Çok daha uçucu kahverengi hardal tohumu, biraz beyaz şarap , azıcık, çok daha fazla hassas aroma.ずっと繊細な香り。そしてどうしたのでしょう? エナメルのレーベル付きの小さなガラスの瓶に入れたのです
Çok detaylı ve aşırı hassas yazılmış... ...çok eski bir bilgi yığını.A informação antiga, encontra-se registada de forma exaustiva, cuidada e em pormenor redundante.
Çok detaylı ve aşırı hassas yazılmış... ...çok eski bir bilgi yığını.Diese uralte Information... ...ist sorgfältig bis ins kleinste Detail niedergelegt.
Çok detaylı ve aşırı hassas yazılmış... ...çok eski bir bilgi yığını.Informasi kuno... ... Ditulis dalam lengkap, hati-hati detail, berlebihan.
Çok detaylı ve aşırı hassas yazılmış... ...çok eski bir bilgi yığını.먼 옛날의 정보는 철저하고 꼼꼼하게 중복된 항목으로 쓰여져 있습니다.
Çok detaylı ve aşırı hassas yazılmış... ...çok eski bir bilgi yığını.La información antigua... .. .es escrito detalladamente redundantes, cuidadosa y exhaustiva.
Çok detaylı ve aşırı hassas yazılmış... ...çok eski bir bilgi yığını.Le antiche informazioni... ...sono scritte in dettaglio minuzioso, esaustivo e ridondante.
Çok detaylı ve aşırı hassas yazılmış... ...çok eski bir bilgi yığını.Les informations de base... y sont écrites exhaustivement, parfois avec redondance.
Çok detaylı ve aşırı hassas yazılmış... ...çok eski bir bilgi yığını.Древната информация е записана в изчерпателни, подробни, претрупани детайли.
Çok güçlüsün ve çok hassassın.Eres muy fuerte y a pesar de todo tan gentil.
Çok güçlüsün ve çok hassassın.Sei cosė forte, ma delicato.
Çok güçlüsün ve çok hassassın.Toi... Tu es fort. Et tendre.
Çok güçlüsün ve çok hassassın.Είσαι πολύ δυνατόs και ταυτόχρονα τόσο γλυκόs.
Çok güçlüsün ve çok hassassın.Ты очень сильный, но нежный.
Çok hassas olduğum bir konuda상어지느러미 사냥에 대한 이야기였었는데,
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.A cápauszony levágásáról szólt, és igazán mélyen érintett ez a téma.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Bylo to o finningu -- odstraňování žraločích ploutví, a do tohoto problému jsem se opravdu vžil.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.C'était sur le commerce des ailerons de requin, et c'était vraiment quelque chose qui me tenait à coeur
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Era despre tăierea colților rechinilor și cred cu tărie în această problemă.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Foi sobre a prática de "finning", e senti-me muito revoltado com este problema.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Fue sobre la caza de aletas de tiburones, y este tema me impactó.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Het ging over het afsnijden van haaienvinnen, en ik had echt een uitgesproken mening over die kwestie.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Mówiła o odcinaniu płetw rekinom, co mnie bardzo wciągnęło.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Nó đề cập đến việc lấy vây cá mập, và tôi có cảm xúc mãnh liệt về vấn đề này.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Parlava del finning degli squali, e mi sentivo molto coinvolto nell'argomento.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Беше за дрането на акулите, и аз се чувствах наистина заинтересуван по този въпрос.
Çok hassas olduğum bir konuda "Köpekbalığı yüzgeçleri" hakkında.Она про охоту за акульими плавниками, и я принимал близко к сердцу эту проблему.
Çok hassas olduğum bir konudaSie ging über Haifischflossen, mir hatte es dieses
Çok hassas olduğum bir konudaזה היה על חיתוך סנפירי כרישים, והיו לי רגשות חזקים
Çok hassas olduğum bir konudaكانت عن تجارة زعانف القرش .. وهي قصة ألتزمت بها بقوة
Çok hassas olduğum bir konuda強い関心がありました
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.E' per via della sua maggiore sensibilità.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.Mert sokkal érzékenyebb.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.Omdat het veel gevoeliger is.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.Parce que c'est beaucoup plus sensible.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.Pentru că este mult mai sensibil.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.Ponieważ jest to znacznie bardziej czułe badanie.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.Porque é muito mais sensível.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.Porque esto es mucho más sensible.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.Weil dieses Gerät viel empfindlicher ist.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.В том, что он намного более чувствительный.
Çünkü bu cihaz çok daha hassas.Защото той е толкова по-чувствителен.
Dairesel kanıtlarla ilgili oldukça hassas hale geldim.Me he puesto muy a la defensiva en cuanto a estas afirmaciones de circularidad.
Dairesel kanıtlarla ilgili oldukça hassas hale geldim.Stałem się bardzo ostrożny o te oskarżenia o nieścisłość.
Dairesel kanıtlarla ilgili oldukça hassas hale geldim.لقد اصبحت دفاعياً جداً حيال ادعاءات الدائرية هذه
Dinle ufaklık, beni hassaslaştıramazsın!"Nun hör mal zu Kindchen, du kannst mich nicht verletzen!
Dinle ufaklık, beni hassaslaştıramazsın!Senti, ragazzina, non farmi arrabbiare!
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Fascinuje mě, jak příroda vytváří materiály a je spousta tajemství v tom, jak odvádí tak dokonalou práci.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Fascynuje mnie jak natura tworzy materiały jest dużo etapow składających się na tak wyrafinowaną pracę.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.저는 자연이 어떻게 물질을 만드는 지에 완전히 매료되었습니다 자연이 그런 정교한 일을 해내기 위해서는 많은 비밀이 있습니다.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Minua kiehtoo luonnon tapa tehdä niin erinomaisia materiaaleja, ja siihen liittyvät salaisuudet.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Sunt fascinată de felul în care natura creează materiale.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Я была поражена тем, как природа создаёт материалы, используя множество секретов в своей утончённой работе.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.תמיד הוקסמתי מהדרך בה הטבע מייצר חומרים, ויש הרבה מסתורין באיך הוא עושה כאלה עבודות מעודנות.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.لطالما انبهرت بكيفية تصنيع الطبيعة للمواد، وهناك الكثير من التسلسل لكيفية إنجازها لوظيفة بذلك الإتقان.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.その妙技から たくさんのことが学べます 例えば これは
Doksanlarda Las Vegas'ta performans sergileyen George Burns'un hassasiyetlerini anlamıştım.저는 조지 번스의 마음을 이해하게 되었습니다, 그는 그의 90년대에 라스베가스에서 여전히 공연을 하고 있었죠.
Doksanlarda Las Vegas'ta performans sergileyen George Burns'un hassasiyetlerini anlamıştım.Ho capito i sentimenti di George Burns, che si esibiva a Las Vegas pur essendo novantenne.
Doksanlarda Las Vegas'ta performans sergileyen George Burns'un hassasiyetlerini anlamıştım.Începeam să înţeleg trăirile lui George Burns, care încă juca în Las Vegas la peste 90 de ani.
Doksanlarda Las Vegas'ta performans sergileyen George Burns'un hassasiyetlerini anlamıştım.Je commençais à comprendre les sentiments de George Bruns, qui se produisait à Las Vegas à plus de 90 ans.