Ana içeriğe geç
Sözlük

hastalar ile cümle

hastalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hastaların %60'ı ölür.Über 50 % der Erkrankten sterben.
12. İsa bunu duyunca şöyle dedi: “Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Herodot: „Kein Mensch tut diesen ein Leid an, denn sie gelten für heilig.
Hastaların birçoğu seanstan sonra günlük yaşamlarına devam edebilirler.Patienten können oft ihren Alltag nicht mehr bewältigen.
Bu hastalarda erken ateroskleroz görülür.Schon frühzeitig wurden Kranke durch Besprechen behandelt.
Psikoloji biliminde nevroz hastalarına nevrotik denmektedir.Zum Problem ‚Störungsbewußtsein’ bei neurologischen Patienten.
Bu yöntem hastaların yüzde 40’ında fayda sağlamıştır.Sie betrifft im Verlauf mindestens 40 Prozent der Patienten.
Semptomlu hastaların ameliyat edilmesi uygundur.Die Therapie bei symptomatischen Patienten ist chirurgisch.
Sade süt yoksullar ve hastalar dışında yetişkinler tarafından tüketilmezdi.Milch zu trinken, war außer den Kranken niemandem gestattet.
Bu hastalarda genellikle apraksiye afazi de eşlik eder.Diese ist bei Patienten mit nicht-flüssigen Aphasien meist intakt.
Bununla beraber, hastaların %10'u ,10 yıl veya daha fazla yaşamaktadır.Nach Beginn der Symptome überlebt ein Drittel der Patienten zehn oder mehr Jahre.
Günümüzde bazı hastalar psikolojik şifa için buraya götürülmektedir.Heute befindet sich dort eine Einrichtung für psychisch Kranke.
Ameliyattan çıkan hastalarda yaygın olarak görüldüğü biliniyor.Sie werden so meist vom Patienten selbst entdeckt.
Hastaların bir tarafları felç olur.Manchen Patienten fallen die Haare aus.
Hastaların %60'ı ilk atağı 20 yaş altında geçirirler.90 Prozent der Patienten hatten ihren ersten Schub vor dem 20. Lebensjahr.
Özellikle hastanede yatan hastalarda görülür.Es wird vor allem in Krankenhäusern eingesetzt.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.Ein Teil der Patienten benötigt im Verlauf einen Rollstuhl.
Bu hastaların 25 tanesi hayatta kalmıştır.Die Patientenakten von 45 dieser Menschen sind erhalten geblieben.
Hastalardan esasen normal bir yaşam süresi beklenir.Die Patienten haben eine normale Lebenserwartung.
Hastaları iyileştirir.Heilt die Kranken!
Prognoz geniş yanıkları olan hastalarda, daha yaşlı hastalarda ve kadın hastalarda daha kötü seyretmektedir.Bei jüngeren Patienten ist die Prognose schlechter als bei älteren.
Isabella vakasında iki terapist hastalarına babası tarafından cinsel istismarda bulunulduğunu ileri sürmüştür.Dieser hatte angeblich zumindest zwei Jungen in seiner Heimatstadt Ísafjörður sexuell missbraucht.
Hastalara yatak istirahati tavsiye edilir.Angeblich würden die Betten für andere Patienten benötigt.
Hastaların topluma yeniden adapte olmaları için çalışıldı.Die Patienten sollten so stufenweise ins gesellschaftliche Leben zurückgeführt werden.
Nevroz hastaları diğer normal insanlar gibi toplum içinde yaşamlarını sürdürürler.In der verbleibenden Zeit leben die Patienten wie gewohnt in ihrem normalen Umfeld.
Bu özellikle araç kullanan hastalar için önemlidir.Dies ist besonders beim Einsatz in Verkehrsmitteln wichtig.
Obez olmayan hastalarda da uygulanabilmektedir.Diese werden auch bei Nichtbehinderten kombiniert angewandt.
Tanı alan hastaların ise ortalama yaşam süreleri 5 yıldır.Bei pädiatrischen Patienten beträgt das mediane Erkrankungsalter etwa zehn Jahre.
Hemşireler hastalarının rahatı için uyanık kalmak zorundadır.Les infirmières doivent veiller au confort de leurs patients.
Sağlıklı insanlar için en büyük tehlike, hastalardır.Les patients, des personnes en difficulté, sont vulnérables.
Bu yiyecek yörede genellikle hastalara çabucak bir şeyler vermek için yapılır.La bouillie est donc souvent donnée à manger aux malades.
Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.Il ressuscite les morts et guérit les infirmités.
Bu hastalarda demir alımının kısıtlanması gerekir.Une chélation du fer est indispensable chez ces patients.
Ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmiştir.Il fit croire à sa mort parmi une partie de ses troupes ainsi qu'aux assiégés.
Hastaların %60'ı ölür.Environ 60 % des victimes meurent.
Hastaların yaklaşık üçte ikisinde bulunur.Ce système concerne environ un tiers des animaux.
Araştırmayı yapan Lipton bunun parkinson hastaları için umut verici olabileceğini söylüyor.Selon Clinton Fearon, Albert serait atteint de la maladie de Parkinson.
Obez ve diabetik hastalarda daha sık görülür.L'obésité ainsi qu'un diabète sont également plus souvent observés.
Hastane frengi hastalarını tedavi amaçlı bulunmaktadır.Le ministère de la santé français recommande cependant l’hospitalisation de tout malade symptomatique.
Sonunda o hastaları tedavi ederler.On y soignait les malades.
Ancak bu tedavi rahimi cerrahi yöntemler ile alınmış hastalar için geçerlidir.Ce risque de complication justifie son traitement chirurgical.
Özellikle hastanede yatan hastalarda görülür.On rencontre ce type d’infection surtout en milieu hospitalier.
İşe başladığı ilk gün hastalardan birinin intiharına tanıklık eder.Dès son premier jour, elle doit faire ses preuves avec une patiente.
Hastalardan esasen normal bir yaşam süresi beklenir.L'espérance de vie du patient est normale.
Hastalığın popüler kültürdeki olumsuz imajına rağmen, hastaların çok büyük kısmı tedaviden fayda görebilirler.Quelle que soit l’ampleur de l’alcoolisme, chaque malade peut bénéficier d’un traitement.
Hastalarımdan biri Tom'du.Tom era uno de mis pacientes.
İstatistiklere göre, kanser hastalarının sayısı hızla artıyor.Según las estadísticas, el número de enfermos de cáncer está aumentando rápidamente.
Hastaların %10-20 sinde görülür.10-20 % de pacientes ambulatorios.
Sade süt yoksullar ve hastalar dışında yetişkinler tarafından tüketilmezdi.Los adultos no la bebían, excepto aquellos que eran pobres o estaban enfermos.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Los pacientes deben poder confiar a los médicos su salud.
Amacı ağrısız acısız ve umutsuz hastaların zahmetsizce intihar etmesine yardımcı olmaktır.El bebé debe estar experimentando un sufrimiento insoportable y sin esperanza.
Sigara tüketimi: makat kanseri hastalarının % 50’sinden fazlasının sigara kullananlar olduğu bilinmektedir.Tabaco: los fumadores tienen más del 50% riesgo de enfermedad coronaria que aquellos que no fuman.
12. İsa bunu duyunca şöyle dedi: “Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Jesús les replicó: «No necesitan médico los sanos, sino los enfermos.
Bu özellikle araç kullanan hastalar için önemlidir.Esto es útil especialmente con pacientes muy pesados.
Hastalar hemipleji atakları ile birlikte çok çeşitli belirtilere sahiptir.Los pacientes con HAI exhiben una amplia gama de síntomas además de los ataques hemipléjicos.
Hastaların %96’sında HLA-B27 geni bulunmaktadır.El 90% de los pacientes afectados presentan el antígeno HLA-B27 positivo.
Bu hastalarda intihar insidansı çok yüksektir.En general hay un alto grado de comorbididad entre estos pacientes.
Bu hastalarda Hepatit B pozitifliği yüksektir.¿Qué contiene la vacuna Hepatitis B?
Laboratuvar ortamında yapılan deneylerde, reiki verilen hastaların daha çabuk iyileştikleri gözlemlenmiştir.De acuerdo con el estudio, existe una mejora en los pacientes tratados.
Bununla beraber hastaların %5-10'nda hiç semptom olmayabilir.Puede estar sin embargo ausente en 15 % de los pacientes.
Hastaneye yatışı gereken tüberküloz hastalarını hastaneye sevk etmek.El operador de urgencias pide que trasladen al paciente al suelo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod