hastalığı ile cümle
hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.En koleralignende sygdom ser også ud til at have være kendt ved Ganges siden antikken.
Beriberi tiyamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır.Beriberi er en sygdom, som følger af mangel på tiamin (B1-vitamin).
İnsanlarda Creutzfeldt-Jakob hastalığının bir çeşidine (vCJD) neden olduğu düşünülmektedir.Sygdommen kan sammenlignes med Creutzfeldt-Jakobs sygdom.
Hastalığın tanısı konulan hayvanlar kesime gönderilir.Dyr der inficeres med leverikten bliver syge.
Fakat hastalığı gittikçe ağırlaşmaktaydı.Sygdommen bliver værre.
Bunun bir örneği, fenilketonuria hastalığının en yaygın olan tipidir.Et eksempel er den mest almindelige form for fenylketonuri.
Bu hastalığı 9 yıl sürdü.Denne konflikt varede i ni år.
Ruhtaki hastalığın tedavi edilmemesi vücudun diğer yerlerine de sıçrar.Men dyrets øjne skrumper ikke når resten af kroppen gør.
Michael Jackson'ın teninin açılması vitiligo hastalığından ötürüdür.Den nu afdøde poplegende Michael Jackson led af Vitiligo.
Annesi Alzheimer hastalığı ile uzun bir mücadeleden sonra 2005'te ölmüştür.Hustruen igennem mange år døde i 2005 efter længere tids sygdom.
Burada iken hastalığı daha fazlalaşmış ve 15 Aralık 1823 tarihinde vefat etmiştir.Hans tilstand forværredes, og den 5. marts døde han.
1986 yılında kanser hastalığı yüzünden ölmüştür.Han døde af kræft i 1986.
Kendisini en ufak büyüyü yapmaktan bile uzak tutan bir hastalığı vardır.Uden tryllestav er det en stærkt begrænset mængde magi, de kan udføre.
Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.Dog kan visse andre infektioner mindske risikoen.
Tüm bunlara Reyno hastalığı iki bacağını da kestirmek zorunda kaldı.To uger efter ulykken måtte de amputere begge hans ben.
Claudius'un hastalığına ilişkin modern teşhisler geçen yüzyılda birkaç defa değişmiştir.Claudius antatte diagnose etter moderne term har blitt endret flere ganger gjennom de siste århundrene.
Hastalığın 3 dönemi vardır.Sykdommen forekommer i 3 alvorlighetsgrader.
J Dilla'ya 2002'de nadir bir kan hastalığı olan TTP teşhisi kondu.I 2004 verserte det rykter om at J Dilla hadde utviklet en sjelden blodsykdom kalt TTP.
19. yüzyılda, bu hastalığın özellikle kronik ve ilerleyici doğası dikkatleri çekti.På 1800-tallet begynte man etter hvert å forstå denne sykdommens kroniske og progressive natur.
Thomas Addison, 1849'da Addison hastalığını ilk tanımlayan kişidir.Den første som beskrev denne sykdommen var Thomas Addison i 1855.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Dette gjelder spesielt hos menn siden kvinner blir vaksinert mot denne sykdommen.
Bu şehirde 1984 yılında Parkinson hastalığından vefat etti.Han led av Parkinsons sykdom fra 1982.
Ancak ölümünden sonra teşhis edilebilecek olan Creutzfeldt-Jakob hastalığı nedeniyle 1982'de emekliye ayrıldı.I 1983 døde han av Creutzfeldt-Jakobs sykdom, en diagnose som ble stilt først etter hans død.
Ancak hastalığı ve yaşlılığı nedeniyle azledildi.Han ble etterhvert preget av alder og sykdom.
von Willebrand hastalığı (vWH) en yaygın kalıtsal kanama bozukluğudur.Von Willebrands sykdom er den mest vanlige arvelige koaguleringssykdommen som er beskrevet hos mennesker.
Stafford, uzun yıllar ve pulmoner hastalığı ile mücadele etti..I mange år led Stafford av alkoholisme, depresjon og lungesykdom.
Vulture Culture - 1985 Kavram: Tüketim hastalığını, özellikle Amerikan popüler kültürünü eleştiren bir albüm.1984: Vulture Culture – Gir et kritisk blikk på overforbruk og spesielt amerikansk populærkultur.
Genç yaşta (42) verem hastalığından vefat etti.Han døde i forholdsvis ung alder (42 år) av tuberkulose.
Tifo hastalığı İspanya'da görüldü, bu hastalığın Avrupa'da ilk ortaya çıkışıydı.Det viste seg å være første tilfelle av sykdommen Skrantesyke (CWD) som er påvist i Europa.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Genetisk testing er derfor et upålitelig alternativ for diagnostisering av sykdommen.
Fakat esir iken IX. Louis tekrar bir dizanteri hastalığı geçirdi ve Arap hekimler tarafından tedavi edildi.Ludvig ble rammet av dysenteri, og ble kurert av en arabisk lege.
Mycobacterium lepra : İnsanlarda cüzzam hastalığına neden olur.Mycobacterium leprae som forårsaker spedalskhet.
Hastalığın yaygın olduğu ülkelerde kullanım maliyeti düşüktür.Dette er unødvendig i land hvor sykdommen er vanlig.
Poe şiiri, karısı Virginia'nın hastalığını anlatmak için yazmış olabilir.Patty ble da nødt til å fortelle Victor om familiens arv.
Tedavi edilemeyen bir göz hastalığına yakalandı.Han led av blant annet en leversykdom som ikke ble behandlet.
Tüm bunlara Reyno hastalığı iki bacağını da kestirmek zorunda kaldı.Han måtte amputere begge beina etter denne ulykken.
ALS hastalığı günümüzde ABD'de Lou Gehrig'in hastalığı olarak da bilinmektedir.Han døde to år senere på grunn av sykdommen, og i USA har den blitt kjent som «Lou Gehrig's Disease».
Ağır hastalığına ve ağrılarına rağmen çalışmalarına devam etti.Til tross for sin alvorlige sykdom satset han videre.
Ancak Parkinson hastalığı'na yakalandı.Deretter forsket hun på Parkinsons sykdom.
2015 yılı itibarıyla, hastalığın erken aşamalarında ölüm vakasına rastlanmamıştır.Først i 2015 kunne han trene uten smerter.
Hastalığı geçiren hayvanlar 2 yıl kadar bağışıklık kazanır.Dyr som har hatt sykdommen får livslang immunitet.
Narkolepsi hastalığı kesin bir şekilde nedenselleştirilmiş değildir.For Munn- og klovsyke er altså ikke dette tiltaket i seg selv tilstrekkelig.
Bu gen hastalığın oluşmasında %98 etkilidir.Denne svulsten er i 98% av tilfellene godartet.
Bu genellikle hastalığın veya idrar sistemindeki bir hasarın göstergesi olmaktadır.Tilstanden er vanligvis et resultat av skade eller sykdom.
2015'te demans hastalığına yakalandı.Han fikk også diagnosen epilepsi i 2015.
Annesi Alzheimer hastalığı ile uzun bir mücadeleden sonra 2005'te ölmüştür.Han døde av komplikasjoner etter Alzheimers sykdom i 2005.
Kasım 2004'e kadar, hastalığı nedeniyle görevini üstlenememiştir.Møtte ikke etter oktober 2010 grunnet sykdom.
Şu anda, hastalığın sebepleri, oluşumu ve gelişimi net olarak bilinmemektedir.Årsaker, smittekilder og smitteformer er fortsatt ukjent.
Gut hastalığına tutulması nedeniyle geri döndü ve sadece üç ay sonra öldü.På grunn av alvorlig sykdom ble han løslatt fra fengsel etter tre måneder og døde kort etter.
61 yaşında uzun zamandır mücadele ettiği kanser hastalığı nedeniyle ölmüştür.Einar Førde døde 61 år gammel av kreft etter en tids sykdom han snakket åpent om.
Romatizma hastalığı her yaşta görülebilir.Sykdommen forekommer i alle aldersgrupper.
Hastalığın insandaki belirtileri grip ve grip benzeri hastalıkların semptomları ile aynıdır.Viruset har noen likheter med influensaen mennesker rammes av.
Bir kalp hastalığına yenik düşerek New York şehrinde vefat etti.Han døde av hjerteinfarkt i sitt hjem i Guatemala by.
Son yıllarında Alzheimer hastalığına yakalanmıştı.Han slet med Alzheimers sykdom i mange år.
Nikolay, 2017'de hastaneye kaldırıldı, hastalığı nedeniyle konser veremedi.Hinohara ble innlagt på sykehus i mars 2017, men nektet å få livsforlengende behandling.
Genel kanı genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin hastalığı tetiklediği yönündedir.Hvordan er mage-regionen i forhold til smertereaksjon og farge?
Yorucu yolculuk esnasında Stanley, sıtma hastalığına yakalandı.På reisen gjennom Alpene ble han forkjølet.
Alzheimer hastalığı ile ilişkilendirilmiştir.Han ble også rammet av Alzheimers sykdom.
Parkinson hastalığıPenyakit Parkinson.
Hastalığın bu ağır türüne ilk kez 1953 yılında Filipinler’de rastlandı.Bentuk penyakit yang parah ini pertama kali dilaporkan di Filipina pada 1953.