Bu da -bunun hastasıyım- patron araması.זה ה -- אני אוהב את זה -- השיחת בוס.
Bu da -bunun hastasıyım- patron araması.هذا -- احب هذا-- اتصال المدير
Bu da -bunun hastasıyım- patron araması.電話:やあ ジョンソンだ 会社からかけている
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.Itu artinya, jika Anda menderita TBC,
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.그것은 여러분이 결핵을 가지고 있다면 탐지되지 않을 가능성이 더 있다는 것을 의미합니다.
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.זאת אומרת שאם יש לך שחפת, יש יותר סיכוי שלא תאובחן כחולה שחפת,
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.ويعني ذلك ، إذا كان لديك T.B.، لديك اكثر من فرصة في ان لن يتم الكشف عنه،
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.それが発見されることなく 二次感染などで死亡する確率の方が高いのです
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Dnes vím, že byla duševně nemocná, někdy víc aktivní než jindy.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Ed era quello che oggi definirei una persona malata di mente con momenti di lucidità a volte.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Era ce ştiu azi ca fiind bolnavă mintal, funcţionând uneori mai bine decât alteori.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Era lo que hoy se conoce como enferma mental; más lúcida algunas veces que otras.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Idag vet jag att hon är förståndshandikappad, ibland högfungerande, ibland inte.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Jest, jak to dziś już umiem nazwać, chora psychicznie. czasem lepiej funkcjonująca, czasami gorzej.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Je to, čo dnes poznám ako mentálne chorá, niekedy viac aktívna ako inokedy.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.이제야 알게된 것이지만 그녀는 정신적인 문제가 있었습니다. 때때로 고기능 자폐증상을 보였죠.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Ma azt mondanám rá, hogy szellemi fogyatékos volt, időnként magasabban funkcionált, mint máskor.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Sie ist, wie ich heute weiß, psychisch krank, mit Höhen und Tiefen.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Theo như tôi biết thì cô ấy bị bệnh về thần kinh, thần kinh hoạt động lúc nhanh lúc chậm.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Tinha aquilo que eu hoje sei serem distúrbios mentais, uns dias mais funcional que outros.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Ze is wat ik vandaag ken als geestesziek, functioneert soms goed, soms minder.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Αυτό που τώρα καταλαβαίνω είναι οτι ήταν πνευματικά άρρωστη, κάποιες φορές λειτουργούσε καλύτερα από άλλες
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Как я сейчас понимаю, она была, что называется, умственно отсталой иногда соображала лучше, иногда хуже.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Тя беше това, което знам днес, че е душевно болна, с моменти на просветление от време на време.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.Як я зараз розумію, вона була розумово відсталою, часом міркувала краще, часом гірше.
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.היום אני יודע שהיא היתה חולת נפש ברמות תפקוד משתנות
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.وهي بمعايير اليوم تعتبر ليست سوية نفسياً بل مريضة ، وهي نشطة في أوقات أكثر من غيرها .
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.シェイラは知的障害があったのです 彼女をひどく侮辱してから
Bu kadının hemofili hastası olması için her iki X kromozomunda da hemofili mutasyonu olması gerekirdi.Es la única manera de que una mujer podría ser un hemofílico si
Bu kadının hemofili hastası olması için her iki X kromozomunda da hemofili mutasyonu olması gerekirdi.여자가 혈우병이 될 유일한 방법은
Bu kadının hemofili hastası olması için her iki X kromozomunda da hemofili mutasyonu olması gerekirdi.Кръвта й ще се съсирва нормално.
Bu kadının hemofili hastası olması için her iki X kromozomunda da hemofili mutasyonu olması gerekirdi.الطريق الوحيد ان تصبح المرأة مريضة بالناعور
Bu Kelly Young, bir romatizma hastası Florida'dan.Das ist Kelly Young, eine Patientin mit Gelenk-Rheuma aus Florida.
Bu Kelly Young, bir romatizma hastası Florida'dan.Esta es Kelly Young, paciente de artritis reumatoidea de la Florida.
Bu Kelly Young, bir romatizma hastası Florida'dan.Kelly Young, una paziente affetta da artrite reumatoide dalla Florida.
Bu Kelly Young, bir romatizma hastası Florida'dan.Voici Kelly Young, une patiente atteinte d'arthrite rhumatoïde qui vit en Floride.
Bu Kelly Young, bir romatizma hastası플로리다에 사는 류마티즘성 관절염
Bu Kelly Young, bir romatizma hastasıחולת דלקת פרקים שגרונית
Bu Kelly Young, bir romatizma hastasıمريض التهاب المفاصل الروماتويدي
Bu Kelly Young, bir romatizma hastası関節リウマチ患者です。
Bunları eve getirip, mikroskopta inceliyordum. Tam bir bilim hastasıydım.Du vet, jag var en riktig vetenskapsnörd.
Bunları eve getirip, mikroskopta inceliyordum. Tam bir bilim hastasıydım.Eram un adevărat tocilar în ale științei.
Bunları eve getirip, mikroskopta inceliyordum. Tam bir bilim hastasıydım.Je weet wel, ik was een echte wetenschapsgek.
Bunları eve getirip, mikroskopta inceliyordum. Tam bir bilim hastasıydım.Olin varsinainen tiedenörtti.
Bunları eve getirip, mikroskopta inceliyordum. Tam bir bilim hastasıydım.Saben, yo era un verdadero fanático de la ciencia.
Bunları eve getirip, mikroskopta inceliyordum. Tam bir bilim hastasıydım.Víte, byl jsem opravdový vědátor.
Bunları eve getirip, mikroskopta inceliyordum. Tam bir bilim hastasıydım.Знаете ли, бях истински научен ексцентрик.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Aceste lucruri sunt diferite pentru fiecare pacient M.S.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Cada doente com esclerose múltipla pode ter diferentes características.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Ce sont des choses qui sont différentes pour chaque patient du M.S.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Das sind Dinge, die für jeden MS-Patienten verschieden sind.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Dat is verschillend bij elke MS-patiënt.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Đây là những thứ khác biệt với mỗi bệnh nhân M.S.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Esas son cosas que son diferentes para cada paciente de E.M.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.이런 증상들은 다발성 경화증 환자에 따라 각기 다릅니다.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Queste cose sono diverse per ciascun paziente affetto da sclerosi multipla.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Te rzeczy różnią się dla każdego chorego na M.S.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Това са нещата, които са различни при всеки пациент с множествена склероза.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Эти показатели различны для каждого больного рассеянным склерозом.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.פגוע במידה שווה בקוגניציה, ראייה, הליכה, תחושה.