Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!A ja som hypochonder a pamätám si, že meravá ruka znamená infarkt.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Als hypochonder herinnerde ik me: gevoelloze arm betekent hartaanval.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!E dato che sono un ipocondriaco, ricordo che il braccio intorpidito è sintomo d'infarto.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Hipochondriás vagyok, és emlékeztem, hogy a zsibbadó kar szívinfarktust jelent.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!저는 심기증 환자(hypochondriac, 자기의 건강에 대하여 필요 이상으로 염려하는 상태)고, 팔 마비는 심근경색을 의미하는걸 기억하고 있습니다.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Iar eu sunt ipohondru, si mi-am amintit ca brat amortit inseamna atac de cord.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Jelikož jsem hypochondr, pamatuju si, že zdřevěnělá ruka znamená infarkt.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Jestem hipochondrykiem i pamiętam, że zdrętwiałe ramię może oznaczać atak serca.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Och jag är en hypokondriak, och jag kommer ihåg att en domnande arm betyder hjärtattack.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Og jeg er hypokonder, og jeg kan huske at en følelsesløs arm betyder hjertestop.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Olen hypokondrinen, ja muistin, että tunnoton käsi merkitsee sydänkohtausta.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Sou hipocondríaco e lembrei-me que um braço entorpecido significa ataque cardíaco.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Und ich bin ein Hypochondrer und erinnerte mich: Betäubte Arme bedeutet Herzinfarkt.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Và do tôi đang dần tê liệt thần kinh, tôi nhớ lại rằng tê dại tay đồng nghĩa với nhồi máu cơ tin.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Y como soy un hipocondríaco, recuerdo que no sentir el brazo significa infarto.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Και είμαι υποχόνδριος, και θυμήθηκα ότι το μούδιασμα του χεριού σημαίνει καρδιακή προσβολή.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!А я человек мнительный, и помню, что рука немеет перед сердечным приступом.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Понеже съм хипохондрик, си спомних, че това е предвестник на инфаркта.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!ואני היפוכונדר, וזכרתי שזרועות רדומות אומרות התקף לב.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!وأنا مصاب بوسواس المرض .. وكنت أعي أن الخدر في الأطراف يعني أزمة قلبية
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!必要以上に不安になりました
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.그리고 저는 이 말을 하며 마무리 짓겠습니다. 우리는 20명의 정신 분열증 환자를 살펴보았습니다.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.20人の統合失調症患者についてお話しましょう 全体像が見えるまでには数百の症例を見る必要があると思っていました
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.A na závěr vám ještě řeknu, že jsme studovali 20 lidí se schizofrenií.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.E infine, concluderò dicendo che abbiamo esaminato 20 persone malate di schizofrenia.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.I kończąc chce powiedzieć że przebadaliśmy 20 ludzi cierpiących na schizofremię.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Îmi voi termina prezentarea spunând că ne-am uitat la 20 de oameni cu schizofrenie.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Jadi saya simpulkan dengan menyatakan kami sudah meneliti 20 orang penderita schizophrenia.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Je vais conclure en disant que nous avons observé 20 personnes souffrant de schizophrénie.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Như vậy, tôi sẽ kết thúc bằng việc nói rằng chúng tôi đã quan sát 20 người mắc bệnh tâm thần phân liệt.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Så, jeg vil slutte med at sige at vi har kigget på 20 mennesker med skizofreni.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Tot besluit wil ik nog zeggen, we hebben naar 20 mensen met schizofrenie gekeken.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Und so schließe ich ab, indem ich noch erzähle, dass wir uns 20 Leute mit Schizophrenie angeschaut haben.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Végül pedig arról beszélnék, hogy megvizsgáltunk 20 skizofréniás személyt.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Vou concluir dizendo que nós analisámos 20 pessoas com esquizofrenia.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Y entonces, concluiré diciendo que hemos visto a 20 personas con esquizofrenia.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Κι έτσι θα κλείσω λέγοντας έχουμε κοιτάξει 20 ανθρώπους με σχιζοφρένεια.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.И така, аз ще завърша като кажа, че изследвахме 20 човека с шизофрения.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.Итак, я завершу, сказав, что мы изучили 20 случаев шизофрении.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.ולסיום הבטנו בעשרים חולי סכיזופרניה.
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.إذاً، سأختم بقول: أننا قد فحصنا 20 شخصاً مصابون بالفصام.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.Annyira sok páciens jelentkezett alultápláltsággal, hogy elkezdett számukra ételt felírni.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.Așa mulți pacienți care veneau erau blonavi de malnutriție, că a început să le prescrie hrană.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.Hij kreeg zoveel patiënten met ondervoedingsverschijnselen, dat hij recepten voor voedsel ging voorschrijven.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.너무 많은 환자들이 영양실조로 들어오자 그는 음식을 처방하기 시작했죠.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.Molti dei suoi pazienti arrivavano con tali problemi di malnutrizione che cominciò a prescrivere loro cibo.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.Så mange af hans patienter kom ind med underernæring som han begyndte at ordinere mad til.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.Y eran tantos los pacientes que llegaban presentando malnutrición que empezó a prescribirles comida.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.Ήρθαν τόσοι πολλοί ασθενείς με προβλήματα υποσιτισμού που άρχισε να τους συνταγογραφεί φαγητό.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.К нему приходило так много недоедающих пациентов, что он начал прописывать еду для них.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.Много от неговите пациенти идваха с недохранване и той започнал да им предписва храна.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.וכל כך הרבה מהמטופלים שהגיעו אליו סבלו מתת תזונה שהוא התחיל לתת מרשמים למזון.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.وكان العديد من مرضاه يعانون من سوء التغذية حيث بدأ بوصف الطعام لهم.
Ve onun, gıdasızlık şikayetiyle gelip reçetelerine yiyecek yazılmaya başlanan pek çok hastası oldu.栄養失調の症状を呈していたので 食べ物を処方したのです 患者がこの処方箋を近所の スーパー マーケットに持っていくと
Yani bir erkeğin hemofili hastası olması için, o X kromozomunun mutasyonlu olması yeterlidir. -그래서 남자가 혈우병의 형질을 보이려면 남자가 가진 유일한 X 염색체 위에
Yani bir erkeğin hemofili hastası olması için, o X kromozomunun mutasyonlu olması yeterlidir. - - -За да може един мъж да има фенотип на хемофилия, му е необходима мутация само на тази хромозома.
Yani bir erkeğin hemofili hastası olması için, o X kromozomunun mutasyonlu olması yeterlidir. -حتى الرجل الذى يحمل الناعور يمتلك هذا النمط الظاهرى, يتطلب فقط ان يكون لديه كروموسوم واحد X.
Yüksek tansiyonlu, şeker hastası çocuklar.-Barn med högt blodtryck. -Övervikt. - Kopplat till diabetes.
Yüksek tansiyonlu, şeker hastası çocuklar.Деца с високо кръвно налягане. Наднормено тегло... Диабет от тип 2...
"Yürüyordum ve oğlu sıtma hastası olan çok eski bir arkadaşımla karşılaştım ... ..."Als ich lief, traf ich eine alte Freundin, deren Sohn an Malaria erkrankt war.