Çok küçük hatalar yapıyorlar.Те плащат много ниска цена.
[Çok samimi] [Ciddi hatalar]Серйозна помилка (Сміх)
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameCatégorie d'erreurs pour ForceCoulombiennePropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameClase de errores para la fuerza de CoulombPropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameClasse de erros para a força de CoulombPropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameClasse errori per Forza di CoulombPropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameFehlerklasse für Coulomb-KraftPropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameFejlklasse for CoulombForcePropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameFelklass för CoulombkraftPropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameFoutenklasse voor CoulombKrachtPropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameKlasa błędów dla SiłyCoulombaPropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNamePropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNamePropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNamePropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNamePropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameTřída odchylek pro Coulombovu síluPropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameΚλάση σφαλμάτων σταθεράς CoulombPropertyName
CoulombKuvveti hataları türüPropertyNameКлас помилок для CoulombForcePropertyName
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.그는 국가가 과거의 실수를 반복해서는 안된다고 생각했기 때문입니다.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Omdat hij dacht dat een land de fouten van het verleden nooit mag herhalen.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Parce qu'il pensait qu'une nation ne devait jamais reproduire ses erreurs du passé.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Pentru că a crezut că o naţiune n-ar trebui să repete greşelile trecutului.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Perché pensò che una nazione non dovrebbe ripetere gli errori del passato.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Ponieważ uważał, że naród nigdy nie powinien powielać błędów z przeszłości.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Porque piensa que que una nación nunca debería repetir los errores del pasado.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Vì ông ấy nghĩ rằng một quốc gia không bao giờ nên lặp lại những sai lầm quá khứ
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Weil er dachte eine Nation sollte niemals ihre Fehler der Vergangenheit wiederholen.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Защото си мислел, че една нация никога не трябва да повтаря грешките от миналото.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.Потому что он думал, что народ никогда не должен повторять ошибок прошлого.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.מפני שהוא חשב שאסור לאומה לחזור על שגיאות העבר שלה.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.لأنه يعتقد ينبغي على الأمة ألا تكرر أخطاء الماضي.
Çünkü, bir milletin... ...geçmişteki hataları asla tekrarlamamaları gerektiğini düşündü.過去に犯した間違いを 繰り返さないようにするためです 日中戦争で戦った英雄達--
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.För att en annan sak som förbinder oss är vår förmåga att skratta och vår förmåga att lära från våra misstag.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.For en anden ting der forbinder os er vores hang til latter og vores stræben efter at lære af vore fejl.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.Ker še ena stvar, ki nas povezuje, je naša sposobnost smejanja in naši poskusi, da se učimo na svojih napakah.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.왜냐하면 웃을 수 있는 능력과 실패에서 배우고자 하는 것 또한 우리를 연결시켜주는 요소이기 때문입니다.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.Koska toinen yhteinen piirteemme on nauramisen taito ja pyrkimys oppia virheistämme.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.Mert még egy dolog, ami összeköt bennünket az, hogy tudunk nevetni, és igyekszünk tanulni a hibáinkból.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.Pretože ďalšou vecou, ktorá nás spája je naša schopnosť smiať sa a naše pokusy poučiť sa z vlastných chýb.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.Protože další věcí, která nás spojuje, je naše schopnost se smát a naše snaha učit se z vlastních chyb.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.Vì một điều khác liên kết con người lại với nhau là khả năng cười và rút ra bài học từ sai lầm của mình.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.Weil etwas anderes, das uns verbindet, unsere Fähigkeit zu lachen ist und unser Versuch aus Fehlern zu lernen.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.Бо інша річ що поєднує нас це наша здатність сміятись і наше намагання вчитись з наших помилок.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.لأن الشيء الآخر الذي يربط بيننا هو قدرتنا على الضحك ومحاولتنا أن نتعلم من أخطائنا.
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.因为将我们连结在一起的,还有 我们笑的能力 我们努力从错误中吸取教训。
Çünkü bizi bağlayan bir diğer şey ise gülme yeteneğimizdir ve hatalarımızdan ders alma girişimimizdir.笑うこと、 間違いから学ぼうとすることでもあるからです。 過去から学び、
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Az optikai csalódásokat könnyű demonstrálni.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Bởi trong ví dụ ảo giác thị giác ta có thể dễ dàng chỉ ra sai lầm ở đâu
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Deoarece în cazul iluziilor vizuale putem demonstra uşor greşelile.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.I visuella illusioner kan vi enkelt demonstrera misstagen.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.시각적인 착각에서는 실수를 쉽게 보여드릴 수 있지만
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Parce que, avec des illusions d'optique, nous pouvons facilement montrer les erreurs.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Ponieważ w iluzjach optycznych możemy łatwo pokazać błędy.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Porque nas ilusões óticas podemos demonstrar facilmente os erros.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Pri optičnih iluzijah preprosto prikažemo napake.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.U zrakových iluzí můžeme jednodduše poukázat na chyby.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Visuaalisilla illuusioilla on helppo demonstroida virheitä.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Want in visuele illuisies kunnen we makkelijk laten zien waar het fout gaat.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Weil wir bei optische Täuschungebn einfach die Fehler aufzeigen können.
Çünkü görsel yanılsamalardaki hataları kolaylıkla oraya çıkarabiliriz.Στις οπτικές ψευδαισθήσεις μπορούμε εύκολα να υποδείξουμε τα σφάλματα.