Ana içeriğe geç
Sözlük

hastalar ile cümle

hastalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hastalar çoğunlukla sadece hastalıklarına boyun eğdikleri için ölürler.Patients often die simply because they yield to their diseases.
Hastaların durumu her gün değişir.The condition of the patients changes every day.
Doktor hastaları muayene etti.The doctor examined the patients.
Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler.Some doctors say something to please their patients.
Doktorlar hatalı olabilir ve bazı hastalar aniden iyileşebilirler.Doctors can be wrong, and some patients can suddenly improve.
Genç doktor kendini yoksul ve hastalara yardım etmeye adadı.The young doctor devoted himself to helping the poor and sick.
Bu çalışmadaki hastalar, 30 erkek ve 25 kadından oluşmaktadır.The patients in this study consisted of 30 males and 25 females.
Bu hastaların yürüme sorunu var.These patients have trouble walking.
Doktor hastalarına karşı nazik.The doctor is gentle with his patients.
Hastalarımın çoğu bana kasaba dışından geliyor.The majority of my patients come to me from out of town.
Benim doktorumun, hastalarına yaklaşım tarzı mükemmeldir.My doctor has an excellent bedside manner.
Hemşirelerin, hastaları hakkında objektif olmaları zordur.It's hard for nurses to be objective about their patients.
Cumartesi günleri hastalara bakıyor musun?Do you see patients on Saturdays?
O, hayatını Hindistan'daki hastaları tedavi etmeye adamak istiyor.He intends to devote his life to curing the sick in India.
Hastalara uygun şekilde bakıldığından emin ol.Make sure that the sick are properly cared for.
İyi bir doktor hastalarına sempatiktir.A good doctor is sympathetic to his patients.
Kanser hastaları sıklıkla bulantı nöbetlerini azaltmakla uğraşmak zorundadır.Cancer patients often have to deal with debilitating bouts of nausea.
Umutsuz kanser hastaları için mucize tedavisini kapı kapı dolaşarak sattı.He peddled his "miracle cure" to desperate cancer patients.
Tom konuşamayan hastaları tercih ediyor?Tom prefers patients who can't talk.
Dr Jackson'ın hastalara karşı iyi bir davranışı var.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Dr Jackson'ın hastalara karşı iyi bir tutumu var.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Dr Jackson'ın hastalara karşı iyi bir yaklaşımı var.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Dr Jackson'ın yatmakta olan hastalara karşı iyi bir davranışı var.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Dr. Jackson'ın hastalarla arası iyidir.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Birçok kanser hastaları kemoterapiden dolayı saçlarını kaybederler.Many cancer patients lose their hair because of chemotherapy.
Tom hastaların yaşam kalitesini iyileştirmek için gücü dahilinde her şeyi yapıyor.Tom is doing everything within his power to improve the patients' quality of life.
Doktor, hastalarını öğleden sonra saat üç ve beş arasında kabul ediyor.The doctor receives his patients between 3:00 p.m. and 6:00 p.m.
Bekleyen hastalarım var.I have patients waiting.
Ben senin hastalarından biri değilim.I'm not one of your patients.
Hastalarımdan biri Tom'du.Tom was one of my patients.
Konuşamayan hastaları tercih ederim.I prefer patients who can't talk.
Sen konuşamayan hastaları tercih edersin, değil mi?You prefer patients who can't talk, don't you?
O, konuşamayan hastaları tercih eder.He prefers patients who can't talk.
O, konuşamayan hastaları tercih ediyor.She prefers patients who can't talk.
Mary konuşamayan hastaları tercih ediyor.Mary prefers patients who can't talk.
Biz konuşamayan hastaları tercih ederiz.We prefer patients who can't talk.
Onlar konuşamayan hastaları tercih ederler.They prefer patients who can't talk.
Hastaların hepsi endişelendi.The patients all worried.
Hemşire hastalarından birine aşık oldu.The nurse fell in love with one of her patients.
Görecek hastalarımız var.We've got patients to see.
"O bir psikiyatrist mi?" "Hayır, o, hastalardan biri."Is he a psychiatrist?" "No, he's one of the patients."
Bazı doktorlar hastalarına günde bir aspirin almalarını tavsiye ederler.Some doctors recommend that their patients take an aspirin a day.
Bana ihtiyacı olan hastalarım var.I have patients who need me.
Hastaları rahatsız etmek istemedim.I didn't want to disturb the patients.
Doktorlar en kötü hastalardır.Doctors are the worst patients.
Doktorlar en kötü hastaları yaparlar.Doctors make the worst patients.
Sonunda tüm hastalar öldü.All the patients eventually died.
Hastalardan bazıları acı çekiyor.Some of the patients are suffering.
Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek bir şey diyecektir.Some doctors will say anything to satisfy their patients.
Hastalarınız sizi terk etmeyecek.Your patients won't abandon you.
Dr. Sadık hastaları kontrol etti.Dr. Sadiq checked on the patients.
Sami hastalar üzerinde işlem yapamadı.Sami couldn't perform procedures on patients.
Sami hastalar üzerinde işlemler yapardı.Sami performed procedures on patients.
Tom benim hastalarımdan biridir.Tom is one of my patients.
Seitan çölyak hastalarının şeytanıdır.Seitan is the Satan of celiac patients.
Doktorlar hastalarıyla konuşurken mesafeli mi yoksa samimi mi olmalı?Should doctors speak formally or informally with their patients?
Doktorlar hastalarıyla resmî mi yoksa senli benli mi konuşmalı?Should doctors speak formally or informally with their patients?
Eylül: H. pylori Avustralya dışında hastalarda gözlendi.September: H. pylori is observed in patients outside of Australia.
Hastalar belirtileri fark edemez ve 20/20 görüşe sahip olabilir.Patients may not notice the signs and have 20/20 vision.
Bununla birlikte, bazı kilolu hastalar, ağırlıklarından dolayı tip 2 ile yanlış teşhis edilir.However, some overweight patients are misdiagnosed with type 2 due to their weight.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod