Ana içeriğe geç
Sözlük

hastalar ile cümle

hastalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Küba’ya göç edecek olan binlerce insanın içerisinde azılı suçlular ve akıl hastaları da vardır.Vissa länder tillämpar därutöver ytterligare begränsningar för brottslingar och sinnessjuka.
2000 yılından itibaren ise dünyanın diğer ülkelerinde hastaların kullanımına başlanmıştır.Sedan 5 år tillbaka har man satsat mycket på att exportera sina produkter till olika länder runt om i världen.
Beş viyal panzehir verilen hastaların yaklaşık %75'inde serum hastalığı görülür.Minst ett femtiotal misstänks cancerframkallande.
Bu tür hastaların konuşmaları anlaşılmayacak derecede karmaşıktır.Filosofernas funktion blir därmed mera oklar.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Приблизно 50% людей одужують без лікування через декілька днів або тижнів.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV спричиняє хронічний перебіг у 50—80 % інфікованих.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.За оцінками, 20% населення США, хворого на діабет, не підозрюють про свою хворобу.
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.Лише 5—50 % інфікованих у США та Канаді здогадуються про свій стан.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Щеплення працівників сфери охорони здоров'я знижує ризик вірусної пневмонії серед пацієнтів.
ICF'yi kullanmanın hem sağlık profesyonelleri hem de hastalar için faydaları var.Існують значні переваги використання МКФ для пацієнтів, так і лікарів.
Hastalarda belirtiler hafif olabilir.Ознаки інфекції у пацієнтів можуть бути погано помітними.
12. İsa bunu duyunca şöyle dedi: “Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Ісус, почувши те, сказав їм: Лікаря треба не здоровим, а хворим.
Hastalara yemek getirmek yasaktır.Забороняється годувати тварин.
Hastalar bu yönden yakından izlenmelidir.За цими хворими слід ретельно спостерігати.
Genellikle hastalar normal bir zekaya sahiptir.Більшість людей з цією хворобою мають нормальний інтелект.
Sade süt yoksullar ve hastalar dışında yetişkinler tarafından tüketilmezdi.Звичайне молоко не п′ють дорослі, крім бідних та хворих, призначене лише для дітлахів і літніх людей.
Her iki cinste de görülebilmekle beraber hastaların %80'i kadındır.У 80 % пацієнтів відбувається ураження обох очей.
Bu hastaların 25 tanesi hayatta kalmıştır.Ще 25 залишилися в госпіталях.
Hastaların çoğu çocuktur.Більшість тіл є дітьми.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.90% госпіталізованих хворих виліковуються за допомогою антибіотиків першої лінії.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Також і лікарі можуть спонукати пацієнтів до того, щоб вони привели своїх партнерів на обстеження.
Akraba ve hastalar var ise hastalar ziyaret edilir.Близькі та колеги також страждають від проявів хвороби.
Kafa travmalarından sonra özellikle hastalar 24 saat müşahede altında tutulurlar.Після стікання надлишків сироватки (через 24 години) голови поміщають у розсол на дві доби.
Hastaların aurayı anlatmakta duydukları güçlükler dolayısıyla doktorlar bazen auraları küçümserler.Іноді, щоб проявити повагу до родичів пацієнтів, лікар може запитати їх щодо думок з цього приводу.
Bir başka çalışmada 15 ay boyunca artrit hastalarının yaşadıkları semptomlarla hava durumu kaydedilmiştir.Інше дослідження протягом 15 місяців записувало симптоми пацієнтів з артритом та погодні умови.
Broca afazisi olan hastalar, "ne söylemek istediklerini bilen ama onları söyleyemeyen" bireylerdir.Людей, які знають краще і говорять те, у що ти знаєш, що вони не вірять».
Sosyal stigmata, şizofreni hastalarının tedavisinde en büyük engel olarak tanımlanmıştır.Соціальна стигматизація є значною перешкодою для одужання пацієнтів із шизофренією.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.Однак у 60 % людей напад повторюється протягом року.
Hastaları rahatsız etmek istemedim.Я не хотів турбувати пацієнтів.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Odhaduje se, že 20 % osob s diabetem ve Spojených státech si není vědomo, že touto chorobou trpí.
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.Ve Spojených státech a Kanadě ví o svém zdravotním stavu pouze 5-50 % nakažených osob.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Přibližně 50 % osob se bez jakékoli léčby vyléčí za několik dnů nebo týdnů.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Část pacientů se plně zotaví.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.V případě včasného zahájení léčby jsou antibiotika podávaná po dobu osmi týdnů účinná v 80 % případů.
Prognoz geniş yanıkları olan hastalarda, daha yaşlı hastalarda ve kadın hastalarda daha kötü seyretmektedir.Prognóza je horší u osob s rozsáhlými popáleninami, u starších osob a u žen.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV způsobuje chronickou infekci u 50–80 % nakažených osob.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.Stav osob léčených v nemocnici se po počátečním podání antibiotik zlepší v 90 % případů.
HCV genotip 1 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastalardaki sürekli tepki 40-50% cıvarındadır.K setrvalé odpovědi u osob s HCV genotypu 1 dochází u 40-50 % z nich do 48 týdnů léčby.
Hastaların hepsi bu belirtileri tecrübe etmez.Ne každý pacient se však s takovými účinky setká.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Imunizace pracovníků ve zdravotnictví snižuje riziko šíření virového zápalu plic mezi jejich pacienty.
Amacı ağrısız acısız ve umutsuz hastaların zahmetsizce intihar etmesine yardımcı olmaktır.Cílem je mimo jiné zbavit zvíře zbytečné bolesti a stresu.
Hastalar vitrektomiden kısa bir süre sonra evine dönebilir veya bir gece hastanede kalmaları istenebilir.V tom případě to můžete sami zkusit doma nebo o to poprosit veterináře.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Lékaři mohou svým pacientům rovněž doporučit, aby jejich partneři vyhledali odpovídající péči.
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.V Afghánistánu osoby, které utrpěly popáleniny na více než 60 % těla, přežívají jen výjimečně.
Antibiyotiklerin görülmesinden önce hastaneye yatırılan hastalardaki ölüm oranı genellikle %30'dur.Před příchodem antibiotik byla typická úmrtnost hospitalizovaných osob 30 %.
Bazı hastalarda belirtiler günler sonra ortaya çıkmaya başlar.Příznaky napadení se objevují nejdříve za 5 dnů.
Bu bağlamda, “başkaları” homoseksüeller, kadınlar, akıl hastaları, beyaz olmayanlar ve mahkûmlardır.Všemi, tedy kromě cizinců, bláznů, chudáků a žen.
Bu hastalarda semptomlar daha ağır görülür.V takovém případě budou příznaky výraznější.
Hastaların yaklaşık üçte ikisinde bulunur.Tato forma postihuje zhruba třetinu nemocných.
Bulaşıcı hastalıklarda bazı belirtiler vardır ki, hemen hemen bütün hastalarda bulunur.Zácpa se objevuje u téměř všech pacientů na opioidech.
ÇÇAH. hastalarının yaklaşık %50'si epilepsi hastasıdır.Tvoří přibližně 25 % všech epilepsií.
Hastalar sürekli kaşınmak isterler ve bit olduğunu söyleyerek korkularını ifade ederler.Pacient je vyzván, aby si přál paradoxně právě to, čeho se bojí.
Deride görülen cafe au lait benekleri ve nörofibromlar hastaların en çok %70'inde yer alırlar.Jsou známy jako „café au lait spots” (skvrny bílé kávy) a postihují 95 % pacientů.
Avrupa kıtasına ise bu ülkelerde hastanede yatmakta olan hastalar tarafından getirilmiştir.Nenapadlo je, že Evropané jsou ti, kteří do jejich země tyto nemoci zavlekli.
Bu ilacı ALS hastalarının ömrünü birkaç ay kadar uzattığı görülmüştür.To bude asi důvod, proč lékaři pár měsíců před smrtí pacienta využívají velké množství zdrojů.
Hastane frengi hastalarını tedavi amaçlı bulunmaktadır.Nemocnice Necker je určena dospělým pacientům.
Hastalarda gördüğü olumlu-olumsuz etkileri belirtmiştir.Brzy byly objeveny jeho sedativní účinky na pacienty.
Bunlar genellikle yaşlı hastalarda daha ciddi sonuçlar verir.Jedná se o častý problém zejména u starších pacientů.
HCC lezyonlarında patolojik farklılaşma, hastaların prognozunun belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.Navíc nezohledňuje stav lymfatických uzlin, který je pro pacientovu prognózu rozhodující.
Hastaları iyileştirir.Musíte vyléčit pacienta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod