Laboratuvar da çıkan bir yangında öldü, bu ölüm sonrasında Walter akıl hastahanesine gönderildi.She died in a fire, which resulted in Walter being sent to a mental hospital.
Sağlık ocağı , sağlık evi ya da hastahane bulunmamaktadır.Living in a care or residential home or hospital.
Durumu çok ciddi olarak hastahaneye kaldıldı.She was taken to hospital in a serious condition.
Kıbrıs'taki Hastahaneler.Subcommittee on Hospitals.
Ayvacık'ta Ayvacık Devlet Hastahanesi ve birçok sağlık ocakları bulunmaktadır.This plan is currently in use in the UK by HM Coastguard and some ambulance services.
Ayrıca hastahane gibi yerlerden nefret eder.He/She remembers hating the place.
Buna hayır diyebilecek hastahane yok.There's no hospital that can say "No."
Ve projeksiyonu hastahanenin dışında bulunan park yerinde bulunan duvarın üzerine kurduk.And we set up a projector on a wall out in the parking lot outside of his hospital.
Oh evet,bugün babam ve ahjussi hastahaneye chek-up yaptırmaya gidecek.Oh yeah, today Dad and Ahjushi went to get a check-up at the hospital.
Ahjussi hastahanede.Ahjusshi is at the hospital.
Doğru mu bu, Seung Jo'nun babası hastahanede mi yatıyor?Is it true that Seung Jo's father has been hospitalized?
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.Baby Matthew spent four days in the hospital and was eventually discharged.
Beni hastahanedeki bulaşıcı hastalıklar istasyonuna yerleştirdiler.And they put me in an infectious disease ward at the hospital.
Hastahane sesi gittikçe daha da kötüleşiyor.Hospital sound is getting worse all the time.
Bazı yardımlar bir hastahane inşa edebilir, aç bir köyü doyurabilir.Some aid may have built a hospital, fed a hungry village.
21 Haziran 2018'de tekrar hastahaneye kaldırıldı.[1] 10 Temmuz 2018'de taburcu edildi.[2]He was hospitalized again on 21 June 2018.[55] He was discharged on 10 July 2018.[56]
Noh Haeng-ha - Kim Yoo-ri Myung Se Hastahanesinde hemşiredir.Kim Ik-tae als medizinisches Personal Noh Haeng-ha als Kim Yoo-ri Krankenschwester des Krankenhauses Myung Se.
Başka iki rehine Manila'daki başka bir hastahaneye kaldırıldı.Zwei weitere Leichen werden in ein Krankenhaus in Dili gebracht.
Benn yılın henüz başında Berlin'deki bir hastahanede bir süre bakım altına alınır.Den Nachrufen zufolge aber erlag er einem längeren Leiden in einem Berliner Krankenhaus.
Bir süre hastahanede kalıp Florida'ya döndü.Er setzte sich in Florida zur Ruhe.
Sara Tancredi Dr. Sara Tancredi hastahanede kendine bir morfin iğnesi yapar.Sara Tancredi Le docteur Sara Tancredi travaille à l'époque à l'hôpital.
Noh Haeng-ha - Kim Yoo-ri Myung Se Hastahanesinde hemşiredir.Noh Haeng-ha dans le rôle de Kim Yoo-ri - Infirmière en chirurgie thoracique de l'hôpital Myung Se.
2009 yılında ise Gazimağusa Devlet Hastahanesi Başhekimlik görevine vekâleten atandı.Acrimed lui reproche en 2009 d'être à la solde du pouvoir gouvernemental.
Kıbrıs'taki Hastahaneler.Hôpitaux de Nice.
Durumu çok ciddi olarak hastahaneye kaldıldı.Frank es llevado al hospital en estado muy grave.
İlçenin eski hastahanesi mahallede bulunur ve günümüzde aile sağlık merkezi olarak kullanılır.Nella città è presente un ex ospedale oggi utilizzato come centro igiene.
Hala annesini hastahanede ziyaret etmektedir ve annesine kararını fısıldar.Fa visita alla madre in ospedale e si scusa con lei.
Kıbrıs'taki Hastahaneler.Больница в Мошнах.
4 Haziran 1991'de geliri çocuk hastahanesi yapımına gitmek üzere bir jübile düzenlendi.В феврале 1944 года открыт детский дом для детей-сирот.
Sağlık ocağı , sağlık evi ya da hastahane bulunmamaktadır.Они не могут обратиться в поликлинику или больницу в случае травмы или какой-то болезни.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.يستيقظ جول في المستشفى وتستقبله مارلين.
Durumu çok ciddi olarak hastahaneye kaldıldı.وتم نقله إلى المستشفى في حالة حرجة.
Dünyanın günümüze kadar gelebilen en eski hastahanelerinden biridir.و يعتبر هذا الأخير أقدم برلمان في العالم لا يزال موجودا حتى اليوم.
Durumu çok ciddi olarak hastahaneye kaldıldı.Ele foi hospitalizado em estado grave.
Hastahane veya sağlık ocağı yoktur.Não possui nenhuma agencia bancária ou hospital.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel ontwaakt in het ziekenhuis en hij wordt begroet door Marlene.
Sara Tancredi Dr. Sara Tancredi hastahanede kendine bir morfin iğnesi yapar.Dokter Sara Tancredi werkt in het ziekenhuis.
Bir süre sonra da annesini akıl hastahanesine yatırmak zorunda kalır.Kort na de oorlog sterft zijn moeder in een psychiatrisch ziekenhuis.
Çeşitli Sağlık Bakanlığı eğitim hastahanelerinde Başasistan ve Klinik Şefi olarak çalıştı.Jako pastor praktykowała w kaplicach szpitalnych i więziennych.
Savaş süresince geri hizmette hastahanede çalıştı.Do końca wojny leczył się w szpitalu.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel vaknar upp på sjukhuset och möts av Marlene.
Durumu çok ciddi olarak hastahaneye kaldıldı.Han rapporterades vara allvarligt sjuk.
Benn yılın henüz başında Berlin'deki bir hastahanede bir süre bakım altına alınır.De ska mötas i en källare i London dagen därpå.
Özel Okmeydanı Hastanesi Özel Hastahaneleridir.Djursjukhus är ett specialsjukhus för djur.
4 Haziran 1991'de geliri çocuk hastahanesi yapımına gitmek üzere bir jübile düzenlendi.Наступного року відкрили дитячий будинок для сиріт.
Kıbrıs'taki Hastahaneler.Dětská nemocnice v Brně .
Durumu çok ciddi olarak hastahaneye kaldıldı.To již i byl velmi vážně nemocen.
Bir süre sonra da annesini akıl hastahanesine yatırmak zorunda kalır.Este trimisă ulterior de propria ei fiică la un azil de nebuni.
Ancak, deli rolü yaptığı için akıl hastahanesine gönderildi ve oradan kaçmayı başardı.Din acest motiv prolecultiștii l-au considerat nebun și l-au lăsat în pace.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel a kórházban ébred, ahol Marlene üdvözli őt.
Savaş süresince geri hizmette hastahanede çalıştı.A háború alatt kórházvonaton szolgált.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel herää sairaalasta, missä Marlene odottaa häntä.
Çoğu İspanya’da ve limandaki hastahane gemilerinde öldü.Useita kuoli Italian laivaturmassa Yle uutiset.
23 Ocak 1924'te Fransız Hastahanesi'nde öldü.Hän kuoli pariisilaisessa sairaalassa 24. marraskuuta 1996.
Benn yılın henüz başında Berlin'deki bir hastahanede bir süre bakım altına alınır.Seuraavana päivänä he saavat kyydin ystävälliseltä mieheltä Berliiniin.
Savaş süresince geri hizmette hastahanede çalıştı.Sodan aikana hotelli toimi sairaalana.
Özel Okmeydanı Hastanesi Özel Hastahaneleridir.Sygehuset i Sønderborg skal være specialsygehus.
1970'te bir kez daha hastaneye kaldırıldı ve 1972 yılının 27 Martında, Hilversum'da kaldığı hastahanede öldü.Få måneder senere blev hun indlagt igen, og i marts 1994 døde hun på Rigshospitalet, kun 26 år gammel.
Panzehirin bulunabileceği en yakın hastahanenin acil servisine nakil sağlamak için yardım çağrısında bulunun.Forbindelsen skal være med til at forbinde hospitalets kommende rekreative område med Helstrups byrum.
Hastahaneye giderken yolda yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.Meski dia sudah menelan semua narkoba yang ada di kamarnya, dia tetap hidup.