hastaların ile cümle
hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.53
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.薬が効いたからです
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.Albo gdyby 1% pacjentów NFZ-u w jakimś sensie współtworzyło służbę zdrowia.
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.Nebo kdyby jedno procento pacientů bylo v určitém smyslu spolutvůrci zdravotnictví.
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.아니면, NHS(국립보건원) 의 딱 1% 의 환자들을 건강 관련 문제들을 해결 하기 위한 동업자로 쓸 수 있다면
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.Of als één procent van de patiënten in de gezondheidszorg mee zou werken aan gezondheid.
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.Oppure se l'1% per cento dei pazienti in ospedale in qualche modo fossero co-produttori di salute.
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.Ou se agarrassem em 1% dos doentes do SNS para serem co-produtores na saúde.
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.Ή αν έχεις 1% των ασθενών του Ε.Σ.Υ. να είναι κατά κάποιο τρόπο συν-παραγωγοί του συστήματος υγείας.
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.Или ако 1% от пациентите на Здравната Каса участват в подобрения за здравеопазването.
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.Или если один процент пациентов Службы Здравоохранения стал бы в каком-то смысле со-продюсером здоровья.
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.או שהיו לכם אחוז אחד מכמות החולים במערכת הבריאות הלאומית שהיו שותפים בייצור בדרך כלשהי של הבראה.
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.أو كان لديك واحد في المائة من المرضى في إن إتش إس بطريقة ما أصبحوا مساعدين منتجين للصحة
Ya da NHS'deki hastaların yüzde biri bir çeşit yardımcı sağlık sağlayıcısı olsaydı.保健サービスに関われるかもしれません 経費の削減圧力の中で
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.A páciensekről is, akiknek igazi fájdalmaik vannak, egy objektív analízist próbálnak készíteni.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Avete pazienti che soffrono davvero e cercate di ottenerne una scienza oggettiva.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.De har patienter som lider av smärtor och de försöker göra objektiv vetenskap av det.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Ils ont des malades qui souffrent réellement, et ils tentent d'en faire une science objective.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Jeg mener, du har patienter, der faktisk har smerter, og du forsøger at få en objektiv videnskab af der.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.예를 들어 고통받는 환자에 대해 객관적인 과학적 접근이 가능합니다.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Máme predsa pacientov trpiacich bolesťami, a snažíme sa im s tým pomôcť objektívnou vedou.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Mamy pacjentów odczuwających ból i staramy się stworzyć obiektywną naukę w tej kwestii.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.On potilaita, jotka tosiaan kärsivät kivuista, ja siitä pyritään tekemään objektiivista tiedettä.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Ou seja, há doentes que têm dores reais, e eles tentam ajudá-los aplicando uma ciência exata.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Pacienții au dureri reale, și încerci să obții din asta o știință exactă.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Patiënten lijden daadwerkelijk pijn en je probeert daar objectieve wetenschap rond te maken.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Quiero decir, tienen pacientes que en verdad sufren dolores, y se intenta obtener ciencia objetiva de ello.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Sie haben Patienten, die tatsächlich Schmerzen erleiden, und sie versuchen es, objektiv zu betrachten.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Vezměte si pacienty, kteří trpí bolestmi, a zkuste si na ně aplikovat objektivní vědu.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Ý tôi là, bạn có những bệnh nhân thực sự chịu đau, và bạn cố gắng tìm ra một khoa học khách quan về điều đó.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Има пациенти, които наистина чувстват болка, и вие се опитвате да направите обективна наука от това.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Когда есть пациенты, испытывающие боль, неврологи стараются сделать объективные и научные выводы.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Ось є пацієнти, яким болить, а ти намагаєшся вивести з цього об'єктивну науку.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.כלומר, שיש לכם מטופלים שלמעשה סובלים מכאבים, ואתם מנסים לקבל מדע אובייקטיבי של זה.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.أعني، لديك مرضى يشكون بحق من الآلام و أنت تحاول إيجاد علم موضوعي لذلك
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.その痛みを客観的 科学的に捉えようとします さて 全て論破すると 約束しましたが
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Ansiktstransplantationer fyller en funktion för att ersätta hud hos brännskadepatienter.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Cấy da mặt có một vai trò có lẽ đối với những bệnh nhân bị cháy để thay da.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Die Transplantion von Gesichtshaut spielt eine Rolle vermutlich vor allem bei Patienten mit Brandverletzungen.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.El transplante de rostro entra en juego quizá en pacientes con quemaduras para reemplazar piel.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Gezichtstransplantatie heeft een functie, waarschijnlijk om huid te vervangen bij brandwondenpatiënten.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Il trapianto facciale gioca un ruolo importante nei pazienti ustionati.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.안면 이식은 화상 환자에게 피부를 대체하는데 역할을 합니다.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.La transplantation de visage a un rôle probablement chez les patients brûlés pour remplacer leur peau.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.O transplante facial tem um papel em vítimas de queimaduras para substituir a pele.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Przeszczepy twarzy mają znaczenie w przywracaniu skóry pacjentom z poparzeniami.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Transplantace obličeje má svou roli u obětí popálenin, kteří potřebují novou kůži.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Transplantul de față are rolul, probabil pentru pacienții arși, să înlocuiască pielea.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Донорська шкіра грає величезну роль для пацієнтів кому треба робити пересадку шкіри через опіки.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.Лицевият трансплант има роля навярно при обгорени пациенти, за да замести кожата.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.У пациентов с ожогами при помощи трансплантат можно заменить кожу.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.להשתלת הפנים יש תפקיד בטח במטופלי כוויות להחלפת עורם.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.لزراعة الوجه قاعدة ربما في المرضى الذين يعانون حروقا لاستبدال الجلد.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.患者の植皮に使われるでしょう 骨格構造は作れますが