Ana içeriğe geç
Sözlük

hatta ile cümle

hatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta Kanada'ya bile gitmeyi düşündü.Виїздили також і до Канади.
Hatta güvenli IEEE 802.11i-2004 şifreleme yöntemi, Wi-Fi şebekelerinin MAC adresleri göndermesini engellemez.Навіть при використанні безпечного протоколу IEEE 802.11i-2004 не забезпечується захист MAC-адрес.
Shew cenaze töreninin düzenlenmesine yardımcı oldu; hatta tabutu kendisi aldı.Хор супроводжував церковні відправи, а також похорони.
Hatta alkol bile kullanmazdı.Не вживав алкоголь.
Hatta ilk bakışta kolay bir uğraştır.На перший погляд їх легко сплутати.
Günümüzde metro ağı, iki hattan oluşmaktadır.Мережа сучасних трамвайних ліній складається з двох окремих ліній.
Bu bazen günler veya hatta haftalarca sürebilir.Іноді це може відбутись через кілька днів чи навіть тижнів.
Her birinde diğerlerinde olmayan konuşmalar ve hatta sahneler bulunur.У кожному з них є рядки й навіть цілі сцени, яких немає у інших.
Hatta bir asma köprüye bile manzaram var."Або є опорою наплавних мостів.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Зірки у головній послідовності в основному складаються з водню у стані плазми.
Hatta bazı fotoğraflarını sattı.Кілька з них навіть продав.
Hatta birçoğu silahsız savaşıyordu.Багато з них були погано озброєнні.
Hatta "Harry's Codes" (Harry'nin Kuralları) adında kuralları vardır.Декстер називає ці правила «кодексом Гаррі».
Hatta Jason kim?Але хто такий Еванс?
Hatta Roberts buna sinirlenmiştir.Роберт вражений нею.
Vücudunu kendisi yapmıştır hatta 100'e yakın vücudu vardır.У нього мозок в 100 разів менше тіла.
Hatta bu yeni formu küçümser.І це знижує його образи.
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.Негайно почалися роботи з рятування людей.
Hatta bu deyim biraz anlam değiştirerek günümüzde bile kullanılmaktadır.З деякими змінами, вона використовується й сьогодні.
Hatta bir sonraki yıl dersin yarısını değil tümünü üstlenmesi istenmişti.Проте, було вирішено не переносити експедицію на наступний рік, а провести її у що б то не стало.
Hatta bazı polisler bile göstericilerin safına geçmişti.Тільки демонстратори снували через натовп до демонстраційних шахівниць.
Hatta sanatçıları bile paylaşmışlardı.Вочевидь належали до художників.
Hatta sağlığı da düzelir.Кажуть — покращує здоров'я.
Gözler hatta beyinden büyüktür.Очі великі, з боків голови.
Hatta bazı projelere ortak bile olur.Вони також можуть пропонувати спільні проекти.
Bazen gümüş yerine alüminyum, altın, hatta platin dahi kullanılır.Іноді замість латуні використовують інші метали — срібло, алюміній.
Öyle ki askerler kendi çabalarıyla yiyecek bulmak durumunda kalmaktaydılar, hatta kendi atlarını yediler.Поїли всі припаси і навіть своїх коней.
Hatta senaryoda birkaç kez de köklü değişikliğe gidilmişti.Йому також неодноразово по телефону погрожували розправою.
Hatta altın çakal yayılımını genişletmeye devam etmektedir.Ярмарок Мейкерів продовжує поширювати свою географію.
Hatta bunlardan bir kısmı Roma ordusuna asker olarak katılmışlardır.Також частина з них надходила на військову службу як федерати.
Hatta bu köy zaman zaman Hubuyar köyüne merkezlik yaptıgı söylenilmektedir.І не випадково, адже містечко не раз ставало центром селянських виступів.
Emirler yayınlamış ve hatta Aleksios'un emirlerini kendisine uygun hale getirip değiştirmiştir.Вони спілкувались і Адріан, можливо, користувався його порадами.
Hatta bir bölümde hiçbir şey yapmama ödülü kazanmıştır.У завзятому бою жодна зі сторін не добилася перемоги.
Güncel olarak da bu hatta hem yük hem de yolcu taşımacılığı gerçekleştirilmektedir.До теперішнього часу зберігає основний обсяг пасажирських і вантажних перевезень.
Hatta basketbol takım kaptanı seçildi.Був капітаном баскетбольної команди.
Hatta en yakın arkadaşının sevdiği adam da sahip olduklarına dahildir.Помани підносили тому, кого найбільше любив або з ким був близький покійник.
Hatta bu enerjinin % 100'ü elektrik enerjisine çevirilebilir.Саме такий роз'єм дозволяє передавати до 100 Вт енергії.
Eyalet şampiyonasında tenis oynamıştır, hatta eğitim hayatından daha başarılı olmuştur.У шкільні роки він більше цікавився спортом, чим навчанням, грав в теніс на чемпіонатах державного рівня.
Hatta bu konuda ilk ciddi bisiklet dergisini çıkartmışlardır.У її ролі й пройшла перша серйозна Дашина фотосесія.
Hatta bazı kaynaklar onun gerçekte var olmayan hayali bir kişilik olduğunu öne sürerler.А деякі взагалі відкидають факт його існування.
OH: (Off Hook) Hatta Modem telefon hattı alğında yanar.FTTRoof (Fiber To The Roof) - Волокно до даху будівлі.
Hatta Büyük İskender’in resmi portrecisi olmuştur.Відбиток цього мав навіть портретний мексиканський живопис.
Hatta gizli bir yeraltı tüneli bile vardır.Існував також підземний зрошувальний канал.
Hatta Avengers'ı toplayan örgüttür.У збірку входять New Avengers Vol.
Hatta bu savaşın bir gün biteceğine de.Коли-небудь ця війна закінчиться.
Hatta bilgisayar normal çalışıyor gözükse bile ağır işlerde sorun çıkarabilir.Якщо користувач не має деякого досвіду роботи з цими системами, у нього можуть виникнути серйозні труднощі.
Eşcinsel bireyler istismar ediliyor, hapis ve hatta ölüm cezasına çarptırılıyordu.Для спійманого на цьому загрожувало покарання або навіть смерть.
Bazı tımarlarda kılıç iki bin akçaya, hatta daha aza düşebiliyordu.Лише у виняткових випадках вони витрачали на придбання окремих експонатів 1.000 долярів чи більше.
Hatta köy içerisinde köylülerin gavur mezarlığı diye adlandırdıkları bir mezarlık da bulunmaktadır.Також біля села є курган, що в народі прозваний «Поле біля могилки».
Hatta öyle bir film oldu ki yurt dışındaki izleyiciler bunun bir belgesel olduğunu düşünüyor.Однак при цьому в деяких сценах кінематографісти вважають само собою зрозумілим, що глядачі читали книгу.
Bu önerilere Fransa'nın, hatta Rusya'nın da desteği sağlanmıştı.Цих претендентів підтримали Франція і Росія.
Hatta, ressama ait bazı karakteristikleri kendi çalışmalarında kullandı.До речі, випускник проілюстрував роботу власними малюнками.
Peron, işçi sınıfları arasında çok sevilmiş ve hatta kahraman olarak tanınmıştır.Жанр був популярний як серед професійних виконавців, так і серед аматорів.
Hatta bu nedenle Velma ile bazen atışır.Ось чому я так довго дивився на Фей і на вас.
Hatta daha fazla motive bile olacağım.Зокрема, існували й більш прозаїчні причини.
Hatta AR-15, M16'ya dönüşmüştür.У іншому новий CAR-15 був ідентичним до M16.
Hatta buna birçok röportajında da soru üzerine açıklama getirmiştir.Проведені також громадські слухання з цього питання.
O an ne yapmakta olduğunu hatta o günün hangi gün olduğunu hatırlayamaz.Він не знає ні де лежать його речі, ні які у нього призначені справи на цей день.
Hatta Central Luzon ovasının kuzey bölümüne, Zambales Dağlarının kuzey ile batısına kadar uzanır.Він також займає північну частину рівнини Центральний Лусон та північно-східну частину гір Замбалес.
Hatta borçları gelecek kuşaklar üzerine geçirilebilir.Подразнення також може передаватися до сусідніх листків.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod