Çarpışma hasarı:Schade bij botsing:
Çarpışma hasarı:Schaden bei Zusammenstoß:
Çarpışma hasarı:Skade ved ulykke:
Çarpışma hasarı:Škoda ob trku:
Çarpışma hasarı:Ütközési kár:
Çarpışma hasarı:Zniszczenia po zderzeniu:
Çarpışma hasarı:Ζημιά συντριβής:
Çarpışma hasarı:Поражения при сблъсък:
Çarpışma hasarı:Пошкодження при аварії:
Çarpışma hasarı:Ущерб при аварии:
Çarpışma hasarı:נזק מהתנגשות:
Çarpışma hasarı:ضرر التحطم:
Çarpışma hasarı:クラッシュダメージ:
Changunarayan biraz hasarla ayakta duruyor, ama bir hayli hasar aldı.Changunarayan soporta algunos golpes, pero los locales van a sufrir mucho.
Changunarayan biraz hasarla ayakta duruyor, ama bir hayli hasar aldı.Khokana, ein offenes Museum über die Newar-Kultur, wurde massiv zerstört.
Changunarayan biraz hasarla ayakta duruyor, ama bir hayli hasar aldı.Okolní areál je ale z velké části zdevastovaný.
Changunarayan biraz hasarla ayakta duruyor, ama bir hayli hasar aldı.Чангунараян потерпела некоторые повреждения, но здания пострадали довольно сильно.
Çocuğumuz bacağını düzgünce uzatamıyordu. Doktor bunun bir beyin hasarı sonucu yüzünden olabileceğini söyledi.Deň po tom, ako sa narodil náš syn, detská lekárka prišla do nemocničnej izby a povedala, že má obavy.
Çocuğumuz bacağını düzgünce uzatamıyordu. Doktor bunun bir beyin hasarı sonucu yüzünden olabileceğini söyledi.Și cât le întindea, erau asimetrice, ceea ce ea credea că ar putea fi efectul unei tumori.
Çocuğumuz bacağını düzgünce uzatamıyordu. Doktor bunun bir beyin hasarı sonucu yüzünden olabileceğini söyledi.На следующий день после рождения нашего сына, в палату пришёл встревоженный педиатр.
Çocuğumuz bacağını düzgünce uzatamıyordu. Doktor bunun bir beyin hasarı sonucu yüzünden olabileceğini söyledi.Наступного дня після того, як народився наш син, у палату зайшла педіатр і сказала, що вона занепокоєна.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.A provocat daune imense.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Batu itu menyebabkan kerusakan besar.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Ça a fait d'énormes dégâts.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Cái mảnh đá đó đã gây ra thiệt hại khổng lồ.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Causou uma quantidade enorme de estragos.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Das richtete großen Schaden an.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Den gjorde väldigt stor skada.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Dit verrichtte een enorme hoeveelheid schade.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Eso causó inmensos daños.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Ez hatalmas kárt okozott.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.그 운석은 대단한 피해를 낸 겁니다.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Questa causò danni ingentissimi.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Škody byly ohromné.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Spôsobila obrovské škody.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Szkody były naprawdę ogromne.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.To je naredilo ogromno škode.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Αυτό έκανε μια τεραστίου μεγέθους ζημιά.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Он нанес огромный ущерб.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.Това причинило огромни щети.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.התפשט למטה והפיל עצים בשטח של מאות קמ"ר, אוקיי?
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.لقد سبب قدراً هائلاً من الضرر.
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.佢造成巨大嘅破壞
Çok büyük bir hasar oluşmuştu.繰り返しますが これは恐らく
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.왜냐하면 그 부분이 손상되면, 그들은 부바 키키를 연관시키는 능력을 잃게 되기 때문입니다.
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.Mensen blijken bij beschadiging van dat deel niet meer in staat om Buba en Kiki te plaatsen.
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.Wenn dieser nämlich beschädigt wird, verlieren diese Personen die Fähigkeit, sich auf Bouba-Kiki einzulassen.
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.כי כשהוא נפגע, אובדת היכולת הזו של קיקי ובובה,
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.لأنها حينما تكون تالفة، هؤلاء الناس يفقدون القدرة على الانخراط في كيكي بوبا،
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.ブバとキキを判別する能力が失われるからです 同時に隠喩を行う能力も失われます
Daha önce bahsetmiştim. O bölge hasar görünce yüzleri tanıma kabiliyetini kaybediyorsunuz, değil mi?Kiedy ten obszar ulega uszkodzeniu, przestajemy rozpoznawać twarze.
Depremin ardından Sulamani Tapınağı ağır hasar gördü.El templo de Sulamani sufrió graves daños luego del terremoto.
Depremin ardından Sulamani Tapınağı ağır hasar gördü.Il tempio di Sulamani ha subito gravi danni a seguito del terremoto.
Depremin ardından Sulamani Tapınağı ağır hasar gördü.Le temple Sulamani a subi de sérieux dégâts à la suite du tremblement de terre.
Depremin ardından Sulamani Tapınağı ağır hasar gördü.Ο Ναός Sulamani υπέστη σοβαρές ζημιές μετά το σεισμό.
Depremin ardından Sulamani Tapınağı ağır hasar gördü.Храм Суламани получил серьёзные повреждения в результате землетрясения.
Depremin Dhammayangyi Tapınağı'na verdiği yıkıcı hasar görülüyor.Foto que muestra el devastatador impacto del terremoto en el templo de Dhammayangyi.
Depremin Dhammayangyi Tapınağı'na verdiği yıkıcı hasar görülüyor.La foto mostra l'impatto devastante del terremoto nel tempio Dhammayangyi.
Depremin Dhammayangyi Tapınağı'na verdiği yıkıcı hasar görülüyor.La photo montre l'impact dévastateur du tremblement de terre dans le temple Dhammayangyi.
Depremin Dhammayangyi Tapınağı'na verdiği yıkıcı hasar görülüyor.Η φωτογραφία δείχνει τα καταστροφικά αποτελέσματα του σεισμού για το ναό Dhammayangyi.