hataların ile cümle

hataların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Detectare și corectarea erorilor depinde de o estimare a tipurilor de erori care apar.
Hata ayıklayıcı, başka programların hatalarını ayıran programdır.Un utilitar uninstaller este un program care dezinstalează alte programe.
Tıbbi hataların sınıflandırmak için birçok taksonomi vardır..Există multe sisteme de clasificare taxonomică a speciilor de grâu.
Bütün olası tetikleyici hatalarını bulmada iyi değildir.Ca teorie, însă, prezintă toate erorile posibile.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Corecția erorii nu este posibilă.
Bu sitede geniş içerikli olarak eklentiler ve hataların çözümleri yer almaktadır.Rezultatele monitorizării sînt publicate sub forma unor liste de greșeli și recomandări.
Hatalarına rağmen onu seviyorum.În ciuda greșelilor lui, îl iubesc.
Hatalarına rağmen onu seviyorum.În ciuda greșelilor ei, o iubesc.
Acele etmek hataların yapılmasına yol açar.Graba deschide drumul către facerea greșelilor.
Kendi hatalarından öğrenmelisin.Trebuie să înveți din propriile greșeli.
CAS sürati bu hataların giderilmiş halidir.Stark eltökélt, hogy helyrehozza múltbeli hibáit.
Bu hataların giderilmesi maliyeti yükseltir.Ezzel a javítás költsége megnő.
Zinovie ve Kamenev hatalarından pişman olunca 1928'de partiye geri kabul edildi.Kamenev ja Zinovjev saivat puoluejäsenyytensä takaisin vuonna 1928.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Σε αυτή την κατηγορία ανήκουν οι δύο Απολογίες του.
Hataların düzeltilmesi uç noktalardaki protokollere bırakılmıştır.Σφάλματα στο πεδίο δεδομένων πρέπει να διαχειριστούν από το ενθυλακωμένο πρωτόκολλο.
Affediyor ve kendi hatalarını yapıyor.Hun tilgiver og hun laver selv fejl.
Hata ayıklayıcı, başka programların hatalarını ayıran programdır.En computervirus er et lille program, som forsøger at inficere andre programmer.
Laplace normal dağılımı incelemkte olduğu deneylemelerde hataların analizi konusunda uygulamıştır.Laplace menggunakan distribusi normal untuk analisis galat suatu eksperimen.
Oluşan hataların anında fark edilmesi.Juga saat melihat adanya penyalahgunaan langsung segera dilaporkan.
Yenilikler, genelde hataların giderilmesi biçimindeydi.Pasangan sering mencari kesalahan Anda.
Talkback - Firefox hatalarını Mozilla'ya bildirir.Talkback - báo cáo các đổ vỡ của Firefox đến Mozilla.
Bu seride Timmy ve arkadaşları paylaşmayı, arkadaş edinmeyi ve hatalarını kabul etmeyi öğrenmek zorundalar.Trong phim này, Timmy và các bạn học cách chia sẻ cùng nhau, sửa chữa lỗi lầm và làm bạn.
Gumball ve Darwin'in hatalarına çok kez şahit olmuştur.Mặc dù vậy, cậu hay trò chuyện với Gumball và Darwin nhiều lần.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Điều này đã được sửa chữa bởi các bản vá lỗi.
Bu amacına kendi hatalarından öğrenerek ve kendisi üzerinde deneyler yaparak ulaşmaya çalıştı.彼は、自分の失敗や自分自身を使った実験などから学ぶことを通して、この目的の達成を試みた。
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.しかしチャゼルは彼らに同情的で、経験が少ないことに理解があり、ミスを全く気にしなかった。
Laplace normal dağılımı incelemkte olduğu deneylemelerde hataların analizi konusunda uygulamıştır.ラプラスは正規分布を実験の誤差の解析に用いた。
Oluşan hataların anında fark edilmesi.自分の誤りをただちにこころよく認める。
Bağdaşıklık, bu tür hataların oluşmasını engeller.いかなるこういった違反も誤謬を構成する。
'Affet!' diye yalvarın; kapıdan da secde ederek girin ki, hatalarınızı bağışlayalım.我們懇求你:使我們默想聖母玫瑰經的奧跡,並能效法其中的含義,獲得其中的許諾……」。
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.然而,查澤雷則十分支持他們,理解他們缺乏經驗而不在乎他們犯的錯誤。
Laplace normal dağılımı incelemkte olduğu deneylemelerde hataların analizi konusunda uygulamıştır.拉普拉斯在誤差分析試驗中使用了常態分布。
ROB bütünüyle dallanma tahmini hatalarını düzeltmek amacıyla tasarlanmıştır.ROB主要是由分支错误预测恢复所推动。
Do You Make These Music Marketing Mistakes? (tercüme: Bu Müzik Pazarlama Hatalarını Yapıyormusunuz?)阿嬤,你要哪片音樂光碟?我燒給你。
'Affet!' diye yalvarın; kapıdan da secde ederek girin ki, hatalarınızı bağışlayalım.내가 너희에게 말하노니 불의의 재물로 친구를 사귀라 그리하면 없어질 때에 저희가 영원한 처소로 너희를 영접하리라.
Rakip takımın hatalarından meydana gelen bir gol olmamalı.행운이나 상대 팀의 실수로 인해서 기록한 골이 아니어야 한다.
Affediyor ve kendi hatalarını yapıyor.הוא סולח לאנשים וגונז את השגיאות שלהם.
Oluşan hataların anında fark edilmesi.תנועות שגויות מתגלות מיד .
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.האם ניתנה לי הזדמנות לתקן טעויות?
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Убеден съм, че човек, който допуска грешки, трябва да има възможност да се поправи.
Hata ayıklayıcı, başka programların hatalarını ayıran programdır.Дебъгване е самия процес на откриване на грешки с една програма в друга.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Допуснати грешки при изпълнението ѝ трудно биха могли да бъдат поправени.
15 cm s.F.H.40 tasarımı yapım hatalarından ötürü asla seri üretime geçemedi.T-54M nikad nije ušao u serijsku proizvodnju.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Za tretie: Znášať a ospravedlňovať chyby blížneho.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Bolo jasné, že sú nevyhnutné zásadné zmeny, ak majú byť chyby odstránené.
Eskişehirspor bundan sonra hakem hatalarına alışık olacak demektir.Surintendant po tomto sľube upadol opäť do starých zlozvykov.
Laplace normal dağılımı incelemkte olduğu deneylemelerde hataların analizi konusunda uygulamıştır.De Laplace je teorijo normalne porazdelitve uporabljal za preučevanje napak v poskusih.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Izdali so posodobitev, ki popravi to napako.
Talkback - Firefox hatalarını Mozilla'ya bildirir.Za članek o Firefoxu glejte Mozilla Firefox.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Šios svarstyklės turi du klaidų šaltinius, kurių neturi balansinės svarstyklės.
Öğretmen öğrencilerinin hatalarını gösterdi.Mokytojas parodė mokinių klaidas.
Bu sistemde işlem hızının artması ve hataların azalması büyük bir ilerleme sayılmıştır.Kiirus oli märgatavalt kiirem ja edastamisel esines oluliselt vähem vigu.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Suuri vigu välja ei tulnud, väikesed parandati.
8. Bu dikkatsizlik hatalarını yapmamalıyım. -Tengo que asegurarme de no hacer esos errores por descuido esa es la parte difícil
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.A kognitív illúziók esetén ez sokkal nehezebb.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Bij cognitieve illusies is het veel, veel moeilijker om mensen deze vergissingen aan te tonen.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Đối với những thứ khác điều này khó hơn nhiều để chỉ ra sai lầm đã mắc phải.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.I kognitiva illusioner är det mycket mycket svårare att demonstrera att folk gör fel.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.În iluziile cognitive este mult, mult mai greu să demonstrezi oamenilor greşelile.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.In kognitiven Täuschungen ist es viel, viel schwerer den Menschen die Fehler zu demonstrieren.
İlgili Sayfalar