hastalanmış ile cümle
hastalanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.39
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Il y avait un homme malade, Lazare, de Béthanie, village de Marie et de Marthe, sa soeur.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Ja eräs mies, Lasarus, Betaniasta, Marian ja hänen sisarensa Martan kylästä, oli sairaana.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.어떤 병든 자가 있으니 이는 마리아와 그 형제 마르다의 촌 베다니에 사는 나사로라
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Lazarus uit Bethanië, de broer van Maria en Martha, was ziek.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Men der lå en Mand syg, Lazarus fra Bethania, den Landsby, hvor Maria og hendes Søster Martha boede.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Och en man vid namn Lasarus låg sjuk; han var från Betania, den by där Maria och hennes syster Marta bodde.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Og det var en syk mann, Lasarus fra Betania, den by som Maria og hennes søster Marta bodde i.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Ora, estava enfermo um homem chamado Lázaro, de Betânia, aldeia de Maria e de sua irmã Marta.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Seorang yang bernama Lazarus tinggal di Betania bersama-sama dengan saudaranya Maria dan Marta
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Un oarecare Lazăr din Betania, satul Mariei şi al Martei, sora ei, era bolnav. -
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Vala pedig egy beteg, Lázár, Bethániából, Máriának és az õ testvérének, Márthának falujából.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Ητο δε τις ασθενης Λαζαρος απο Βηθανιας, εκ της κωμης της Μαριας και Μαρθας της αδελφης αυτης.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Був же один, що нездужав Лазар з села Мариї та Марти, сестри її.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Был болен некто Лазарь из Вифании, из селения, где жили Мария и Марфа, сестра ее.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.Освети ги чрез истината; Твоето слово е истина.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.ויהי איש חולה לעזר שמו מבית היני כפר מרים ומרתא אחותה׃
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.وكان انسان مريضا وهو لعارز من بيت عنيا من قرية مريم ومرثا اختها.
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.有 一 個 患 病 的 人 、 名 叫 拉 撒 路 、 住 在 伯 大 尼 、 就 是 馬 利 亞 和 他 姐 姐 馬 大 的 村 莊
Meryem ile kızkardeşi Martanın köyü olan Beytanyadan Lazar adında bir adam hastalanmıştı.有 一 個 患病 的 人 、 名叫 拉撒路 、 住在 伯 大 尼 、 就是 馬利亞 和 他 姐姐 馬大 的 村莊
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.A dcérin manžel bol zas chorý z jej vyčerpania.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.Dan suami anak perempuan tersebut, dia juga sakit dari kelelahan istrinya.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.De echtgenoot van de dochter was ook ziek door de uitputting van zijn vrouw.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.E anche il marito della figlia soffriva per l'esaurimento di sua moglie.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.E o marido da filha também estava farto da exaustão da mulher.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.És a lány férje, szintén betege volt a felesége kimerültségének.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.Et le mari de la fille, lui aussi était malade, à cause de l'épuisement de sa femme.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.Iar soțul fiicei era şi el bolnav de la extenuarea soției lui.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.I mąż córki, również cierpiał z powodu przemęczenia swojej żony.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.그리고 딸의 남편은, 그 역시 상태가 좋지 않았습니다. 부인이 늘 녹초가 되어 있으니 말이죠.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.Og datterens mand, han var også træt af sin kones udmattelse.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.Und der Ehemann der Tochter, er war ebenfalls krank durch die Erschöpfung seiner Frau.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.Và chồng của người con gái, anh ta cũng bị ốm vì tình trạng kiệt sức của vợ.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.Y el marido de la hija también estaba cansado del agotamiento de su mujer.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.Ο σύζυγος της κόρης είχε επίσης βαρεθεί() την κούραση της γυναίκας του.()
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.А муж её дочери очень сильно переживал от истощения своей жены.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.А на съпруга на дъщерята също му беше писнало от изтощението на жена му.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.על ידי בתה. והבת הייתה מותשת מהטיפול באמה. ובעלה של הבת,
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.وكان زوج الإبنة كذلك قد تعب من إرهاق زوجته.
Ve kızın kocası da, karısının tükenmişliğinden dolayı hastalanmıştı.自分の妻が疲労困憊していることに 苦しんでいました そんなある日私が車で家に向かっていると