Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Trong bệnh viện, Joel gặp Marlene.
Benn yılın henüz başında Berlin'deki bir hastahanede bir süre bakım altına alınır.Với những trường hợp nặng họ sẽ được điều trị ở một bệnh viện tại Đông Berlin.
Bir süre sonra da annesini akıl hastahanesine yatırmak zorunda kalır.Nhưng mẹ cô phải nằm viện.
Çoğu İspanya’da ve limandaki hastahane gemilerinde öldü.帰還兵の多くがスペイン本土や港湾に停泊した病院船の中で病死している。
Mahallede; Süleymaniye Kadın Hastalıkları ve Doğumevi Hastahanesi ile iki sağlık ocağı bulunmaktadır.松原朋美(まつばら ともみ) 二代目魔人と月子の娘。
Hala annesini hastahanede ziyaret etmektedir ve annesine kararını fısıldar.そして屋敷をうろつき、母親の椅子に座り、母親の声でしゃべった。
Bir süre sonra da annesini akıl hastahanesine yatırmak zorunda kalır.所以我們應該把小明的媽媽送去精神病院。
28 Ocak 2013'te beyin kanaması sebebiyle Şişli'deki Memorial Hastahanesi'ne kaldırıldı.그 후 2월 28일 자신의 집에서 뇌일혈로 인해 숨을 거둔다.
Kızılay, saldırıyı doğrular ve yaralıların hastahanelere kaldırıldığını açıklar.הסהר האדום הכחיש את הדברים וטען שטיפל בפצועים.
Durumu çok ciddi olarak hastahaneye kaldıldı.Tam je šele resno zbolela.
Kıbrıs'taki Hastahaneler.Nuo Šeimenos krantų.
Durumu çok ciddi olarak hastahaneye kaldıldı.Tee peal jäi ta tõsiselt haigeks.
Ahjussi hastahanede.Ahjusshi är i sjukhuset.
Ahjussi hastahanede.Ahjusshi e la spital.
Ahjussi hastahanede.Ahjusshi est à l'hopital.
Ahjussi hastahanede.Ahjusshi is in het ziekenhuis.
Ahjussi hastahanede.Ahjusshi sta all'ospedale.
Ahjussi hastahanede.Ahjusshi vẫn còn trong bệnh viện.
Ahjussi hastahanede.Onkel ist im Krankenhaus.
Ahjussi hastahanede.Paman sedang di rumah sakit.
Ahjussi hastahanede.Ο Άτζιουσσι είναι στο νοσοκομείο.
Ahjussi hastahanede.Ачжосси в больнице.
Ahjussi hastahanede..אג'שי בבית חולים
Ahjussi hastahanede.اجاشي في المستشفى
Ahjussi hastahanede.そんな不謹慎な事 考えるわけないじゃない
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Alguna ayuda puede haber construido un hospital, alimentado a una aldea hambrienta.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Beberapa bantuan telah digunakan untuk mendirikan rumah sakit, memberi makan desa yang kelaparan.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Certaines aides ont pu permettre de construire un hôpital, nourrir un village affamé.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Dank dieser Hilfe wurde vielleicht ein Krankenhaus gebaut, ein hungriges Dorf ernährt.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Dzięki niej można wybudować szpital czy nakarmić głodną wioskę.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Forse alcuni aiuti hanno reso possibile la costruzione di un ospedale o hanno sfamato un villaggio.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.몇몇의 원조는 병원을 짓고 굶주린 마을을 먹여 살립니다.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Một vài sự viện trợ có thể xây được 1 bênh viện, cứu đói cho 1 ngôi làng,
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Někdy pomůže postavit nemocnici, jindy nakrmit hladovou vesnici.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Sommige hulp heeft misschien een ziekenhuis doen bouwen, een dorp gevoed.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Unele ajutoare se poate sa fi construit un spital, hranit un sat infometat.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Van segély amiből lehet, hogy kórház épült, egy éhes falu lakott jól.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Ορισμένες ενισχύσεις έχουν χτίσει ένα νοσοκομείο, ταϊσει ένα πεινασμένο χωριό.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Какая-то помощь возможно помогла построить больницу, накормить голодающую деревню.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.חלק מהעזרה עזר לבנות בית-חולים, ולהאכיל כפר רעב.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.بعض المعونة قد تبني مستشفى، تُطعم قرية جائعة.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.時には道を建設し、その道が
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.Ils m'ont mis dans le service des maladies infectieuses à l'hôpital.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.병원에서는 저를 면역 병동에 넣고,
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.M-au mutat într-un salon de boli infecțioase al spitalului.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.Me pusieron en una sala de enfermedades infecciosas en el hospital.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.Mereka menempatkan saya di bangsal penyakit infeksi di rumah sakit itu.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.Mi hanno messo in un reparto per malattie infettive all'ospedale.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.Und sie haben mich in eine Infektionskrankheiten-Station im Krankenhaus gelegt
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.Και με έβαλαν στην πτέρυγα μεταδοτικών ασθενειών του νοσοκομείου.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.И меня поместили в инфекционный бокс.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.И те ме поставиха в инфекциозното отделение на болницата.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.ושמו אותי במחלקה למחלות מדבקות בבית החולים.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.تم وضعي في غرف عزل الامراض
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.面会に来る人は 皆マスクをつけ
Buna hayır diyebilecek hastahane yok.Aucun hôpital ne peut dire " non ".
Buna hayır diyebilecek hastahane yok.Der er ikke noget sygehus der kan sige "Nej."
Buna hayır diyebilecek hastahane yok.Geen ziekenhuis kan "nee" zeggen.
Buna hayır diyebilecek hastahane yok.Không bệnh viện nào có thể từ chối
Buna hayır diyebilecek hastahane yok."안돼." 라고 할 수 있는 병원이 없습니다.