Küçük hatalar veri analizi sırasında matematiksel olarak düzeltilir. .אם לא, מנסה לתקן את הטעות בעזרת שיטות מתמטיות מתקדמות.
Mavi Ekran hataları Windows durma hataları olarak da bilinir.מסך המוות הכחול – מסך שגיאה במערכת ההפעלה Windows.
Mutasyonlar DNA ikileşmesi sırasında meydana gelen hatalar veya mutajenlerden kaynaklanır.מוטציות נוצרות בעקבות שגיאות במהלך העתקת ה-DNA או כתוצאה מחשיפה למוטגנים.
Hataları tespit etmek ve çözmek.להבין ולמצוא פתרונות.
Fakat kız kardeşimizin de hataları var."בזכותם נושענו גם אנחנו" .
I. Tür - α ve II. Tür - β tipi hatalar bilinçli olarak yapılan hatalardır.שגיאות מסוג I ו-II: מתייחסות למצבים של False Positive או False Negative.
Hatalar yapmak her zaman yanlış değildir.זה לא תמיד לא נכון לעשות טעויות.
Hatalar yapmak her zaman yanlış değildir.זה לא תמיד שגוי לעשות טעויות.
Hatalar yapmak her zaman yanlış değildir.לעשות טעויות זה לא תמיד שגוי.
Hatalar yapmak her zaman yanlış değildir.לטעות זה לא תמיד שגוי.
Hatalar yapmak her zaman yanlış değildir.לטעות זה לא תמיד לא נכון.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Убеден съм, че човек, който допуска грешки, трябва да има възможност да се поправи.
Hata ayıklayıcı, başka programların hatalarını ayıran programdır.Дебъгване е самия процес на откриване на грешки с една програма в друга.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Допуснати грешки при изпълнението ѝ трудно биха могли да бъдат поправени.
Enerji hataları birkaç kJ / mol'den az olabilir.Енергията на дисоциация на връзката H–I е най-ниската от халогеноводородите – 295 kJ/mol.
Bu yeni baskı gözden geçirilip hatalar düzeltilerek birçok kez yayınlanmıştır.От създаването му до момента са откривани и поправяни много проблеми по сигурността.
Ürün kusurları müşteriye kadar ulaşmasına izin verilen hatalardır.При него даден продукт се произвежда чак след поръчка на клиент.
Çünkü en iyi niyete sahip olabilirsiniz ama yeterli bilginiz olmayabilir ve çok büyük hatalar yapabilirsiniz."Možda ćete se radi toga osjećati bolje, ali vas ne čini ništa mudrijim."
Tüm zamanlama hataları ortadan kalkar.Svakakve se računalne pogreške pojavljuju.
15 cm s.F.H.40 tasarımı yapım hatalarından ötürü asla seri üretime geçemedi.T-54M nikad nije ušao u serijsku proizvodnju.
Sonuçta Hamming Kodu iki bitlik hataları bulur ama bunları bir bitlik hatalardan ayırt edemez.Sada je golman zaklonio čitav gol, ali još uvijek postoje dvije opasnosti.
Hataları raporlamak için kullanılan, kontrol amaçlı bir protokoldür.Dátovy protokol využíva opravu chýb.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Je ťažké nájsť a odstrániť chybu.
Martine konuşurken gramer hataları yapmıştır.Počas pôsobenia v Martine viedol spevokol.
Fakat kız kardeşimizin de hataları var."Tento príbeh má dozvuky aj v súčasnosti.”
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Za tretie: Znášať a ospravedlňovať chyby blížneho.
Tecrübe, (yapılan hatalardan elde edilen tecrübeler de dahil) öğrenmenin temelini oluşturur.Štatistika je veda založená na využívaní empirických (t. j. založených na skúsenostiach) dát.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Bolo jasné, že sú nevyhnutné zásadné zmeny, ak majú byť chyby odstránené.
Eskişehirspor bundan sonra hakem hatalarına alışık olacak demektir.Surintendant po tomto sľube upadol opäť do starých zlozvykov.
Yazar kitapta bulunan hatalar için de ödül vermektedir.Nagrajenec prejme tudi pisno utemeljitev nagrade.
Laplace normal dağılımı incelemkte olduğu deneylemelerde hataların analizi konusunda uygulamıştır.De Laplace je teorijo normalne porazdelitve uporabljal za preučevanje napak v poskusih.
Fakat kız kardeşimizin de hataları var."To velja tudi za naše komade."
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Izdali so posodobitev, ki popravi to napako.
Salamura hataları.Zelišča Salvia.
Talkback - Firefox hatalarını Mozilla'ya bildirir.Za članek o Firefoxu glejte Mozilla Firefox.
Bu ilk hatayı yaptıktan sonra diğer hataları yapmaya zorlandı.Kmalu po začetku uporabe so se pokazale prve serijske napake.
Bu basımda bazı çeviri hataları da bulunmaktadır.Bankovce konvertibilnih mark so doletele tudi številne tiskarske napake.
Mutasyonlar DNA ikileşmesi sırasında meydana gelen hatalar veya mutajenlerden kaynaklanır.Mutacijos atsiranda dėl DNR replikacijos klaidų arba nuo mutageno poveikio.
1 bitlik hatalar düzeltilebilir.Kas netobula, gali būti patobulinta.
Salamura hataları.Selemonas Paltanavičius.
Fakat kız kardeşimizin de hataları var."Tom'o grupė taip pat graži."
Artık hakem hatalarıyla yaşamak zorundayız.Jos aiškina gyvenimo neteisybes.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Šios svarstyklės turi du klaidų šaltinius, kurių neturi balansinės svarstyklės.
Hatalar yapmaktan korkmayın.Nebijok padaryti klaidos.
Öğretmen öğrencilerinin hatalarını gösterdi.Mokytojas parodė mokinių klaidas.
Çünkü hepimiz hatalar yapıyoruz.Meie teeme ikka veel kuradi palju vigasid.
Hatalar bir normal dağılım gösterir.Vigade komponentidel peab olema normaaljaotus.
Ürün kusurları müşteriye kadar ulaşmasına izin verilen hatalardır.Nimelt veast saab defekt, kui toode jõuab kliendini.
Anlatım bozuklukları, yazılı veya sözlü anlatımda karşılaşılan hatalardır.Neil tuleb sündmuse vastata küsimustele kas suuliselt või kirjalikult.
Bu sistemde işlem hızının artması ve hataların azalması büyük bir ilerleme sayılmıştır.Kiirus oli märgatavalt kiirem ja edastamisel esines oluliselt vähem vigu.
Eşlik tek-bitlik hataları bulmayı sağlar.Paarsus on vigade kindlaksmääramise viis.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Eksimustest õpitakse ja neid ei varjata.
Bu süreç, yeni sentezlenen DNA'daki hataları düzeltir.See protsess parandab vead vastsünteesitud DNAs.
Snapshot'un amacı hataları öğrenmek, yeni bir şeyler eklemek amacı olabilir.Goffman rõhutab, et oma vigadele tähelepanu juhtimine neid parandades võib asja hullemaks teha.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Suuri vigu välja ei tulnud, väikesed parandati.
1980lerde, hatalarla dolu, suistimalin diz boyu olduğunu gördüğüm bir dünyaya girdim, inanç dünyasına.Durante 1980 me infiltré en el mundo que encontré lleno de falacia, y abundante de abuso, el mundo de la fe.
1980lerde, hatalarla dolu, suistimalin diz boyu olduğunu gördüğüm bir dünyaya girdim, inanç dünyasına.През 80-те навлязох в свят, изпълнен със заблуда и оскърбление, т.нар. "атиум".
% 1 diff dizinini% 2 dizinine uygularken hatalar meydana geldi.Det uppstod problem att applicera jämförelsen% 1 med katalogen% 2.
% 1 diff dizinini% 2 dizinine uygularken hatalar meydana geldi.Er zijn problemen opgetreden tijdens het toepassen van diff %1op map %2.
% 1 diff dizinini% 2 dizinine uygularken hatalar meydana geldi.Il y a eu des problèmes lors de l'application des différences %1 au dossier %2.