hat ile cümle
hat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun onu söylediğini hatırlamıyorum.I don't remember him saying that.
Onun boyunun ne kadar olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember how tall she is.
Galiba sen beni hatırlamıyorsun.You probably don't remember me.
Bir şey hatırlamıyor musun?Don't you remember anything?
Onu hatırlamıyorum.I don't remember it.
Hat ne yazık ki meşgul.The number is unfortunately busy.
Sen onu hatırlıyorsun, değil mi?You remember her, don't you?
Onu hatırlıyorsun, değil mi?You remember him, don't you?
Beni hatırlıyorsun, değil mi?You remember me, don't you?
Onları hatırlıyorsun, değil mi?You remember them, don't you?
Tom'u hatırlıyorsun, değil mi?You remember Tom, don't you?
Ne yaptığını hatırlamıyor musun?Don't you realize what you've done?
On Emir'i hatırlamıyor musun?Don't you remember the Ten Commandments?
Aynı hatayı iki kez yapma.Don't make the same mistake twice.
Tom'un çok uzun olduğunu hatırlamıyordum.I didn't remember Tom being so tall.
Ben her zaman bu hatayı yaparım.I always make this mistake.
Sanırım hataları düzeltmek için çalışıyorsun.I assume you're working on correcting the mistakes.
Neredeyse Tom'u hatırlamıyorum.I barely even remember Tom.
Tom'un hatasız olduğuna inanıyorum.I believe Tom is correct.
Sanırım Tom hatasız.I think Tom is correct.
Hatalı olduğuna inanıyorum.I believe you are incorrect.
Yaşamının en büyük hatasını yapıyorsun.You're making the biggest mistake of your life.
O hatayı tekrar yapmayacağımıza seni temin edebilirim.I can assure you we'll never make that mistake again.
Büyük babamın neye benzediğini zar zor hatırlayabiliyorum.I can barely remember what my grandfather looked like.
O hatayı nasıl yaptığını görebiliyorum.I can see how you made that mistake.
O günü hâlâ hatırlayabiliyorum.I can still remember that day.
Onu hatırladığına inanamıyorum.I can't believe you remember that.
Gerçekten hatırlayamıyorum.I can't really recall.
Tom'un nerede doğduğunu hatırlayamıyorum.I can't remember where Tom was born.
İlk önce kimin geldiğini hatırlayamıyorum.I can't remember who arrived first.
Bakarken bir hata yaptım.I made a mistake while looking.
Hiç hata yapmadığımızdan emin olmak için iki kez kontrol ettim.I checked twice to make certain we hadn't made any mistakes.
Hatalarına rağmen herkes ona saygı duydu.Despite his errors everyone respects him.
Üzgünüm, ben bir hata yaptım.Sorry, I made a mistake.
Kontrol ettikçe ettim. Yani raporda herhangi bir hata olduğunu düşünmüyorum.I checked and rechecked, so I don't think there are any mistakes on that report.
O ona defalarca ev ödevini yapmasını hatırlattı.She has reminded him many times to do his homework.
Tom'un neye benzediğini dahi hatırlamıyorum.I don't even remember what Tom looked like.
Tom'la karşılaştığımı hiç hatırlamıyorum.I don't ever remember meeting Tom.
Böyle söylediğimi hatırlamıyorum.I don't recall saying that.
Onun olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember that happening.
Tom'un nasıl göründüğünü hatırlamıyorum.I don't remember what Tom looked like.
Benden bunu yapmamı istediğini hatırlamıyorum.I don't remember you asking me to do that.
Beni hatırlar mısın bilmiyorum ama biz birkaç yıl önce Boston'da karşılaşmıştık.I don't know if you remember me, but we met a couple of years ago in Boston.
Ben çok sık hata yapmam.I don't make mistakes very often.
Ben tavsiyeni istediğimi hatırlamıyorum.I don't recall asking for your advice.
Fikrini sorduğumu hatırlamıyorum.I don't recall asking for your opinion.
Düşünceni sorduğumu hatırlamıyorum.I don't recall asking for your opinion.
Görüşünü sorduğumu hatırlamıyorum.I don't recall asking for your opinion.
Onu yapmak için gerçekten karar verdiğimi hatırlamıyorum.I don't remember actually deciding to do that.
Onların isimlerinden hiçbirini hatırlamıyorum.I don't remember any of their names.
Tom denilen birini hatırlamıyorum.I don't remember anyone named Tom.
Ben bu konuda hiçbir şey hatırlamıyorum.I don't remember anything about that.
Ben bir seçenek verildiğini hatırlamıyorum.I don't remember being given a choice.
Tom'a bir anahtar verdiğimi hatırlamıyorum.I don't remember giving Tom a key.
Tom'u akşam yemeğine davet ettiğimi hatırlamıyorum.I don't remember inviting Tom to dinner.
Tom'u otobüste gördüğümü hatırlamıyorum.I don't remember seeing Tom on the bus.
Tom'un çok kibar olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember Tom being so nice.
Onun ne hakkında olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember what it was about.
Tom'un gelişi hakkında bir şey söylediğini hatırlamıyorum.I don't remember you saying anything about Tom coming.
Hatırlamıyorum ama keşke hatırlasam.I don't remember, but I wish I did.