hatırlatmak ile cümle

hatırlatmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Grup o gürültünün zararlı olduğunu hatırlatmak için posterler astı.The group put up posters to remind people that noise is harmful.
Bana geçmiş günlerimi hatırlatmaksızın bu kitabı hiç okumadım.I never read this book without being reminded of my old days.
Anneme o günleri hatırlatmak istiyorum.I like to remind my mother of those days.
Sana yeminli olduğunu hatırlatmak istiyorum.I'd like to remind you that you're under oath.
Geç kalmasın diye ona hatırlatmak için aradık.We called to remind him lest he come late.
Sana akşam yemeği planlarımızı hatırlatmak için arıyorum.I'm calling to remind you of our dinner plans.
2.30'da randevun olduğunu sana hatırlatmak istiyorum.I want to remind you that you have a 2:30 appointment.
Tom Mary'ye köpeği beslemesini hatırlatmak zorunda kaldı.Tom had to remind Mary to feed the dog.
Sana sözünü hatırlatmak zorundayım.I have to remind you of your promise.
Herkese oy kullanmayı hatırlatmak istiyorum.I'd like to remind everyone to vote.
Sadece okuldan sonra Tom'u almanı hatırlatmak istedim.I just wanted to remind you to pick Tom up after school.
Sadece Tom'u aramanı hatırlatmak istedim.I just wanted to remind you to call Tom.
En son ne zaman bana bir şey yapmayı hatırlatmak zorunda kaldın?When was the last time you had to remind me to do something?
Tom Mary'ye toplantıyı hatırlatmak istedi.Tom wanted to remind Mary about the meeting.
Sami kimin patron olduğunu Leyla'ya hatırlatmak istiyor.Sami wants to remind Layla who is boss.
Bu da Gök-Kal tabirini hatırlatmaktadır.It is seen as a reminder of the town's progressive era.
Gücün değerini hatırlatmakta fayda vardır.I've come to appreciate the power of hatred.
Bu olay rahibelere Bianca Rosa adlı olmuş olan bir rahibeyi hatırlatmaktadır.This event causes the sisters to remember Bianca Rosa, a sister who has died.
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktor'a "ahlakî görevini" hatırlatmaktı.One of the roles of the companion is to be a reminder for the Doctor's "moral duty".
İşte buradaki b, sadece hatırlatmak için, doğrunun y'yi kestiği yer.Now that b, just so you remember, that's the y-intercept.
Lee Gang Soo 25 Haziran savaşında Kore'nin umudu savunduğunu hatırlatmak için bu mmüzikali yaptık.Lee Gang Soo To remember that Korea defended hope in 6.25 war, the musical has been produced
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.I went -- let me remind you that Marc Abrahams didn't call me from Stockholm.
Size bugün kurulumun dünyamızdaki acı gerçeklerini hatırlatmak istiyorum.So I want to remind you today of the harsh realities of assembly in our world.
Size Mahatma Gandi'nin bir sözünü hatırlatmak istiyorum.Let me just remind you of what Mahatma Gandhi had said.
Hatırlatmak için söylüyorum, sadece ortalamasını alıyoruz. ortadaki x'i ve y'yi buluyoruz.Just remember, you just average. Find the x in between, find the y in between.
Bazı hataları, özellikle taktikler hakkında olanları, hatırlatmak isterim.A couple of mistakes—right on tactics—I just want to remind you about.
Şuraya bu büyük mavi baloncuğu onun burada olduğunu hatırlatmak için koyuyorum.I'm just putting this big, blue blob on there, OK, to try to remind you that it's there.
Sadece hatırlatmak isterim neyi?I just want to remind you Remind me of what?
Bu videonun zaman bakımından çok hızlandırılmış olduğunu hatırlatmak isterim.And what I want you to remember is this is super sped up in time.
Bunun zenci sorunu değil, bir insanlık sorunu olduğunu hatırlatmak.It's not a Negro problem, it's a problem of humanity.
Bunun vatandaşlık hakları sorunu değil, insan hakları sorunu olduğunu hatırlatmak.It's not a problem of civil rights, but a problem of the human rights.
Amerika'ya şiddetli aciliyeti hatırlatmak için geldik."Free at last! Free at last! Thank God Almighty!
Ve bu topluluk insanlara şunu hatırlatmak için var oldu:And the society exists to remind people of this:
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.You just need to look at the list of Nobel laureates to remind ourselves.
Limit aldığımızı hatırlatmak istedim. -So I figured I might as well remind you that we're taking a limit.
Nasıl biri olduğunu ona hatırlatmak zorunda değilsin.You don't have to remind her what a turnoff she is.
Ben hatırlatmak istedim.There's a review of it, if you need to do it.
Bay Gelehun, burada yargılanmadığınızı hatırlatmak istiyorum işlediğiniz herhangi bir suç için.Mr. Gelehun, I'd like to remind you you're not on trial here for any crimes you committed.
Bay Gelehun, size hatırlatmak istiyorum, bugün burada yargılanmıyorsunuz.Mr. Gelehun, I'd like to remind you, you're not on trial here today.
Çünkü hatırlatmak mü'minlere fayda verir" (51:55)Fa'inna Adh-Dhikrá Tanfa'u Al-Mu'uminina"(51:55)
Bunun ultrason olduğunu hatırlatmak isterim, yani görüntüler orijinalinde hareket ediyor.Bear in mind this was an ultrasound, so it would have been moving images.
Şimdi , hatırlatmak istediğim iki şey daha var.Now, there's two other things that I want to point out.
Ama bundan önce, kısaca zaten önceden bildiğiniz bir şeyi size hatırlatmak istiyorum:But before doing that,
Ama yine de hatırlat, çünkü hatırlatmak inananlara yararlıdır.But go on reminding them, as reminding benefits the believers.
O halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver.So remind them if reminder is profitable:
Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!So remind them if reminder is profitable:
Sen öğüt verip hatırlat. Çünkü, hatırlatmak müminlere fayda verir.But go on reminding them, as reminding benefits the believers.
Hatırlat, çünkü hatırlatmak inananlara yarar sağlar.But go on reminding them, as reminding benefits the believers.
Fakat belki korunurlar diye hatırlatmak gerekir.[The order of this Verse was cancelled (abrogated) by the Verse 4:140].
Fakat, olur ki dinlerler diye hatırlatmak iyi olur.[The order of this Verse was cancelled (abrogated) by the Verse 4:140].
Çünkü, hatırlatmak müminlere fayda verir.This benefits the believers.
Hükümete, varolduğumuzu ve ekonominin bel kemiği olduğumuzu hatırlatmak zorundaydık."We needed to let the government know that we exist and that we are the backbone of the economy.
(Bánh phu thê), yeni çiftlere düğünlerinde mükemmellik ve uyumu hatırlatmak için kullanılır.Bánh phu thê is used to remind new couples of perfection and harmony at their weddings.
Arka dikişli çoraplar ise, 1950'lerin kalem etek modasını hatırlatmaktadır.Passend auch Nahtstrümpfe in Erinnerung an die klassische Bleistiftrockzeit der 1950er.
Bu olay rahibelere Bianca Rosa adlı olmuş olan bir rahibeyi hatırlatmaktadır.Cet événement rappelle aux sœurs l’une des leurs qui est morte, Bianca Rosa.
Bu olay rahibelere Bianca Rosa adlı olmuş olan bir rahibeyi hatırlatmaktadır.Este acontecimiento hace que las hermanas recuerden a aquella hermana que ha muerto, Bianca Rosa.
Etraftaki her şey sürekli olarak ölümü hatırlatmaktadır.Hacia el final, piensa en la muerte constantemente.
Etraftaki her şey sürekli olarak ölümü hatırlatmaktadır.Attraverso di te ogni vita è rinnovata.
Etraftaki her şey sürekli olarak ölümü hatırlatmaktadır.Але особливістю було постійне нагадування про смерть.
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktor'a "ahlakî görevini" hatırlatmaktı.Jednou z jejich povinností je připomenout Doktorovi jeho 'morální povinnost'.

İlgili Sayfalar