Ana içeriğe geç
Sözlük

hatta ile cümle

hatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kartacalılar bir süre durumlarını korudular ve hatta bir Roma lejyonunu püskürtmeyi de başardılar.The Carthaginians held their ground in a stalemate for a while, and even pushed back a Roman legion.
Hatta Seinfeld'ın eski kadar komik olmayan şu anki halinden bile." yorumunda bulundu.Even as Seinfeld is now, which isn't as funny as it used to be".
Yayınlarını birkaç saat, hatta günler boyunca yayabilirler.They can spread their posts over several hours or even days.
Fizik uygun (örneğin,radyometri ve bilgisayar grafikleri) dışında,hatta ışık alanları vardır .Outside of physics proper (e.g., radiometry and computer graphics), there are even light fields.
Hatta Kominform'un merkezi bile Belgrad olarak belirlenmişti.The headquarters for Cominform were even set up in Belgrade.
Hatta Charlie'nin iç çamaşırları, sevdiği sinema oyuncusu Jack Oakie'nin giydikleriyle eştir.Even Charlie's underwear matches that worn by his filmic hero Jack Oakie.
Hatta Ay'a da bir üs yapılmıştır.In Sign of the Moon he becomes an elder.
Schmidt, bir bireyciydi, hatta neredeyse bir solipsist'ti.Schmidt was a strict individualist, almost a solipsist.
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Augustus Caesar preferred Raetian wine to any other.
Hatta Çar Samuil ve oğlu yaralandılar, ölülerin arasında saklanarak kaçmayı başardılar.Even Tsar Samuel and his son were wounded and only escaped by lying among the slain.
Christopher hatta ona bir köpek getirmiş ve India da köpeğin ismini Mariposa koymuştur.Christopher even brought her a dog, which she named Mariposa.
Ünlü olabilirsiniz-hatta dünyada hiç para olmasa da."It's true: You can be famous – even if there's no money left in the world."
Erkeklerin Napola'daki hayat son derece rekabetçi, hatta acımasızdı.Life in boys' Napolas was highly-competitive, even brutal.
Ozon zehirli bir gazdır ve hatta klordan daha tesirlidir.Ozone is a toxic gas, even more potent than chlorine.
Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü.Precious metals and bronze were stripped from monuments and even the Hagia Sophia.
İstanbul'da bir sinema dışında hatta ondan bir heykeli bulunmaktadır.There is even a statue of him outside a movie theater in Istanbul.
Hatta kimi adi suçlular da, cezalarını çekmek üzere buraya gönderilmişti.Whoever takes law into their hands should be punished.
Bu elverişli "diferansiyel kinetik" sonucu olarak DSSC hatta düşük ışık koşullarında bileçalışır.As a result of these favorable "differential kinetics", DSSCs work even in low-light conditions.
Başlarda matematiğe ilgisi yoktu hatta Yunan geometrisini sıkıcı buluyordu.At first he had no great enthusiasm for mathematics, finding Greek geometry rather dull.
Hatta 31 istasyon bulunmaktadır.Presently, there are 31 railway stations.
Hatta Jung kızkardeşinin doğumu sırasında aynı öykünün kendisine de anlatıldığını hatırlamaktadır.In fact, Jung recalled being told the story himself upon the birth of his own sister.
Bu noktadan itibaren tüm çalışmalarında, hatta uğraşılarında buna odaklandı."From this point on, all his studies, and even his pastimes, were focused on that subject."
Diğer bir deyişle, hava, kaya ve hatta uzay boşluğu aynı yoğunluğa sahip olmalıydı.In other words, air, rock and even a vacuum should all have the same density.
Hatta rahimi alınmış kadınlarda bile gösterilmiştir.They refer it to the God of women.
27 Ekim 1966'da, hatta yerleştirilen bomba nedeniyle bir kişi yaralandı.On October 27, 1966, one person was injured from a bomb that was placed along the route.
Bu küçük kuvvet Avar'ın ilerlemesini engelledi ve hatta ganimetlerin bir bölümünü elde etti.The small force hampered the Avar advance and even retrieved part of the booty.
Ve hattaki son tren 14 Ağustos 1998'de hareket etti.The last train ran on August 14, 1998.
Bir köle malvarlığına ve hatta kendisine ait kölelere sahip olabilir.He could acquire property and even own other slaves.
Hatta bu savaşın bir gün biteceğine de.Hopefully, someday this fight will happen.
Hatta kocaman papyonları bile vardır.They also have big bags.
Hatta bazılarının ağaçlarda avlarını gizlediği bile gözlemlenmiştir.In some places, these ancient palm trees can still be spotted.
Hatta, zirve sonrası Arafat'ın kamuoyu desteği %39'dan %46'ya kadar arttı.After the summit, Arafat's approval rating increased seven percentage points from 39 to 46%.
Servis şekli ve hatta törensel dil kaybolmuş.Servile and even ceremonial forms of speech had temporarily disappeared.
Hatta diyete ek olarak da yararlıdır.And it is also effective on diet.
Hatta kulüp takımları FIFA İcra Kurulu toplantısı sonrasında maçlarında oynamak için izin verilecek.Even club teams would be allowed to play friendlies after a FIFA Emergency Committee meeting.
Hatta alkol bile kullanmazdı.She did not consume alcohol.
Malları eyaletten eyalete, hatta eyaletler içinde taşımak için vergiler vardır.There are taxes for moving goods from state to state, and even within states.
Hatta bazen de bu kişiler azizleştirildi.Sometimes the children were even made into Saints.
Hatta bu yolculuk sırasında da ilginç bir olay yaşanmıştır.Another important event took place during this trip.
Tavukların eve tünemesi beni asla üzmez; hatta daha mutlu yapar" dedi.He added that "chickens coming home to roost never did make me sad; they've always made me glad."
Hatta, taraf değiştirmeye eğimliydi.Instead, he changed sides.
Bu tarz etkiler iyi anlaşılmaz ve hatta genellikle reddedilir.Such effects are not well understood and even largely denied.
200 Coupé, Avrupa, Japonya ve hatta Yeni Zelanda genelinde satıldı.The 200 Coupé was sold throughout Europe, Japan and in New Zealand.
Orta hattan uzakta olan yüzeyler distal yüz olarak tanımlanır.Surfaces further away from the median line are described as distal.
Chopin'in narin bir yapısı vardı, hatta çocuklukta çeşitli hastalıklara karşı çok hassastı.Chopin was of slight build, and even in early childhood was prone to illnesses.
Newton oldukça zayıf bir çocuktu ve hatta ilk günlerinde hayatta kalacağı beklenmiyordu.He was a frail child and was not originally expected to live long.
Vakti zamanında böyle birşeyin var olduğu fikri hatta gerekli olup olmadığı dahi kesin değildi.At the time it was not clear if such a thing existed, or even had to.
Kadınlar, çocuklar, bebekler hatta köpekler ve kediler bile katledildi."Both men, women, and even dogs and cats were beheaded."
Altı vagonun son üç vagonu hattan kurtulur fakat üzerine düşmez.The last 3 of the 6 cars derailed but did not fall over.
Tüm Menşevikler, hatta kimi Bolşevikler bile karar lehine oy kullandı.All Mensheviks and even some Bolsheviks voted in favor.
Hatta bilgisayar normal çalışıyor gözükse bile ağır işlerde sorun çıkarabilir.Even if the computer appears to run normally, problems may appear under a heavy load.
ETCS donanımlı bir araç, ETCS'siz bir hatta kullanıldığında 0 seviyesi geçerlidir.Level 0 applies when an ETCS-fitted vehicle is used on a non-ETCS route.
Hatta bunu tek söyleyen ben bile olabilirim.That being said, I might be the only one.
Hatta Jason kim?"Who Is Alex Jones?
Grip etkisi bazen coğrafi olarak tahmin edilebilir ve hatta izlenebilir.Influenza activity can sometimes be predicted and even tracked geographically.
Hatta 24 saatlik gösterimde bile.A 24-hour performance.
Edebiyatın yanı sıra hattatlıkta da ünlüdür.Nearly all of them are literate as well.
Hatta daha sonra bu ham kanatları hareket ettirmek için yeni kaslar belirecek.Even later would appear the muscles to move these crude wings.
Hatta tahakkuk eden vergiler de bu isimle kaydedilmiştir.Even the accrued taxes of the time were recorded in this name.
Döngünün tipik minimum döneminde çok az Güneş lekesi görünür ve hatta bazen hiç görünmez.At a typical solar minimum, few sunspots are visible, and occasionally none can be seen at all.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod