Bombardımandan sağ kalan pek çok Rumen askeri geri hatlara çekilmeye başladı.Muitas das tropas romenas que sobreviveram ao bombardeamento, começaram a fugir para retaguarda.
Casuslar düşman hatlarının arkasında savaşmamaktadırlar.Os partisans operavam atrás das linhas inimigas.
Waterloo & City Hattı (İngilizce: Waterloo & City line), Londra metrosunun hatlarından biridir.Waterloo & City Line é uma linha do Metropolitano de Londres.
İlçede günümüzde demiryolu hatları bulunmaktadır.Atualmente a ferrovia opera trens turísticos.
Petrol boru hatları listesiLimite de liquidez Limite de plasticidade
ABD'de her yaz yapımcılar sonraki sezonun hikâyelerini ana hatlarıyla belirler.Em cada verão, os produtores delineavam o enredo da temporada seguinte.
Gölgeler pek az görülür ve sayfadaki panellerden her birinde tüm öğeler temiz siyah hatlarla çizilir.O uso de sombras é esparsa e todos os elementos de um painel são claramente delineados com linhas pretas.
"LoveGame", albümün genel hatlarına benzer bir şekilde aşk, şöhret ve cinselliğe yönelik mesajlar barındırır."LoveGame" retrata uma mensagem sobre a fama, amor e sexualidade que é parecida com o tema central do álbum.
Koronalar özellikle yakın elektrik iletim hatlarında sesli ve radyo-frekansındaki gürültü oluşturabilir.A corona pode gerar ruído audível e de radio frequência, principalmente próximo a linhas de transmissão.
Jubilee Hattı (İngilizce: Jubilee line), Londra metrosunun hatlarından biridir.Jubilee Line é uma linha do Metropolitano de Londres.
Sebeos tarihi, döneminin ana hatlarını sunar.Tabela que mostra os principais momentos do fenômeno.
Bundan sonra şehre yapılan demiryolları hatları şehrin gelişip büyümesinde gayet önemli rol oynadı.Posteriormente, as ferrovias desempenhariam um importante papel no desenvolvimento da cidade.
Hatlar renklerle belirtilmiştir, aynı renkler hat haritasında ve varış istasyonlarında da belirtilmiştir.Ele é identificado pela pela cor vermelha na sinalização das estações e nos mapas do metrô .
Eski hatlarda yapılan son değişiklik ise 1892 yılında bitirilmiştir.Os último reparos foram feitos em 1892.
Mobil operatörler TIM ve Vodafone ise tüm hatlarda LTE bağlantısı sağlamaktadır.As operadoras MEO e Vodafone oferecem este tipo de banda larga em Portugal.
Osmanlının, “savunulabilir hatlara çekilmeleri” gibi bir seçenekleri yoktur.Vocês não terão uma revolução "ofereça-a-outra-face".
Anayasa, ulusal hükümetin bünyesinin ana hatlarını tespit eder.Raiz – define o topo da estrutura organizacional do diretório.
Hatların ticari hızı (istasyonlardaki durma sürelerinin de dahil olduğu ortalama hız) 42 km/sa'tir.De commerciële snelheid (gemiddelde snelheid inclusief haltetijden in de stations) bedraagt 42 km/u.
Hazırlık ateşi ardından Sovyet birlikleri Wehrmacht hatlarını yarmak için taarruza geçtiler.Na een voorbereidend artilleriebombardement trachtten de Sovjettroepen door de Wehrmachtlinies te breken.
Terminal 1, Terminal 2 ve iç hatlarda sürekli taksi hizmeti bulunmaktadır.Terminals 1 en 2 hebben taxi services.
Günümüzde bu hatlar sadece marşandiz trenleri tarafından kullanılmaktadır.Tegenwoordig worden deze spoorlijnen enkel nog gebruikt door toeristische treinen.
Günün sonunda Somme'nin kuzeyindeki Alman hatlarında 24 km2 boşluk oluştu.Aan het einde van de dag was in de Duitse linie ten zuiden van de Somme een gat van 24 kilometer gecreëerd.
Tümen taarruzu dağıldı, fakat bazı unsurları Minsk'in kuzeyindeki Alman hatlarına ulaştı.Toch wisten enkele detachementen de Duitse linies te bereiken ten noorden van Minsk.
29 Ağustos'ta, Pope bitmemiş demiryolu hattı boyunca Jackson'ın hatlarına karşı bir dizi saldırı başlattı.Op 29 augustus lanceerde Pope een serie van aanvallen op Jacksons stellingen bij de onafgewerkte spoorweg.
Waterloo & City Hattı (İngilizce: Waterloo & City line), Londra metrosunun hatlarından biridir.Waterloo & City Line - een soortgelijke korte lijn van de metro van Londen.
İlçede günümüzde demiryolu hatları bulunmaktadır.Tegenwoordig kampt de spoorlijn met problemen.
Yüz hatları da önceki filme göre daha genç görünümlüdür.Ook is ze zelf jonger dan in de oorspronkelijke serie.
Tōkaidō Ana Hattı (Japonca: 東海道本線, Tōkaidō-honsen), Japonya'daki ana demiryolu hatlarından biridir.De Tokaido-(hoofd)lijn (東海道本線, Tōkaidō-honsen) is de belangrijkste hoofdlijn van de Japan Railways.
Hatlar gergin, şekiller güçlüdür.De vormen zijn eenvoudig en de lijnen strak.
U55, Berlin metrosunun hatlarından biridir.De U55 is een lijn van de metro van Berlijn.
Yeni hatlar Haziran 2008'de Olimpiyat oyunları öncesinde açılmıştır.N.B. Medaillespiegel is bijgewerkt tot en met de Olympische Spelen van 2008.
Dış hatlar terminali yapılması da düşünülmektedir.Daarnaast worden de eindstations aangegeven.
Bu panik halinde geriye kaçarak kendi hatlarına daldılar.In een paniekreactie blies ze zichzelf op.
Helsinki tramvayı 1891 yılında açılmış olup Avrupa'nın en eski elektrikli tramvay hatlarından biridir.Het trambedrijf dateert van 1885 en is een van de oudste elektrische tramwegen ter wereld.
Bakerloo Hattı (İngilizce: Bakerloo line), Londra metrosunun hatlarından biridir.De Bakerloo Line is een lijn van de Londense metro.
Sonuçta cephedeki kuvvetler savunma hatlarını berkitip karşı tarafın taarruzunu beklemeye koyuldular.De stilte aan het front noopte hen tot wachten.
Buna uygun olarak, artık kullanılmayan tren yolu hatları bu görüntüyü pekiştirir.In de trein hoeft deze post dus niet meer gesorteerd te worden.
Fransız hatlarına yapılan ilk hafif süvari saldırısı kötü arazi koşulları sebebiyle başarısız olur.De aanval van de lichte cavalerie op de Fransen mislukte, omdat de regen de oevers te glad had gemaakt.
Genel olarak ön hatlardaki piyadelere destek vermek için kullanılır.Deze uitvoering wordt gebruikt voor het bevoorraden van troepen in de voorste linies.
Daha sonraki yıllarda yeni hatlar eklenmiştir.In de erop volgende jaren kwamen daar nog andere lijnen bij.
Tuna'ya doğru ilerleyerek Sovyet ikmal hatlarını tehdit etmeye başladılar.Na twee dagen begonnen de Sovjets hun eenheden naar het westen te verschuiven.
Petrol hatlarının önemi de burada ortaya çıkar.Ook werden de aldaar gelegen olie-installaties ingenomen.
Osmanlı kuvvetleri bütün hatlarını Rusçuk-Kadakyoy arasındaki mevkiye çekmek zorunda kaldı.Zij moest in de tweede ronde haar meerdere erkennen in de Russin Alla Koedrjavtseva.
Hatlar renklerle belirtilmiştir, aynı renkler hat haritasında ve varış istasyonlarında da belirtilmiştir.Beide diensten staan op de plattegronden, stationsborden en de koersrol aangegeven in de kleur paars.
Aksonlar sinir sisteminin birincil iletim hatlarıdır.Axonen zijn de primaire elementen van informatieoverdracht in het zenuwstelsel.
Piccadilly Hattı (İngilizce: Piccadilly line), Londra metrosunun hatlarından biridir.De Piccadilly Line is een lijn van de Londense metro.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Linie legionów Pompejusza załamały się i rzuciły się do bezładnej ucieczki.
Herakleios'un kendisi orduyu ön hatlardan komuta etmeye karar verdi.Herakliusz zdecydował się osobiście objąć dowodzenie armią.
Günlük olarak Stokholm'e ulaşım hatları mevcuttur.Ze stacji odjeżdżają pociągi w kierunku Sztokholmu w liczbie 5 połączeń dziennie.
1947 ve 1948 yılları arasında, Yafa ve Tel Aviv sınır hatları arasında gerilimler yaşandı.Na przełomie 1947 i 1948 nieustannie rosło napięcie na granicy pomiędzy Tel Awiwem a Jafą.
Ancak 1977 yılında kent konseyi tramvay hatlarını kaldırma kararlarından vazgeçtiler.W 1977 roku rada miasta postanowiła nie likwidować komunikacji tramwajowej.
Daha sonra yeni Mavi Tren hatları eklenmiştir.Tak będą wyglądały zmodernizowane pociągi Kolei Śląskich.
Bu yeniden kurulma sürecinde var olan tüm sokaklar ana hatlarıyla günümüzde de bulunmaktadır.Wszystkie najważniejsze zawsze rzeczy … są dziś u nas na pierwszym planie!
2. ve 3. hatların inşaatına 1991 yılında başlanmış olup 2000 yılında tamamlanmıştır.Budowa linii nr 2 i 3 rozpoczęła się w późniejszych miesiącach 2004 roku.
Günün sonunda Somme'nin kuzeyindeki Alman hatlarında 24 km2 boşluk oluştu.Pod koniec dnia w niemieckich liniach na południe od Sommy istniała przerwa długości 24 kilometrów.
Bir OKW albayı 8 Mayıs'ta Mareşal Schörner'i görmek için Amerikan hatlarından gönderildi.8 maja przeeskortowano pułkownika z OKW przez pozycje Amerykanów na spotkanie z Schörnerem.
Chūō Ana Hattı (Japonca: 中央本線, Chūō-honsen), Japonya'daki ana demiryolu hatlarından biridir.中央本線 Chūō-honsen), powszechnie nazywana linią Chūō, jest jedną z głównych linii kolejowych w Japonii.
Bu Habsburgların İspanyol ve Avusturya hatları olarak ikiye bölünmesine yol açtı.Tym samym nastąpił podział dynastii Habsburskiej na dwie części hiszpańską i austriacką.
Hammersmith & City Hattı (İngilizce: Hammersmith & City line), Londra metrosunun hatlarından biridir.Hammersmith & City Line – jedna z linii metra w Londynie, oznaczana kolorem różowym.
Petrol hatlarının önemi de burada ortaya çıkar.W tym czasie odkryto tutaj złoża ropy naftowej.