hastalıkta ile cümle

hastalıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu ilaç seni o hastalıktan kurtaracak.This medicine will cure you of that disease.
Çoğu bu hastalıktan kurtulamaz.Not many survive this disease.
Annem uzun bir hastalıktan dolayı çok zayıftı.My mother was very weak from a long illness.
Ben hastalıktan dolayı geçen Salı yoktum.I was absent last Tuesday on account of illness.
Hastalıktan dolayı partiye gidemedim.I could not go to the party because of illness.
Hastalıktan dolayı bunalımdayım.I am depressed by my illness.
Hastalıktan dolayı gitmedim.I didn't go on account of illness.
Eğer o, o zaman sigara içmeyi bıraksaydı, böyle bir hastalıktan muzdarip olmayabilirdi.If he had given up smoking then, he might not be suffering from such a disease.
Onun yokluğu hastalıktan dolayı idi.His absence was due to illness.
O, o hastalıktan öldü.He died of that disease.
Yakınlarda hastalıktan kurtuldu.He soon recovered from the illness.
Ciddi bir hastalıktan ötürü acı çekiyor.He is suffering from a serious illness.
O, kısa bir hastalıktan sonra öldü.He died after a brief illness.
O, hastalıktan yatağa düştü.He remains sick in bed.
O, ağır bir hastalıktan acı çekiyor.He is suffering from an aggravated disease.
O, ciddi bir hastalıktan çekiyor.She's suffering from a serious disease.
O, hastalıktan dolayı mevcut değil.She is absent because of sickness.
O, hastalıktan dolayı yoktur.She is absent because of sickness.
O, hastalıktan dolayı okula katılamadı.She cannot attend school on account of illness.
Hastalıktan dolayı seni dün arayamadım.On account of illness, I couldn't call on you today.
Annem geçen ayın sonundan beri hastalıktan yatıyor.Mother has been sick in bed since the end of last month.
Ne kadar kötü olursa olsun, o, o tür hastalıktan ölmeyecek.No matter how bad it gets, she won't die of that kind of sickness.
Ne kadar kötü olursa olsun, o bu hastalıktan ölmeyecek.No matter how bad it gets, she won't die from that disease.
Birçok insan açlıktan ve hastalıktan öldü.Many died of hunger and disease.
O kronik bir hastalıktan muzdarip.She suffers from a chronic illness.
Uzun bir hastalıktan sonra öldü.He died after a long illness.
Tom uzun bir hastalıktan sonra öldü.Tom died after a long illness.
Bazen tedavi hastalıktan daha kötüdür.Sometimes, the cure is worse than the disease.
Tom son üç haftadır hastalıktan yatakta yatıyor.Tom has been sick in bed for the last three weeks.
Tom ciddi bir hastalıktan çekiyor.Tom is suffering from a serious illness.
Kral John gizemli bir hastalıktan öldü.King John died from a mysterious illness.
Hastalıktan ve çalışmadan yoruldum.I am tired, from sickness and work.
Tom üç haftadır hastalıktan yatağa düştü.Tom has been sick in bed for three weeks.
John'un büyükannesi uzun bir hastalıktan sonra öldü.John's grandmother died after a long illness.
Daha önce burada bir kişi bu hastalıktan öldü.One person here has already died from this disease.
O hastalıktan dolayı gelemiyor.Due to illness, she cannot come.
O, çaresiz bir hastalıktan muzdarip.She suffers from an incurable disease.
Para hastalıktan muafiyet satın almaz.Money does not buy exemption from illness.
Hastalıktan ötürü gelemedi.She was unable to come due to illness.
Hastalıktan etkilenenler arasında kan şekeri testi genellikle günde dört kez önerilir.Blood sugar testing among those who are affected is often recommended four times a day.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.Stopping smoking decreases the risk of death by 18%.
Sevdiklerimin tümünün bu nazik hastalıktan can vermesini dilerim" diyordu.I would wish all I love to perish of that gentle disease."
Theodor Bongartz'ın, 1945'te bir hastalıktan öldüğü hesaplanamadı.Theodor Bongartz was not brought to account as he had died of an illness in 1945.
Hastalıktan ötürü zayıf düştü, 2 Ocak 1896'da öldü.Weakened by illness, he died on 2 January 1896.
120.000 kişilik ada nüfusunun yaklaşık dörtte üçü katledildi, köleleştirildi veya hastalıktan öldü.Approximately three-quarters of the population of 120,000 were killed, enslaved or died of disease.
Pradal, 13 Mayıs 2017'de 53 yaşında uzun bir hastalıktan sonra Paris'te hayatını kaybetti.Pradal died on 13 May 2017 in Paris after a long illness, aged 53.
Paris - Oslo uçuşu sırasında 1969 yılında 57 yaşında bu hastalıktan öldü.She died of the disease at age 57 in 1969 during a flight from Paris to Oslo.
Perikles MÖ 429 yılının sonbaharında hastalıktan öldü.Pericles died of the plague in the autumn of 429 BC.
Ada 8 yaşındayken Yunan Bağımsızlık Savaşında hastalıktan öldü.He died of disease in the Greek War of Independence when Ada was eight years old.
Bir ihtimale göre MÖ 29 yılı kış aylarında hastalıktan ölmüştür. erişildi.He may have died from illness in the winter of 29 BC, but this is speculation.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Prevention is by properly cooking food and hand washing before cooking.
Rebroff uzun bir hastalıktan sonra Frankfurt'ta öldü.He died in Frankfurt after a long illness.
30 Eylül 2009'da uzun süren bir hastalıktan dolayı öldü.He died on 30 September 2009 after long-term disease.
Hindistan'da 17 milyon kişi, yani ülke nüfusunun %5'i bu hastalıktan ölmüştür.As many as 17 million people died in India, about 5% of the population.
Bu hastalıktan kurtulamayacağını biliyordur.He realised that he was not going to escape the disease.
Tekrarlama riski % 25 olan hastalıkta doğum öncesi tanı mümkündür.Each child will have a 25% chance of being born with the disease.
Hastalıktan şüpheli hayvanlar hemen ayrı bir ahıra alınmalıdır.Animals suffering from this disease must be taken to a veterinarian immediately.
24 Temmuz 1957 tarihinde hapishanedeki işkence sonucunda hastalıktan öldü.Čento died at home on 24 July 1957 after sickness from torture in prison.
Muhammed daha yaklaşık 7 aylıkken 25 yaşında bilinmeyen bir hastalıktan hayatını kaybetmiştir.Her baby had died from an unknown illness at 7 months.
Bu tedavi kronik hastalıkta uygulandığında son aşama belirtilerini geciktirebilir ya da önleyebilir.When used in chronic disease, medication may delay or prevent the development of end–stage symptoms.

İlgili Sayfalar