Ana içeriğe geç
Sözlük

hasar ile cümle

hasar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1960 yılında meydana gelen depremde birçok ev hasar görmüştür.V roku 1934 bola pri veľkom zemetrasení poškodená väčšina tunajších budov.
Toplam hasar 3,77 milyon dolardı.Celkové náklady predstavovali 33,4 milióna dolárov.
Görülebilen yerlerin büyük çoğunluğu önemli derecede hasarlı veya tahrip olmuş.Väčšina z nich je veľmi poškodená alebo zničená.
Bu durumda grubun kariyerinin hasar görmesine neden oldu.To spôsobovalo nízku tuhosť karosérie.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Mohlo teda dôjsť ku poškodeniu mozgu.
Küçükleri hasar veremez.Deti hlúpe nie sú.
Georgetown'da büyük maddi hasarlara neden olmasıyla bilinir.V Heidelbergu sa prelína veľké množstvo architektonických štýlov.
19 Ekim 557'de, ikinci deprem, benzer bir hasarsızlık ile vurdu.Ráno 25. októbra 1944 sa počasie trocha umúdrilo.
Boksun, beyinde hasara yol açtığını belirtiyorlar.Tímu dochádza, že to čo spôsobuje jej chorobu je v jej mozgu.
Uzay mekiği iniş sırasında hasar görmüştür.Sonda však bola zničená pri štarte.
Binaların %65’i tamamen yıkılmış geriye kalanı ise kullanılmaz durumda hasarlıydı.Ďalej tvrdí, že tie ostávajúce 3 % by odpadli, keby mali úplné informácie.
Özellikle kazlar ve martılar çok ciddi hasarlara neden olurlar.Lavičky a smetné koše sú do značnej miery poškodené.
Yunanistan'ın İstanköy Adası'nda ciddi hasarlar meydana geldi.Tým bola vážne narušená sieť vodných ciest vo východnom Fínsku.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Lahko škoduje nerojenemu otroku.
Sonuç olarak az bir miktar hasar oluşmuştur.Na srečo je le nekaj manjše škode.
Topçu ateşi uzak mesafeden düşmana ağır hasar verirdi.Topništvo je iz bližine zadajalo sovražniku velike izgube.
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.V teh primerih je nujno hitro znižati krvni tlak, da ne pride do trajne okvare organov.
Hasar çok geniş kapsamlıdır, reaktörun tamir için ayrılması gerekir.Poškodba je zahtevala razstavljanje reaktorja za popravilo.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Ko se imunski sistem odzove na okužbo, lahko pride do dodatne okvare pljuč.
Şehir ciddi şekilde 1943-1945 yılları arasında Müttefik uçaklarının bombalaması ile hasar gördü.Mesto je bilo močno poškodovano pri strateškem bombardiranju zavezniških letal od leta 1943 do 1945.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Tretjina mest je bila v ruševinah, število prebivalstva se je zmanjšalo za 20 %.
Kendisine düzenlenen bir suikastta beyni ağır hasarlara uğramıştı.Posledica tega je bila huda poškodba glave (zlom lobanje), ki ga je skoraj stala življenja.
Riluzole, motor nöronlarının aldığı hasarı geri döndürmez.Riluzol ne ublaži že prisotnih okvar motoričnega nevrona.
Ancak ünü çok hasar gördü.A so se hudo zmotili.
11 Temmuz 1927 tarihinde Filistin’de meydana gelen depremde önemli ölçüde hasar gördu.11. julija 1927 je močan potres uničil velik del tistega, kar so na kupoli opravili v prešnjih letih.
Yangında hasar gördü.Poslikave so bile poškodovane v požaru.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Leta 1615 so jo Uskoki požgali in opustošili.
Toplam hasar 3,77 milyon dolardı.Skupni strošek je znašal 77.000.000 $.
Bunun dışında arabalar hiçbir şekilde hasar almamaktadır.Slednji pa kljub vsemu na posevku ne povzročata posebne škode.
Duvar çeşitli yerlerde hasar görmüş olmasına karşın, birçok yerde görülebilmektedir.Sled, kjer je stal zid je na nekaterih mestih še vedno dobro vidna.
Bölgedeki altı şehirde 4300'den fazla bina hasar gördü.Poškodovanih je bilo približno 3.000 zgradb v šestih mestih po vsej Uralski regiji.
Hastane dahil birçok bina büyük hasar gördü.Številne zgradbe so bile hudo poškodovane.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Ob stiku z vodo umre.
Uçağın iniş takımları hasarlıydı ve asla tamir edilemedi.Letalo je imel probleme s pristajalnim podvozjem in ni nikoli poletelo.
İkinci Dünya Savaşında Budapeşte büyük bir hasar görmüştü.Med drugo svetovno vojno je bil Belfast močno bombardiran.
Yaralanmalar ve maddi hasar meydana geldi.Šok serije poškodb in smrtnih nesreč je bil zelo velik.
Muharebede ağır hasar alan gemi açık denizde terkedildi ve battı.Lump se tako mrtev prevali čez most in pade navzdol na ladjo.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.Nekateri so bili preprosto opuščeni in so propadli.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Pri tem ni bilo poškodovanih oseb, ne večje materialne škode.
Yeniden hasar gören denizaltı, bunun üzerine bulunduğu yerde bırakıldı.Tako je postala najtežje poškodovana podmornica, ki se je vrnila na popravilo v domače pristanišče.
Ayrıca İngiliz Inflexible ve Fransız savaş gemileri Suffren ve Gaulois çok ağır bir şekilde hasar almıştır.Med napadom sta bili težje poškodovani tudi francoski bojni ladji Suffren in Gaulois.
1897 yılındaki bir depremde büyük hasar görmüştür.Grad je bil leta 1897 močno poškodovan v potresu.
Özellikle kalbi büyük hasar görmüştür.Veliko je je zlasti v možganih.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Trečdalis namų buvo apgadinti, gyventojų skaičius sumažėjo dvigubai.
1789'da aldığı bir hasar sonucu, sol gözünün görme yetisini kaybetmiştir.1774 m. sužeistas, neteko kairiosios akies.
Doğmamış çocukta hasara yol açma şüphesi var.Kartais pasitaiko, kad gimęs kūdikis neturi užkrūčio liaukos.
1522'de bir deprem ile büyük hasar görmüştür.1825 m. stipriai nukentėjo nuo žemės drebėjimo.
Şehir, 12 Ocak 2010 da gerçekleşen 2010 Haiti Depremi ile büyük ölçüde yıkılıp ağır hasar gördü.2010 m. sausio 12 d. miestą smarkiai nuniokojo Haičio žemės drebėjimas.
Çime saplanan uçakta ciddi hasar oluştu.Per karą Lentvaris smarkiai nukentėjo.
Ancak bu olay arter'de endotel hasarına neden olur.Toks dantis gali sukelti sunkumų endodontinio gydymo metu.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Jas pažeidus galimi ilgalaikiai smegenų pažeidimai.
Yapılan anestezinin türü, hasarın karmaşıklığına bağlıdır.Inkubacijos laikotarpis užtrunka priklausomai nuo problemos sudėtingumo.
Toplamda 290 döşeme hasar gördü.Pavyko užregistruoti net 290 kA.
Bu anıt savaş boyunca hasar aldı veya yok edildi.Karo metais dauguma eksponatų buvo sunaikinti arba išgrobstyti.
Amirallik gemisi Barbaros Hayreddin, ağır hasar aldı ve onarılmak üzere geri gönderildi.Žygyje Šakltonas sunkiai susirgo ir buvo išsiųstas atgal į laivą.
Kent, 1920 depreminde büyük hasar görmüştür.1920 m. miestą smarkiai nuniokojo žemės drebėjimas.
Özellikle kazlar ve martılar çok ciddi hasarlara neden olurlar.Rauginti ir marinuoti agurkai sukelia ypač stiprią virškinimo liaukų sekreciją.
Ağır hasar almıştı ve batmaya başladı.Naine sai nii rängalt viga, et hakkas lonkama.
Beyin hasarları birkaç boyutta sınıflandırılabilir.Ajude äravoolu võib mitut moodi liigitada.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.70% hoonetest said kahjustusi, umbes pool elanikest jäid peavarjuta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod