Bunlar yanlış paternler. Hatalı pozitifler. Birinci grup hatalar.그것들은 틀린 패턴입니다, 잘못된 긍정, 즉, 제1종 오류죠.
Bunlar yanlış paternler. Hatalı pozitifler. Birinci grup hatalar.Het zijn foute patronen, vals positieven, Type I-fouten.
Bunlar yanlış paternler. Hatalı pozitifler. Birinci grup hatalar.Jsou to nesprávné vzorce, falešně pozitivní, chyby prvního typu.
Bunlar yanlış paternler. Hatalı pozitifler. Birinci grup hatalar.Ne ovat vääriä malleja, vääriä positiivisia, tyypin I virheitä.
Bunlar yanlış paternler. Hatalı pozitifler. Birinci grup hatalar.To są błędne wzorce, alfa-błędy, błędy pierwszego rodzaju.
Bunlar yanlış paternler. Hatalı pozitifler. Birinci grup hatalar.אלה דפוסים לא נכונים, שקריים. אלה טעויות מסוג I.
Bunlar yanlış paternler. Hatalı pozitifler. Birinci grup hatalar.انماط خاطئة. ايجابية زائفة. انها اخطاء من النوع الاول
Bunlar yanlış paternler. Hatalı pozitifler. Birinci grup hatalar.ドーパミンを抑制する薬を
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."Anh sẽ phải quậy dữ lắm để làm nó trở nên tồi tệ."
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."Dovrai fare davvero un grosso casino per farla andare male."
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."Du muss wirklich große Scheiße bauen um es schlecht zu machen."
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım." (Gülüşmeler)Kau harus benar-benar babak-belur untuk mengacaukan yg satu ini. " (Tertawa)
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım." (Gülüşmeler)"Musiałbyś poważnie narozrabiać, żeby ją spieprzyć" (Śmiech)
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."Il va falloir que tu merdes vraiment pour la rendre nulle."
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."Je moet er echt een puinhoop van maken wil je dit een slechte conferentie maken."
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."네가 TED를 저질로 만들려면 정말로 엉망진창으로 만들어야 할거야."
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım.""Vais ter que fazer asneira da grossa para dares cabo dela."
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."Va trebui s-o dai în bară rău de tot ca s-o strici".
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."Тебе прийдется очень сильно испоганить ее, что бы успеть испортить".
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."Ще трябва доста да се постараеш да я прецакаш, че да успееш да я провалиш."
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."".אתה תצטרך לדפוק את הכול ממש רע כדי לקלקל את זה
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."يتوجب عليك جهد عظيم من أجل أن تجعله يفشل."
Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım."(笑い)
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .En af grundene til, at det sker, er, at vi tænker, at nogle udfald er mindre tilfældige end andre.
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .이러한 결과가 나오는 한가지 이유는 우리가 어떤 결과는 다른 결과보다 덜 나온다는 착각을 하기 때문입니다
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .Prečo sa to deje? Myslíme si, že niektoré výsledky sú menej pravdepodobné než ostatné.
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .Questo è spiegato dal fatto che ci sbagliamo quando riteniamo che certe occorrenze siano meno casuali di altre
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .Trebuie să realizam că nu există " numere norocoase " .
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .Uma razão para isso acontecer é que erramos pensando que certos resultados são menos aleatório que outros.
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .Причината за това е, че си мислим, че някои изходи са по-малко произволни от други
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .אחת הסיבות לכך היא שאנו טועים לחשוב שתוצאות מסוימות הן פחות אקראיות מאחרות.
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .وأحد أسباب هذا هو لأننا نخطئ في فكرة أن نتائج معينة هي أقل عشوائية من تلك الأخرى
Bu oluyor, çünkü kesin çıkarımlarda bulunurken yaptığımız hatalar, diğerlerinden daha az şansa bağlı. . .一定の結果が他の結果より ランダムに起こりにくいと思うからです。 しかしラッキーナンバーなどはありません。
Burada hep dikkatsiz hatalar yaparım.Siempre hago descuidados errores aquí.
Burada hep dikkatsiz hatalar yaparım.Tady vždycky dělám hloupé chyby.
Burada hep dikkatsiz hatalar yaparım.Винаги правя грешки от невнимание.
Burada hep dikkatsiz hatalar yaparım.אני תמיד טועה כאן, בגלל רשלנות.
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)이 프로세스는% 1이( 가) 디버그하고 있습니다. (% 2) _BAR_/ _BAR_이 프로세스는 $[이가% 1] 디버그하고 있습니다. (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)% 1 (% 2) razhroščuje ta proces
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Acest proces este depanat de către% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)A folyamat nyomkövetés alatt áll. A nyomkövető folyamat:% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Ce processus est en cours de débogage par %1 (%2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Denne proces fejlrettes af% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Der Prozess läuft im Debugger %1 (%2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Dit proces wordt debugt door %1 (%2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Este proceso está siendo depurado por %1 (%2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Este processo está a ser depurado por% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Proces jest debugowany za pomocą% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Processen avlusas av% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Proses ini sedang diawakutu oleh% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Questo processo è sottoposto a debug da parte di %1 (%2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Tätä prosessia jäljittää% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Tento proces je odlaďovaný% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Γίνεται αποσφαλμάτωση αυτής της διεργασίας από το% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Процесс% 1 (% 2) отлаживает данный процесс.
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)Цей процес зневаджується% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)هذه العملية تنقح ب% 1 (% 2)
Bu sürecin% 1 tarafından hataları ayıklanıyor (% 2)このプロセスは %1 (%2) によりデバッグ中です
Bütün bunları hesaba katarsanız, hatalar önlenemez.All das zusammengefasst sind Fehler unvermeidbar.
Bütün bunları hesaba katarsanız, hatalar önlenemez.Așadar, greșelile sunt inevitabile.