hastayı ile cümle

hastayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ortalama bir gunde Aravind'de 1000 ameliyat yapiyoruz yaklasik 6.000 hastayi da muayene ediyoruzביום טיפוסי באראוונד אנו מבצעים כאלף ניתוחים רואים כ-6,000 מטופלים,
Ortalama bir gunde Aravind'de 1000 ameliyat yapiyoruz yaklasik 6.000 hastayi da muayene ediyoruzنجري في يوم نموذجي في "أرافيند"، 1.000 عملية جراحية، نكشف على ربما حوالي 6000 مريضا ،
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Dus, ik ga naar de winkel, ik ben ziek, ik moet medicijnen kopen.
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Eu vou à farmácia, estou doente, preciso de comprar medicamentos.
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Jdu do lékárny, jsem nemocný, potřebuji si koupit nějaký lék.
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.보통 식사 후 속이 안 좋거나 할 때 약을 사러 가게에 가게 되죠.
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Oké, szóval elmegyek a drogériába, beteg vagyok, kell valami gyógyszer.
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Vado a mangiare, sono malato, mi serve qualche farmaco.
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Πάω στο κατάστημα, είμαι άρρωστος, και θέλω να αγοράσω ένα φάρμακο.
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.אני הולך לחנות, אני חולה, אני צריך לקנות איזו שהיא תרופה.
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.حسناً. أكلت وجبة لذيذة، أنا مريض، أحتاج لشراء بعض الأدوية.
Peki. Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.あの青い箱のブランドマネージャーは 1億ドルものお金をかけて
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Acum gândiţi-vă. Această decizie face mai uşor ca pacientul să continue cu înlocuirea şoldului.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Adesso, attenzione, il dover prendere questa decisione rende la scelta dell'operazione più probabile.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Agora pensem nisto. Esta decisão torna mais fácil deixar o doente seguir para ser operado.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Gondoljanak bele. Könnyű a dolgokat hagyni a maguk útján.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Hãy nghĩ về nó. Quyết định này khiến bệnh nhân dễ dàng đi đến thay hông hơn.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.생각해 보세요. 이번 결정은 그냥 고관절 치환을 받도록 하는 편이 쉽게 만듭니다.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Pomyślcie teraz o tym.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Sedaj pa pomislite. Odločitev, da pacientu zamenjajo kolk, je preprosta.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Tämä päätös on helpompi, jos antaa potilaan mennä leikkaukseen.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Tänk på det. I detta fall är det fortfarande lika lätt att att släppa patienten till höftledsersättning.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Zamyslite sa. Rozhodnutie pokračovať s náhradou bedrového kĺbu je stále rovnako jednoduché.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Легко понять, что при подобном раскладе вариант оперирования выбрать так же легко.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.Помислете сега.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.עכשיו תחשבו על זה. ההחלטה עושה את זה קל באותה מידה לתת לחולה להמשיך עם החלפת מפרק הירך.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.الآن فكروا بهذا. هذا القرار يجعل من السهل مواصلة المريض لعملية إستبدال الورك.
Şimdi düşünün.Bu karar hastayı kalça nakline gönderme konusunda bir karmaşa yaratmıyor.患者にそのまま手術を受けさせるのは簡単 しかし引き戻すほうは 突然複雑になりました
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.A nie rzecze żaden z obywateli: Zachorowałem; lud, który mieszka w nim, uwolniony będzie od nieprawości.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Aniž dí kdo z obyvatelů: Nemocen jsem. Lid osedlý v něm zproštěn bude nepravosti.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Aucun habitant ne dit: Je suis malade! Le peuple de Jérusalem reçoit le pardon de ses iniquités.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Dân cư sẽ không nói rằng: Tôi đau. Kẻ ở trong nó sẽ được tha tội.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Dân_cư sẽ không nói rằng : Tôi đau . Kẻ ở trong nó sẽ được tha tội .
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Eikä yksikään asukas sano: "Minä olen vaivanalainen". Kansa, joka siellä asuu, on saanut syntinsä anteeksi.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.E morador nenhum dirá: Enfermo estou; o povo que nela habitar será perdoado da sua iniqüidade.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.És nem mondja a lakos: beteg vagyok! a nép, a mely benne lakozik, bûnbocsánatot nyer.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Ingen Indbygger siger: "Jeg er syg!" Folket der har sin Synd forladt.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.In noben prebivalec ne poreče: Bolan sem! Ljudstvu, ki v njem prebiva, bo odpuščena krivica.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.그 거민은 내가 병들었노라 하지 아니할 것이라 거기 거하는 백성이 사죄함을 받으리라
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Nessuno degli abitanti dirà: «Io sono malato» il popolo che vi dimora è stato assolto dalle sue colpe
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Niciun locuitor nu zice: ,Sînt bolnav!` Poporul Ierusalimului capătă iertarea fărădelegilor lui.``
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Ningún morador dirá: "Estoy enfermo." Al pueblo que habite en ella le será perdonada su iniquidad
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Och ingen av invånarna skall säga: »Jag är svag», ty folket, som där bor, har fått sin missgärning förlåten.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Og ingen innbygger skal si: Jeg er syk. Det folk som bor der, har fått sin misgjerning forlatt.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Tak seorang pun di negeri kita akan mengeluh karena sakit, dan semua dosa akan diampuni
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.Και ο κατοικος δεν θελει λεγει, Ητονησα ο λαος ο κατοικων εν αυτη θελει λαβει αφεσιν ανομιας.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.И жителят няма да рече: Болен съм; На людете, които живеят в него, ще се прости беззаконието им.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.И ни один из жителей не скажет: „я болен"; народу, живущему там,будут отпущены согрешения.
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.ובל יאמר שכן חליתי העם הישב בה נשא עון׃
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.ولا يقول ساكن انا مرضت. الشعب الساكن فيها مغفور الاثم
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.城 內 居 民 必 不 說 、 我 病 了 . 其 中 居 住 的 百 姓 、 罪 孽 都 赦 免 了
Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.城 內 居民 必 不 說 、 我 病 了 . 其中 居住 的 百姓 、 罪孽 都 赦免 了
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.A on ji znal, a mohl by mi o ní poskytnout další informace.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.E ele conhecia-a, ele teria sido capaz de me fornecer informação adicional sobre a doente.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.E lui la conosceva, sarebbe stato in grado di dare maggiori informazioni su di lei.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.En hij kende haar; hij had aanvullende informatie over haar kunnen verschaffen.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Et il la connaissait, il aurait été en mesure de fournir des informations supplémentaires sur elle.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.그는 그 환자를 알았기 때문에 그녀에게 추가적인 정보를 줄 수 있었지요.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.On ju dokonca poznal, a bol by vedel o nej ďalšie informácie.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Pedig ő ismerte.
İlgili Sayfalar