hatasız ile cümle
hatasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hiçbir insan hatasız değildir.Kein Mensch ist ohne Fehler.
Erişim tarihi: 8 Haziran 2018. ^ "Referandumu hatasız tahmin eden şirketin son anketi ilk kez Odatv'de".Abgerufen am 5. Juni 2018 (türkisch). Referandumu hatasız tahmin eden şirketin son anketi ilk kez Odatv'de.
Bağımsız değişken hatasızdır.Die Vertauschung ist fehleranfällig.
Sarhoş sürücüleri ise hatasız olarak sarhoş gösteriyor.Ein aggressiver, randalierender Betrunkener irrt umher.
Bu testlerin hiçbiri hatasız değildir.Diese Anzeigen sind keine Fehlstellen.
Kendi anadilini bile hatasız konuşamaz.Elle ne peut même pas parler sa langue maternelle sans faire de fautes.
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.En 1960, l'EDVAC fonctionne 20 heures par jour avec une moyenne de huit heures d’error-free run time.
Ancak, özel durumlar da hatasız olarak hesaplanabilir.Cependant, des cas spécifiques peuvent être aussi calculés précisément.
Sarhoş sürücüleri ise hatasız olarak sarhoş gösteriyor.Mais le figurant pressenti arrive complètement ivre.
Rakip oyuncu servisi hatasız olarak karşılayamazsa, servis yapan oyuncu puan kazanır (bkz. ace).Si le receveur ne touche même pas la balle, le service gagnant est appelé ace.
Yagudin hatasız bir program sundu ve kısa programı ilk sırada bitirdi.Yagudin realizó un excelente programa corto terminó en primer lugar.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Los hechos a que estoy aludiendo son todos obvios e indiscutibles.
Şu halde tüm iyi niyet ve düşüncelere rağmen, insanlar hatasız olamayacaktır.Después con el compromiso y la profesionalidad de todos no tendremos problemas.
Bağımsız değişken hatasızdır.Le variabili indipendenti non hanno errore.
Olumlu doğrulama: alıcı hatasız aldığı tüm çerçeveler için bir doğrulama iletisi gönderir.Error: Il server invia un pacchetto di errore se una richiesta non è valida.
Bu nedenle sıfır hata, hatasızlık anlamına gelmemektedir.Потому неудавшаяся подстановка — не ошибка.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Ясно, насколько несостоятельны и неправильны такого рода взгляды.
Bu nedenle sıfır hata, hatasızlık anlamına gelmemektedir.لذلك كان رأي الإمام المعصوم موثوقاً لا يتطرّق إليه الخطأ.
Hata düzeltme ise hataların bulunması ve asıl, hatasız verinin yeniden oluşturulmasıdır.تصحيح الأخطاء هو اكتشاف الأخطاء وإعادة إنشاء البيانات الأصلية الخالية من الأخطاء.
Sarhoş sürücüleri ise hatasız olarak sarhoş gösteriyor.Logo, você não deve dirigir embriagado.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Essas relações são valoráveis em verdadeiro e falso.
Her bir tasarım elemanı iyi tanımlı bir arayüze ve hatasız davranış tanımlamasına sahip olmalıdır.Todos deviam ter boa aparência e não ter defeito físico.
SinemaTürk'te Hatasız Kul OlmazCinema sem Erros.
Ek olarak imamların masum yani günahsız ve hatasız olduğuna inanılmıştır.Als volwassene vind je van jezelf dat je niet deugt en voel je je snel schuldig of slecht.
Pratikte bu metotlardan hiç biri hatasız değildir.Met zijn tactiek is in beginsel niets mis.
Katolik inancına göre Papa, yeryüzündeki tek hatasız kuldur.Volgens zijn vader is het bos de enige veilig overgebleven plek op aarde.
Hatasız kul olmaz.Het beste paard struikelt wel eens.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Jag menar, det är ju bara dumt och dåligt rent ut sagt.
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.För att få TGL måste man arbeta minst åtta timmar i veckan.
SinemaTürk'te Hatasız Kul OlmazУ кінотеатрах йшов погано.
Naif bir tilki yoktur. Aynı şekilde, hatasız bir adam diye bir şey de yoktur.Наївних лисиць не існує. Так само не існує людей без недоліків.
Onlar hatasız.Вони мають рацію.
Yatırımdır: Uzun dönemde bir işi hatasız yapmak sonradan düzeltmekten daha ucuzdur.Neboť (jak bylo řečeno): je lepší vykonat dobrý skutek než hodně promíjet.
Öğrenirken hatasız ve yavaş çalışmak esastır(değişmez kuraldır).Ten sotva slyšitelným a sípavým hlasem odpověděl: „Ano“ a vzápětí ztratil vědomí.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Samotný text je nepřesný a zavádějící.
Hiç kimse hatasız değildir.Senki sem hibátlan.
Bağımsız değişken hatasızdır.Tasapurenta on virhe.
Ayrıca ürünün hatasız olması gerektiğini de belirtir.Det skal derimot ikke brukes til å skjule at produktet er dårlig.
Sarhoş sürücüleri ise hatasız olarak sarhoş gösteriyor.Maksudnya, orang yang mabuk akan mengatakan yang benar.
Hatasız bir test yapmak mümkün değildir. %100 doğru karar verilemez.Catatan: Statistik ini tidak 100% valid.
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.1960年には、EDVACは一日に20時間エラー無しで動作した。
Daha hatasız bir lineer grafikleme yöntemi Eadie-Hofstee grafiğidir.より正確な線形プロットは、イーディー=ホフステー図である。
Sarhoş sürücüleri ise hatasız olarak sarhoş gösteriyor.酒癖が悪く絡み酒になる。
Öğrenirken hatasız ve yavaş çalışmak esastır(değişmez kuraldır).酒は弱く、時折身に覚えの無い(武者頑駄無真悪参時代のものと推測される)記憶に悩まされている。
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.到1960年,EDVAC每天运行超过20小时,平均8小时无差错时间。
Ek olarak imamların masum yani günahsız ve hatasız olduğuna inanılmıştır.“ ” 我必須承認我無法判斷你是無辜還是有罪。
Hatasız bir test yapamayacağımız için her testte bir miktar yanılma riskimiz vardır.因为没有机会透過試錯學習,所以每个嘗試都是重要的。
Öğrenirken hatasız ve yavaş çalışmak esastır(değişmez kuraldır).至于礼仪乐律、星筭卜卦,靡不究穷奥妙。
Hatasız bir test yapmak mümkün değildir. %100 doğru karar verilemez.אולם, יש לציין כי אין אבחנה מלאה ב-100%.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.הם מרגישים שזה לא נכון ושגוי.
Onlarca yıl önce duyduğu bir besteyi ezberden neredeyse hatasız çalabilmiştir.דבר שאינו הגיוני שכן היא מתה לפני 10 שנים.
Ek olarak imamların masum yani günahsız ve hatasız olduğuna inanılmıştır.Тя е убедена, че децата са виновни и не греши.
Yagudin hatasız bir program sundu ve kısa programı ilk sırada bitirdi.Jagudin odkorčuľoval bezchybný krátky program a skončil prvý.
Bu nedenle sıfır hata, hatasızlık anlamına gelmemektedir.Správnosť - nesmie obsahovať chyby.
Bağımsız değişken hatasızdır.Intervaly zmien sú nepravidelné.
Sarhoş sürücüleri ise hatasız olarak sarhoş gösteriyor.Dirkači razreda voiturette so označeni poševno.
Bu nedenle sıfır hata, hatasızlık anlamına gelmemektedir.Tad ir išsižadėjimas neįrodo jos klaidingumo.
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.1960. aastal töötas EDVAC üle 20 tunni päevas.
Gömüllü sistemler, yıllarca hatasız bir şekilde çalışacağı varsayılan donanımların içinde bulunur.Manussüsteeme kasutatakse rohkelt sellistes seadmetes, mis peavad ilma vigadeta järjest töötama aastaid.
Anahtar sunucusuna yükleme işlemi hatasız sonuçlandıDie Übertragung zum Schlüsselserver war erfolgreich.