Ağır hastalara evde bakım hareketini başlatan kişidir.היא ייסדה את תנועת ה"הוספיס"
Ağır hastalara evde bakım hareketini başlatan kişidir.لقد أسست حركة الدير
Ağır hastalara evde bakım hareketini başlatan kişidir.「貴方は貴方ゆえ大切なのです
AIDS ve verem hastalarına doğru tanı konması ve bu kişilerin ilaçlarını düzenli almaları sağlanıyor.AIDS와 TB에 걸린사람들이 제데로 진단되었는지, 또 그들이 약을 정기적으로 먹는지 그리고 한발나아가
AIDS ve verem hastalarına doğru tanı konması ve bu kişilerin ilaçlarını düzenli almaları sağlanıyor.מוודא שאנשים חולי איידס או שחפת מאובחנים כראוי ונוטלים את התרופות שלהם באופן קבוע,
AIDS ve verem hastalarına doğru tanı konması ve bu kişilerin ilaçlarını düzenli almaları sağlanıyor.والتأكد من أن المصابين بالإيدز أو السُل يتم تشخصيهم بصورة صحيحة ويأخذون عقاقيرهم بصورة راتبة،
AIDS ve verem hastalarına doğru tanı konması ve bu kişilerin ilaçlarını düzenli almaları sağlanıyor.規則正しく薬を飲めるようにし 健康教育やきれいな水 そして公衆衛生の喚起に取り組んで
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.A las familias y a los pacientes les encantó.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.As famílias e os doentes adoraram.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.Atât familiilor, cât și pacienților.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.De pårørende og patienterne, de elskede den.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.Die Familien und Patienten waren begeistert.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.É piaciuto molto alle famiglie e ai pazienti.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.La famille et les patients, ils ont adorés.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.Rodinám i pacientům.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.Rodiny, pacienti, každému sa to páčilo.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.Zarówno rodzinom jak ich pacjentom.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.Οι οικογένεις και οι ασθενείς, το λατρέψανε.
Aileler ve hastalar, onlar da sevdi.Пацієнти та їхні сім"ї полюбили цю програму.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.A gdy był wieczór i słońce zachodziło, przynosili do niego wszystkie, którzy się źle mieli, i opętane;
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.A keď už bol večer, keď bolo zapadlo slnce, nosili a vodili k nemu všetkých nemocných i posadlých démonami,
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Al atardecer, cuando se puso el sol, le traían todos los enfermos y los endemoniados
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Am Abend aber, da die Sonne untergegangen war, brachten sie zu ihm allerlei Kranke und Besessene.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Ðến chiều , mặt_trời đã lặn , người_ta đem mọi kẻ bịnh và kẻ bị quỉ ám đến_cùng Ngài .
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Ðến chiều, mặt trời đã lặn, người ta đem mọi kẻ bịnh và kẻ bị quỉ ám đến cùng Ngài.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Die avond na zonsondergang bracht men allemaal mensen bij Hem, die ziek waren of boze geesten in zich hadden.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Estefelé pedig, a mikor leszállt a nap, mind õ hozzá vivék a betegeseket és az ördöngõsöket;
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.저물어 해 질 때에 모든 병자와 귀신 들린 자를 예수께 데려오니
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Le soir, après le coucher du soleil, on lui amena tous les malades et les démoniaques.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Men da det var blevet Aften, og Solen var gået ned, førte de til ham alle de syge og besatte,
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Men da det var blitt aften og solen gikk ned, førte de til ham alle dem som hadde ondt, og de besatte;
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Men när solen hade gått ned och det hade blivit afton, förde man till honom alla som voro sjuka eller besatta;
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Mutta illan tultua, kun aurinko oli laskenut, tuotiin hänen tykönsä kaikki sairaat ja riivatut,
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Seara, după asfinţitul soarelui, au adus la El pe toţi bolnavii şi îndrăciţii.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Sendo já tarde, tendo-se posto o sol, traziam-lhe todos os enfermos, e os endemoninhados;
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Večer pak již při západu slunce, nosili k němu všecky nemocné i ďábelníky.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Venuta la sera, dopo il tramonto del sole, gli portavano tutti i malati e gli indemoniati
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Zvečer pa, ko je solnce zatonilo, so prinašali k njemu vse bolnike in obsedence.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Αφου δε εγεινεν εσπερα, οτε εδυσεν ο ηλιος, εφεραν προς αυτον παντας τους πασχοντας και τους δαιμονιζομενους
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.При наступлении же вечера, когда заходило солнце, приносили к Нему всех больных и бесноватых.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Той се приближи, и като я хвана за ръка, дигна я; и [на часа] треската я остави, и тя им прислужваше.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.Як же настав вечір, після заходу сонця, поприносили до Него всїх недужих і біснуватих.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.ויהי בערב כבוא השמש ויביאו אליו את כל החולים ואת אחוזי השדים׃
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.ولما صار المساء اذ غربت الشمس قدموا اليه جميع السقماء والمجانين.
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.天 晚 日 落 的 時 候 、 有 人 帶 著 一 切 害 病 的 、 和 被 鬼 附 的 、 來 到 耶 穌 跟 前
Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler.天 晚 日落 的 時候 、 有 人 帶 著 一切 害病 的 、 和 被 鬼 附 的 、 來到 耶穌 跟前
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice byla velice laskavá, velice empatická ke svým pacientům.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era cordiale, molto empatica con i pazienti.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era foarte caldă, empatizând cu pacienţii.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era muito amável, muito empática com os seus doentes.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era muy cálida, muy empática con sus pacientes.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice était très avenante et très empathique avec ses patients.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice는 환자들에게 매우 따뜻하고 공감을 잘해줬지만
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice meleg személyiség volt, és nagyon empatikus a pácienseivel.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice sangat hangat dan bersimpati dengan para pasiennya.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice thì sôi nổi,nhiệt tình,đồng cảm với bệnh nhân.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice var väldigt varm och empatisk mot sina patienter.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice war sehr freundlich, sehr einfühlsam zu ihren Patienten.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice was warm, empathisch tegenover haar patiënten.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Η Άλις ήταν θερμή και έδειχνε μεγάλο ενδιαφέρον για τους ασθενείς της.