hatta İncil üzerine çalışan Hıristiyan alimler Talmudik hahamlara danışmaktaydı.Mutta suuri enemmistö raamatuntutkijoista pysyi uskollisena."
Hatta erkek çocuklar bile kadınlardan önce yemek yer.Miehet syövät perunaa suhteessa enemmän kuin naiset.
Hatta sanatçıları bile paylaşmışlardı.Taiteilijasuku on pitänyt yhteisnäyttelyjäkin.
Söz konusu değişikliklerin gerçekleşmesi yıllar hatta kuşaklar boyu süren zaman alıcı bir süreçtir.Ilmeisesti muutos tulee vaatimaan pitkän, ehkä vuosisadoissa laskettavan ajan.
Orkestrada sürekli kullanılmaz, hatta bazı orkestralarda bulunmaz.Hiirtä pelissä ei käytetä lainkaan, ei edes valikoissa.
Hatta tahakkuk eden vergiler de bu isimle kaydedilmiştir.Myöhemmät painokset julkaistiin kuitenkin nimen kanssa.
Hatta İngiliz ajanı olduğu bile iddia edilmiştir.Hänen tiedetään toimineen myös Saksan tiedustelijana.
Hatta İdil, çocukları olduğu yalanını bile uydurur.Toivakka myös syytti Harakkaa suoraan valehtelusta.
Hatta eşi ondan daha kötü durumdaydı ve 1783 yılında hayatını kaybetti.Pian myös hänen terveytensä petti ja menetettyään työkykynsä hän kuoli vuonna 1798.
Hatta bazı fotoğraflarını sattı.Hän on pitänyt myös useita valokuvanäyttelyjä.
Hatta kocaman papyonları bile vardır.Lisäksi on suuria tähdenpilkkuja.
Hatta kendisine para ve mülk teklif edildi.Heille on annettu raha- ja tavaralahjoituksia.
Hatta Başkan George H. W. Bush'un favori tenis partneri olmuştur.Hänen päävastustajansa oli puolueen suosikkiehdokkaana pidetty George W. Bush.
Vücudunu kendisi yapmıştır hatta 100'e yakın vücudu vardır.Hänellä on siitä ja omasta ruumiistaan alemmuuskompleksi.
Hatta onunla birlikte atı da silkinir ve daz başlı olur.Lisäksi hän sai hopeaa hevosesta ja renkaista sekä pronssia hypystä.
Günümüzde nesli çok büyük tehlike altındadır hatta tükenmiştir.Nykyisin se on uhanalainen ja vaarassa hävitä kokonaan.
Saldırgan intihar ederken Ömer ibn Hattab 3 gün sonra öldü.Juuri ennen teloitusta Rolling tunnusti vielä kolme murhaa.
Hatta bir ceza antrenmanında sakatlandım o dönem ve kendi kendime basketbola dönmeye çalıştım.Peliuralta vetäytymisvuonnaan hän julkaisi omaelämäkertansa Basketball Is My Lifen.
Otlak bir alanı, ağacı ve hatta binaları yakmak mümkündür.Se voi olla joskus niin voimakas, että se kaataa puita tai jopa vaurioittaa rakennuksia.
Hatta aynı Deklarasyonu içeriyordu.Περιέχει ακόμη και την ίδια Διακήρυξη.
İmparator Valens 372'de dört Yunan ve üç Latin hattatı kullanmıştır.Ο αυτοκράτορας Ουάλης το 372 προσέλαβε 4 καλλιγράφους της ελληνικής γλώσσας και 3 της λατινικής.
2008 yılında kadar siyasete karışmamış ve hatta bir şekilde seçmen olarak kayıtlı olmamıştır.Μέχρι το 2008, ο Κάρτες δεν ασχολούνταν με την πολιτική, ενώ δεν ήταν καν εγγεγραμμένος ψηφοφόρος.
Emirler yayınlamış ve hatta Aleksios'un emirlerini kendisine uygun hale getirip değiştirmiştir.Εξέδιδε διατάγματα η ίδια και μάλιστα έφτανε να αλλάζει διατάγματα του Αλεξίου Γ' όποτε ήθελε.
Hatta Rus parası bile kullanılmamalıydı.Το Ρωσικό κράτος καμία οικονομική επιχορήγηση δεν πραγματοποίησε.
Sistem yaz saati uygulamasını ve hatta artık saniyeleri bile kaydeder.Επίσης, περιλαμβάνει μεταβάσεις όπως η θερινή ώρα και καταγράφει, επίσης, δίσεκτα δευτερόλεπτα.
Petrol sızıntılarını temizlemek haftalar, aylar ve hatta yıllar almaktadır.Οι πετρελαιοκηλίδες μπορεί να χρειαστεί εβδομάδες, μήνες ή και χρόνια για να καθαριστούν.
Hatta kendisine para ve mülk teklif edildi.Τους χορηγήθηκε εισόδημα και ιδιοκτησία.
Hatta birkaç gün rahat uyusun diye.Μερικοί μπορεί να περάσουν μέρες χωρίς ύπνο.
Portekiz Ulusal final yapmış hatta kazananı Sérgio Borges olmasına rağmen katılmamıştır.Ωστόσο η Πορτογαλία διεξήγαγε εθνικό τελικό, τον οποίο κέρδισε ο Σέρζιο Μπόργκες.
Hatta ve hatta birbirleri üzerine doğru çıkarlar.Και στη μια πλευρά και στην άλλη.
Metro ağı, üç hattan oluşur.Το δίκτυο του μετρό αποτελείται από τρεις γραμμές.
Bu hatta hizmet veren en büyük gemi idi.Ήταν το μεγαλύτερο πλοίο που είχε ποτέ κατασκευαστεί.
Hatta oda hizmetçisini yanında bulundurmasına bile izin verilmişti.Ανέφερε επίσης ότι τον είχε πιάσει στο δωμάτιο της υπηρέτριας.
Geleneksel olarak ve hatta 1960’lı yıllarda, amalar sadece peştemal giyer.Παραδοσιακά, ακόμα και πρόσφατα στη δεκαετία του 1960, οι ama καταδύονταν φορώντας ένα απλό πανί κάλυμμα.
Hatta her iki çocuğuna bir ayakkabı tahsis etmişti.Ακόμα και από τα παπούτσια τους.
Schrödinger Hatta çok saçma durumlar oluşturulabilir.Σύμφωνα με τον Σρέντινγκερ: Κάποιος μπορεί να κατασκευάσει αρκετά γελοίες περιπτώσεις.
Ayrıca Bella'yı küçümseyici konuşmalarda bulunmaktan da geri kalmaz hatta Bella bunları duyar.Η Μπέλα είναι επίσης πολύ κακή στα ψέματα, εκτός από όταν λέει στον εαυτόν της.
Hatta bu anlaşmaya göre bu komplonun belirtilmiş bir Cuma günü yapılması bile kabul edilmişti.Το χαρτί ανάλογα με τη χρήση που προορίζεται υφίσταται και ανάλογη επεξεργασία παρασκευής.
Bunun yerine hayat, hata hatta komedi dolu.Ασχολήθηκε πολύ με το δράμα, αλλά και τη μαύρη κωμωδία.
Ve Binlerce Hatta Milyonlarcadırlar.Μπορεί να είναι εκατοντάδες ή χιλιάδες.
Hatta onun gibi bir yazar ve şairdi.Ήταν επίσης ποιητής και συγγραφέας.
Hatta karısıyla Rus Ruleti bile oynamıştır.Με τον Μυρά πήρε επίσης μέρος στη ρωσική εκστρατεία.
Hatta doğrusal olması istenen yükselteç gibi devreler bile, tamamen doğrusal değildir.Πότε, ο δρόμος που φαίνεται ο ευκολότερος δεν είναι και δίκαιος.
Mühreler, esarette geçen haftalar hatta aylar boyunca, ya da atmaca avı sırasında olabilmektedirler.Τα θηλυκά μπορούν να διατηρήσουν το σπέρμα των αρσενικών πολλούς μήνες ή χρόνια στην σάλπιγγά τους.
Yazarı, kendisini ve hatta zayıflığını kınar.Αυτός αρνείται, και αντιστέκεται ακόμα και στις φοβέρες και στα παρακάλια της.
Hatta onu Organizasyonun içerisine sokar.Αποφεύγαμε να τον ανακατεύωμε φαινομενικά στην Οργάνωση.
Mecbur oldum ikinci hattaki mâhale gitmeye.Λίγκα με την κατάληψη της δεύτερης θέσης.
Bu pozisyonda uyur, yer, çiftleşir ve hatta doğururlar.Με βάση τους κανόνες αυτούς, κινούνται, ζευγαρώνουν, γεννούν και πεθαίνουν, ή ακόμα τρέφονται.
Türkistan komşu Özbekistan'la sınırdadır (hatta Özbekistan'ın başkenti Taşkent'e çok yakındır).Η περιφέρεια συνορεύει με τη Κιργιζία, και φτάνει πολύ κοντά στο Ουζμπεκιστάν (στο νότο).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod