Ana içeriğe geç
Sözlük

hatta ile cümle

hatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Direnişçiler tüm yaşlardaki kadın ve erkeklerden oluşmaktaydı, ancak çoğunluğu gençti, hatta çok gençti.Luptătorii din Rezistență au fost bărbați și femei de toate vârstele, dar în special tineri și foarte tineri.
Kazaya ilişkin bir şey hatırlayamaz, hatta bir süre boyunca, bir kaza geçirdiğini bile bilmez.Nu și-a amintit accidentul și, o vreme, nu a știut nici că a suferit un accident.
Titanyum ayrıca kömür küllerinde, bitkilerde ve hatta insan vücudunda da bulunur.Titanul se mai poate găsi în cenușa cărbunilor, plante sau chiar corpul uman.
Hatta Kominform'un merkezi bile Belgrad olarak belirlenmişti.Sediul central pentru Cominform a fost înființat chiar în Belgrad.
İki aydan uzun süre boyunca kutsal şeylerle kaçak ticaret yapıldı ve hatta kutsal gemiler satışa çıkarıldı.În timpul perioadei de sede vacante care a durat două luni, până și vasele sfinte au fost scoase la vânzare.
Farishta bunu anlamasına rağmen Chamcha'yı affeder ve hatta hayatını kurtarır.Într-un alt moment de criză, Farishta realizează ce a făcut Chamcha, dar îl iartă și chiar îi salvează viața.
Bu savaş sırasında Rusya bir süreliğine Doğu Prusya'yı ve hatta Berlin'i de ilhak etti.În timpul acestui conflict, Rusia a anexat temporar Prusia de Est și chiar a cucerit Berlinul.
Hatta alkol bile kullanmazdı.El nu consumă alcool.
Wackernagel birçok akrabası annesi, babası, amcası hatta dedesinin oyuncu olduğu bir aileden gelmektedir.Wackernagel provine dintr-o familie de actori, mama, tatăl, unchiul și chiar bunicii ei au fost actori.
Hatta en yakın arkadaşının sevdiği adam da sahip olduklarına dahildir.Un bărbat își dă seama că cel mai bun prieten al său din copilărie este chiar femeia pe care o iubește.
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Totodată, acesta nu consuma mâncare.
Hatta ölüme bile neden olabilir.Chiar ar putea prinde viață?
Hatta daha da zorlaştırıyor.Acum, e mai greu.
Ama oğlu yoktu; (hatta) bir hamile eş var mı diye aradım, ama hamile eş (bile) yoktu.Băiatul însă nici nu s-a îmbolnăvit, nici nu s-a prăpădit după ce a mâncat.
Hatta bazıları büyük kalibreli Sovyet yapımı DShK makineli tüfekleri ile iş göremez hale geliyordu.Unele dintre ele erau chiar vulnerabile la mitralierele de calibru greu DShK.
Hatta Rus parası bile kullanılmamalıydı.Astfel, nici Imperiul Rus nu avea acest drept.
(Hatta sık olarak yanlış yorumlanmış "Kendini şanslı hissediyor musun serseri?")Inspectorul își reia discursul: "Te simți norocos, gunoiule?".
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.De asemenea, și-a anunțat retragerea din Parlament.
Hatta bunlar üzerinde çalışarak katı hal fiziğini daha iyi anlamak mümkündür.Merită, efectiv, să privim mai îndeaproape astfel de preocupări...
Hatta yurt dışında bu eğlence araçları Dodgem adı ile bilinir.Acest tip de autovehicule sunt cunoscute și sub denumirea de pick-up.
Hatta bu amaçla küçük bir ordu oluştururlar.Există și o mică forță militară.
Hatta tamir için eşya gerekiyorsa, bu eşyalar bulunup yerleştirilmelidir.Și dacă zicem de casă, să știi că trebuie reparată.
Hatta özel olarak inci tavlaları kurulur.Specifice stilului brâncovenesc sunt și tablourile votive.
Hatta bu konuda ilk ciddi bisiklet dergisini çıkartmışlardır.Cu această ocazie a întreprins primele cercetări de biologie marină.
Hatta tahakkuk eden vergiler de bu isimle kaydedilmiştir.Unele dintre numele personajelor sunt preluate tot din această carte.
Babası Hattab.În umbra soțului.
Hatta bazı üretici firmalar sadece monokrom fotoğraf çekebilen dijital makineler üretmiştir.Unele companii produc totuși echipament comercial de generare a imaginilor holografice.
Hatta Noah'ın ortağıdır.Este de asemenea prietenul lui Wayne.
Bir tek kar tanesi içinde yüzlerce ve hatta binlerce kar kristali bulunabilir.Într-o singură celulă se pot afla de la una până la câteva sute sau chiar mii de copii ale aceleiași plasmide.
Bu yataklar şüphesiz Antik dönemde de, hatta daha erken dönemlerde de bilinmekteydi.Asemenea lucrări au fost compuse din perioada barocului, dacă nu chiar mai devreme.
Hatta Jason kim?Cine a fost Shakespeare?
Bir sözcük bir yazardan bir yazara hatta aynı yazarın bir eserinden ötekine değişme gösterebilirdi.O corespondență va fi schimbată între ei până la moartea scriitorului.
Hatta Apollon'un bile ondan ders aldığı söylenir.Arad a mai spus unde a învățat.
Ayrıca Bella'yı küçümseyici konuşmalarda bulunmaktan da geri kalmaz hatta Bella bunları duyar.Până la sfârșitul cărții însă, Bella adoptă și ea această versiune prescurtată.
Muharebe zamanlarında firkatelere 80 hatta 100 levend konulmaktaydı.În atelier lucrau între 80-100 de femei deținute.
Hatta bazıları epilepsi ve kısa süreli bilinç kaybına bile uğradı.Ar fi fost și cazuri de vindecări spontane și simultane.
İstasyonlar çift, istasyon araları tek hattan oluşmaktadır.Cele două puncte și stația trebuie să formeze între ele linii de vizibilitate directă.
Sistem 2002 yılında açılmış olup, günümüzde iki hattan oluşmaktadır.Sistemul a fost deschis în 2002 și are două linii și 17 stații.
Hatta bazen gelincikler terk edilmiş çayır köpeği yuvalarını kullanırlar.Uneori folosește galeriile de rozătoare părăsite.
Hatta bazı fotoğraflarını sattı.El a vândut și reproduceri ale acestor picturi.
Hatta bazen aylarca ve yıllarca unutulmazlar.Întotdeauna se razbuna, chiar peste ani si ani.
Beş hattan oluşan metro ağı çoğunlukla yeraltından ilerlemektedir.Acesta care constă în cinci linii, cea mai mare parte dintre ele aflându-se în subteran.
Hatta anaokulu açma düşüncesi de vardır.De asemenea există o grădiniță pentru preșcolari.
Bugün bunların çoğunun nereden ve niçin geldiğini, hatta soyağaçlarını biliyoruz.Nimeni nu știa de unde sau când veniseră, sau la ce zei se închinau.
Sistem yaz saati uygulamasını ve hatta artık saniyeleri bile kaydeder.Se va preciza totodată numărul versiunii, dacă nu anul.
Hatta burada açık kaynak kodlu bir geliştirme ortamı oluşturulmuştur.Împreună, aceste unelte creează un mediu simplu de dezvoltare.
Hatta Antarktik'teki penguenlerde bile 15 türü (Austrogonoides ve Nesiotinus cinsinde) tespit edilmiştir.La marginea satului se află nu mai puțin de 15 monumente ale naturii (botanice și forestiere).
Çok nadir bulunur ve hatta yalnızca bir adada kalmış olabilir.Nagyon ritka, és lehetséges, hogy csak az egyik szigeten fog megmaradni.
Hatta onun için hayatını birçok kez tehlikeye atmıştır.Emiatt sokszor az életét kockáztatja.
Hatta bunun için de evlerini satarlar.Ezután a háziak megvendégelik őket.
Hatta Kurt von Schleicher ve Hitler altında bu görevini korudu.Ezt a tisztséget megtartotta von Schleicher és Hitler kormányában is.
Kimsenin, hatta ünlü Ulysses Moore'un bile ulaşamadığı buzların arasındaki kayıp ülkeye...Ezt a jég birodalmában rejtőző legendás, elveszett várost még Ulysses Moore-nak sem sikerült megtalálnia...
Eskiden parkı Six Flags Holland, Walibi Flevo ve hatta daha uzun Flevohof önce önce aradı.Korábbi nevén a park Six Flags Holland, Walibi Flevo, még régebben Flevohof.
Hatta bunlardan bir kısmı Roma ordusuna asker olarak katılmışlardır.Néhányan a római hadseregben is szolgáltak zsoldosként.
Hatta Sara zehirlenir fakat tıbbi müdahale ile kurtarılır.Nem sokkal később Sarát megpróbálják megmérgezni, de orvosi ellátásban részesül.
Ve Binlerce Hatta Milyonlarcadırlar.Több százan, sőt több ezren lehetnek.
Hatta Jung kızkardeşinin doğumu sırasında aynı öykünün kendisine de anlatıldığını hatırlamaktadır.Jung emlékezett arra, hogy ezt mesélték neki a húga születéséről.
Titanyum ayrıca kömür küllerinde, bitkilerde ve hatta insan vücudunda da bulunur.Megtalálható még a kőszén hamujában, növényekben, sőt még az emberi testben is.
Hatta Alucard da Dracula'nın tersten okunuşudur.Alucard neve visszafelé olvasva Dracula.
Hatta ilk modern tarihçi olarak da görülmüştür.Ezért is nevezték őt később az első modern történetírónak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod