Ana içeriğe geç
Sözlük

hatamı ile cümle

hatamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hatamızı anlamamız saglandı.Fizeram-nos perceber o nosso erro.
Hatamızı anlamamız saglandı.Me tajusimme virheemme.
Hatamızı anlamamız saglandı.Nos dimos cuenta de nuestro error.
Hatamızı anlamamız saglandı.Vi var nødt til at indse fejltagelsen.
Hatamızı anlamamız saglandı.Vi var tvungna att inse misstaget.
Hatamızı anlamamız saglandı.Καταλάβαμε το λάθος μας.
Hatamızı anlamamız saglandı.Мы поняли свою ошибку.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Dalam pengajaran agama, di sini kita sering melakukan kesalahan, kita berkonsentrasi hanya pada doktrin.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Învățăturile religioase, aici am greșit, concentrându-ne numai pe credința în doctrine absconse.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.종교적인 가르침, 이것이 우리가 잘못되게 된 곳입니다. 편협된 교리들을 믿는 것에만 순전히 집중하는 것이요.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Las enseñanzas religiosas, y aquí es lo que hemos hecho mal, se concentraban en creer doctrinas complicadas.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Nauczanie religijne poszło w złym kierunku, koncentrując się na niezrozumiałej doktrynie.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Обучение религии - вот где развитие пошло не в ту сторону, замкнувшись на утончённом доктринёрстве.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Релігійне вчення. Ось де ми схибили, зосередившись виключно на вірі в малозрозумілі доктрини.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.הוראה דתית, זהו המקום בו פנינו לדרך שגויה, מתרכזים רק באמונה בדוקטרינות סתומות.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.التعليم الديني، ها هنا حيث مضينا بطريقة خاطئة، مركزين فقط على صعوبة مذهب الإعتقاد الديني.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.難解な教えを信じることばかりやってきたのです 宗教についての教育は 常に行動に結びつかなければなりません
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.Ale moim zdaniem popełniliśmy w niej jeden bardzo poważny błąd.
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.Ale odrážela se v ní, dle mého názoru, také jedna z našich největších chyb.
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.Es beinhaltete, meiner Meinung nach, jedoch auch unseren größten Fehler.
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.하지만 제 생각엔, 저희가 가장 중대한 실수를 한 것 같았습니다
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.Mais d'après moi, il comprend également notre plus grosse erreur.
Hayır, bizim hatamızdı.Fue culpa nuestra.
Hayır, bizim hatamızdı.Não, a culpa é nossa.
Hayır, bizim hatamızdı.-Ne, bila je najina krivda.
Hayır, bizim hatamızdı.Nee, het is onze schuld.
Hayır, bizim hatamızdı.Non, c'est de notre faute.
Hayır, bizim hatamızdı.No, si figuri, siamo noi a scusarci.
Hayır, bizim hatamızdı.Nu, e vina noastră.
Hayır, bizim hatamızdı.Όχι, ήταν δικό μας λάθος.
Hayır, bizim hatamızdı.Что вы, это была наша вина.
Hayır, bizim hatamızdı.لا ، إنه خطؤنا
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.A barna épület az, amit eddig láttak, és megmondom, hol hibáztam.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.El edificio marrón es el que ustedes han estado viendo y les diré donde cometí mi gran error.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.Het bruine gebouw is wat je aan het bekijken was. Ik zal je zeggen waar ik mijn grote fout maakte.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.갈색 건물이 이제껏 소개한 건물입니다. 그리고 제가 어디서 큰 실수를 저질렀는지 가르쳐 드리죠.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.Le bâtiment marron est celui que vous avez vu, et je vais vous dire ou j'ai fait ma plus grosse erreur.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.L'edificio marrone è uno di quelli che state osservando e vi dirò dove ho commesso il mio grande errore.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.Ten brązowy budynek to ten, na który patrzyliście i powiem wam, na czym polegał mój wielki błąd.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.V-aţi tot uitat la clădirea maro şi vă voi spune că am făcut o greşeală imensă.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.Кафявата сграда е тази, която вие досега гледахте и ще ви кажа къде направих грешка.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.Коричневое здание, это то, на которое вы, ребята, смотрите и я скажу вам, где допустил большую ошибку.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.הבניין החום זה הבניין שראיתם ואגלה לכם את הטעות הגדולה שלי.
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.المبنى البني هو ما كنتم تنظرون اليه يا شباب و ساخبركم اين اقترفت خطئي الكبير
İşte şu bakmakta olduğunuz kahverengi bina, beyler, ve size işte nerede en büyük hatamı yaptığımı anlatayım.私の失敗談をお話しします この工業団地を全て購入できる チャンスがあったのですが
Mazeretim yok. Tamamıyla bizim hatamız.Det var min hustru som körde.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Chúng ta đang xóa bỏ điều đó, và họ đã không còn nghĩ đến điều đó nữa mà hướng vào tương lai.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Hoy lo estamos revirtiendo y ellos lo han superado y están enfocados en el futuro.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Kita mengubah itu sekarang, dan mereka telah melupakannya dan melihat masa depan.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.우리는 이제 원상태로 돌리고 있으며 그들은 이것을 넘어 미래로 향하고 있습니다.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Nous défaisons tout cela maintenant, et ils ont vraiment tourné la page, et regardent vers l'avenir.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Nyní to napravujeme, zatímco oni již minulost dávno překonali a dívají se do budoucnosti.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Reparăm acest lucru acum şi deja au trecut peste asta şi privesc către viitor.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Stiamo rimediando adesso; loro hanno superato questo momento e sono proiettati verso il futuro.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.We maken dat nu ongedaan, en zij zijn er helemaal overheen en richten hun blik op de toekomst.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Αυτό αλλάζει τώρα, το ξεπερνούν και πορεύονται προς το μέλλον.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Ми виправляємо це зараз, і вони настільки раді та спрямовані поглядом у своє майбутнє.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Мы исправляем это сейчас, и они настолько рады и устремлены в свое будущее.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.Сега поправяме това, те са го преодолели и гледат напред в бъдещето.
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.אנחנו עושים זאת עכשיו, והם עברו את זה ועסוקים בעתיד שלהם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod