Ana içeriğe geç
Sözlük

hasar ile cümle

hasar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hatalı öğretiler, insanlar arasında inanılmaz hasarlara sebep olabilir.القيم الخاطئة تؤدي إلى معاناة هائلة بين الناس.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Al lado, el Hospital General intacto en gran parte.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Bệnh viện đa khoa ngay bên cạnh không bị hư tổn gì lắm.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Das allgemeine Krankenhaus direkt nebenan blieb weitgehend unbeschädigt.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Di sebelahnya adalah rumah sakit umum berdiri hampir tanpa kerusakan.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Główny szpital tuż obok ocalał bez większego szwanku.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Het algemeen ziekenhuis rechts naast de deur kwam er grotendeels ongeschonden uit.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.바로 옆의 종합병원은 대부분 손상되지 않은 채 남아있습니다.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.L'hôpital général juste à côté s'en est tiré quasiment sans dégâts.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.L'ospedale lì vicino è rimasto praticamente intatto.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.O hospital era mesmo ao lado e sobreviveu quase sem mazelas.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Spitalul general din apropiere a scăpat fără daune.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Το γενικό νοσοκομείο ακριβώς δίπλα έμεινε σε μεγάλο βαθμό αλώβητο.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Госпиталь рядом остался практически невредимым.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.Общата болница в непосредствена близост, остана до голяма степен незасегната.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.בית החולים הכללי צמוד אליו יצא כמעט ללא שריטה.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.بجوارها المستشفى العام الذي خرج من الزلزال سالماً.
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.ほとんど損傷なく残っていました これは経済 財務省の建物です
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.Buňka si sama uvědomí, že je poškozená a prostě se sama zabije, takže apoptóza.
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.Celula însăși recunoaște că s-a deteriorat și se autodistruge prin apopotoză.
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.Die Zelle selbst erkennt, daß sie irgendwie beschädigt ist und sie zerstört sich selbst, duch Apoptose.
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.E' la cellula stessa che si accorge di un danno interno e si autodistrugge, innesca l'apoptosi.
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.세포 스스로가 자신이 손상되었음을 깨닫는것이죠 그래서 '세포자살'을 하는 것입니다
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.Komórka wykrywa swoje nieprawidłowości i niszczy samą siebie w procesie apoptozy.
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.La célula misma reconoce que de alguna manera está dañada y se destruye a sí misma: apoptosis.
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.Тя сама осъзнава, че е повредена и просто се самоунищожава, т.е. апоптоза.
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.התא עצמו מכיר איכשהו שיש בו פגם והוא משמיד את עצמו על ידי אפופטוזיס.
Hücre kendisinin bir şekilde hasar gördüğünü anlar ve doğrudan kendisi yok eder, yani apoptozis.هذه الخلية بنفسها تستوعب أنها مريضة أو تحتوي على خلل ما و تقوم بقتل نفسها بعملية موت الخلية المبرمج
İkincil hasarlar olacak, belki bize bile, ama Esad gidecek ve bu karışıklığı temizlemeye başlayabileceğiz."Habrá daño colateral, tal vez incluso nosotros, pero Assad se irá y podremos empezar a limpiar este desastre."
İspanya hali hazırda cezaevlerinde çok çeşitli hasar azaltma tedbirleri sunan tek Avrupa ülkesidir.Социална реинтеграция
İzlanda'da finansal bir kriz yaşandı. Dünyadaki bütün ülkelerden daha büyük bir hasar aldılar.IJsland had deze financiële crisis. werd het hardst geraakt van alle landen in de wereld.
İzlanda'da finansal bir kriz yaşandı. Dünyadaki bütün ülkelerden daha büyük bir hasar aldılar.Island hatte diese Finanzkrise und wurde von allen Ländern am Härtesten getroffen.
İzlanda'da finansal bir kriz yaşandı. Dünyadaki bütün ülkelerden daha büyük bir hasar aldılar.Islandia przechodziła kryzys finansowy, który dotknął to państwo bardziej, niż jakiekolwiek inne na świecie.
İzlanda'da finansal bir kriz yaşandı. Dünyadaki bütün ülkelerden daha büyük bir hasar aldılar.Talouden kriisi iski Islantiin pahemmin kuin mihinkään muuhun maahan.
Kademe V KMS topları, hasar ve ateş hızlarında benzerdirler.Die Kanonen der Selbstfahrlafetten der Stufe 5 ähneln sich hinsichtlich Schaden und Feuerrate stark.
Kademe V KMS topları, hasar ve ateş hızlarında benzerdirler.Les dégâts et la cadence de tir du canon des canons automoteurs de rang 5 changent peu.
Kademe V KMS topları, hasar ve ateş hızlarında benzerdirler.Los cañones de la AAP de rango V tienen un valor de daño y una cadencia de tiro similares.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.A fejsérülések nem tesznek jót.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Cedera kepala buruk bagi Anda.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Hoofdletsel is slecht voor je.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.I traumi cranici fanno male.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Kopfverletzungen sind schlecht für Sie.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Les blessures à la tête sont mauvaises pour vous.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Leziunile capului sunt insa daunatoare.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Päävammat ovat pahasta.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü. Parkinson Hastalığı'na yol açıyorlar.Chấn thương vùng đầu cũng rất nguy hiểm, dẫn đến bệnh Parkinson.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü. Parkinson Hastalığı'na yol açıyorlar.머리를 다치면 좋지 않습니다. 파킨슨 병과 직접 연관되어 있죠.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü. Parkinson Hastalığı'na yol açıyorlar.Los accidentes en la cabeza son malos, llevan al Parkinson.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü. Parkinson Hastalığı'na yol açıyorlar.פגיעות ראש לא טובות עבורכם. הן מובילות למחלת פרקינסון
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü. Parkinson Hastalığı'na yol açıyorlar.إصابات الرأس سيئة لك. انها تودي للإصابة بمرض بالشلل الاهتزازي
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü. Parkinson Hastalığı'na yol açıyorlar.そして、鳥インフルエンザも、いいものではありません
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Poranění hlavy jsou špatná věc.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Poškodbe glave so slabe za vas.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Skader på hovedet er dårlige for en.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Skallskador är inte bra för er.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Szkodliwe są urazy głowy.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Traumas na cabeça são maus.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Zranenia hlavy vám škodia.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Οι κακώσεις της κεφαλής είναι κακές.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.Травмите на главата са вредни за вас.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod