Çok hastasın sanmıştım...그러니깐 희중씨가 많이 아프니까
Çok hastasın sanmıştım...Ku kira kau sakit...
Çok hastasın sanmıştım...Pensei que estava tão doente...
Çok hastasın sanmıştım...تصورت أن المرض أشتد عليك
Çünkü herkes bu beyaz giysiyi giyer, fakiri de, zengini de, güçlüsü de, zayıfı da, hastası da...Herkes...모두 흰색 복장이 있기 때문에 부자, 가난한 사람, 강력한, 약한, 병자, 모두 들,
Çünkü herkes bu beyaz giysiyi giyer, fakiri de, zengini de, güçlüsü de, zayıfı da, hastası da...Herkes...Les écrits de Heiger Du Bois,
Damarlarımız tıkanabilir. Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Creierul nostru se poate imbacsi cu placi si putem face Alzheimer.
Damarlarımız tıkanabilir. Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Nasze tętnice mogą się zatkać, w mózgu odłożą się blaszki starcze i zachorujemy na Alzheimera.
Damarlarımız tıkanabilir. Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Nuestros cerebros se pueden degenerar con placa arterial, y podemos desarrollar Alzheimer.
Damarlarımız tıkanabilir. Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Pembuluh nadi kita dapat tersumbat. otak kita terkena wabah dan kita menderita Alzheimer.
Damarlarımız tıkanabilir. Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Unsere Gehirne können mit Plaque verkleben, und wir kriegen Alzheimer.
Damarlarımız tıkanabilir. Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Vores hjerner kan klistres til med plak, og vi kan få Alzheimer's.
Damarlarımız tıkanabilir. Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Οι εγκέφαλοι μας μπορεί να καλυφθούν από πλάκα, και να πάθουμε Αλζχάιμερς.
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Das ist das Gesetz über den Aussätzigen, wenn er soll gereinigt werden. Er soll zum Priester kommen.
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Dette er loven om den spedalske, når han skal renses: Han skal føres til presten;
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Esta será a lei do leproso no dia da sua purificação: será levado ao sacerdote,
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek."Éstas serán las instrucciones acerca del leproso en el día de su purificación: Será traído al sacerdote
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Ez legyen a poklos embernek törvénye az õ megtisztulásának napján, hogy vigyék a paphoz.
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.,,Iată care va fi legea cu privire la cel lepros, în ziua curăţirii lui. Să -l aducă înaintea preotului.
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.문둥 환자의 정결케 되는 날의 규례는 이러하니 곧 그 사람을 제사장에게로 데려 갈 것이요
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Nầy là luật lệ cho kẻ phung về ngày nó được sạch. Người ta sẽ dẫn người phung đến thầy tế lễ:
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Nầy là luật_lệ cho kẻ phung về ngày nó được sạch . Người_ta sẽ dẫn người phung đến thầy tế_lễ :
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek."Tämä olkoon laki pitalitautisen puhdistamispäivästä. Hänet tuotakoon papin eteen,
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Tento bude řád při malomocném v den očišťování jeho: K knězi přiveden bude.
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.To bodi postava gobavcu na dan očiščenja njegovega: Pripeljejo naj ga k duhovniku;
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Toto bude zákon, týkajúci sa malomocného v deň jeho očisťovania sa; dovedený bude ku kňazovi.
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Ουτος ειναι ο νομος του λεπρου εν τη ημερα του καθαρισμου αυτου θελει φερθη προς τον ιερεα
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.вот закон о прокаженном, когда надобно его очистить: приведут его к священнику;
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.Ето законът за прокажения в деня, когато се очиства: да се заведе при свещеника;
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.זאת תהיה תורת המצרע ביום טהרתו והובא אל הכהן׃
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.هذه تكون شريعة الابرص يوم طهره يؤتى به الى الكاهن.
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.長 大 痲 瘋 得 潔 淨 的 日 子 、 其 例 乃 是 這 樣 、 要 帶 他 去 見 祭 司
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek.長大痲瘋 得 潔淨 的 日子 、 其 例 乃 是 這樣 、 要帶 他 去 見 祭司
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.a törvénye annak, a kin poklos fakadék van, [de] a kinek nincs módja az õ megtisztulásánál.
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.Das sei das Gesetz für den Aussätzigen, der mit seiner Hand nicht erwerben kann, was zur Reinigung gehört.
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.Dette er loven om den som lider av spedalskhet, men ikke har råd til å ofre meget når han skal renses.
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.Ðó là luật lệ về lễ nên thanh sạch của kẻ nghèo nàn bị vít phung.
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.Ðó là luật_lệ về lễ nên thanh_sạch của kẻ nghèo_nàn bị vít phung .
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.Éstas son las instrucciones para el que haya tenido lepra y no tenga lo suficiente para su purificación
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.문둥병 환자로서 그 결례에 힘이 부족한 자의 규례가 이러하니라
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.Tämä on laki pitalitautia sairastavasta, joka ei saa hankituksi puhdistukseensa sitä, mikä on säädetty.
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.To je postava za njega, ki je gobav, čigar imetje ni zadostno pri očiščevanju njegovem.
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.Ουτος ειναι ο νομος περι του εχοντος πληγην λεπρας, οστις δεν ευπορει να φερη τα προς τον καθαρισμον αυτου.
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.Вот закон о прокаженном, который во время очищения своего не имеет достатка.
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.Това е законът за онзи, който има рана от проказа, и не му стига ръка да достави всичко за очистването си.
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.זאת תורת אשר בו נגע צרעת אשר לא תשיג ידו בטהרתו׃
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.هذه شريعة الذي فيه ضربة برص الذي لا تنال يده في تطهيره
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.這 是 那 有 大 痲 瘋 災 病 的 人 、 不 能 將 關 乎 得 潔 淨 之 物 豫 備 彀 數 的 條 例
Deri hastası olup da temiz kılınmaya parasal gücü yetmeyen kişiler için bu yasa geçerlidir.這是 那有 大 痲瘋災 病 的 人 、 不 能 將關乎 得 潔淨 之 物 豫 備彀數 的 條例
Diabet hastası oldu.Aveva preso il diabete.
Diabet hastası oldu.Contraiu diabetes. Caso encerrado.
Diabet hastası oldu.Cô ta bị tiểu đường.
Diabet hastası oldu.Cukorbeteg lett.
Diabet hastası oldu.Dostala cukrovku.
Diabet hastası oldu.Dostała cukrzycy.
Diabet hastası oldu.Elle avait développé un diabète.
Diabet hastası oldu.Hon fick diabetes.
Diabet hastası oldu. Konu kapandı.결과적으로 당뇨병에 걸린 거겠지. 끝.
Diabet hastası oldu. Konu kapandı.le dio diabetes; caso cerrado.
Diabet hastası oldu. Konu kapandı.أصيبت بداء السكري. هذا كل ما في الأمر، انتهت القضية.