Ana içeriğe geç
Sözlük

hasa ile cümle

hasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylelikle yumruklar daha az hasar vermektedir.Koza utrpela iba menšie škody.
1960 yılında meydana gelen depremde birçok ev hasar görmüştür.V roku 1934 bola pri veľkom zemetrasení poškodená väčšina tunajších budov.
Toplam hasar 3,77 milyon dolardı.Celkové náklady predstavovali 33,4 milióna dolárov.
Görülebilen yerlerin büyük çoğunluğu önemli derecede hasarlı veya tahrip olmuş.Väčšina z nich je veľmi poškodená alebo zničená.
"İlk Kurşun Efsanesi ve Hasan Tahsin". youtube.com.Tajná zbraň hokejistov Bacil&Rakby- Ukáž mi . youtube.com.
Kitzbühel, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'ndan yıkımsız-hasarsız olarak çıkmıştır.Počas prvej a druhej svetovej vojny zostal Kitzbühel ďaleko od vojnového diania.
Ekim ile hasat arası 3 ile 6 ay arasında değişebilir.Voda v celom jazere sa úplne vymení za tri až šesť mesiacov.
Hasan Akar.Ľubomír Hagara .
Bu durumda grubun kariyerinin hasar görmesine neden oldu.To spôsobovalo nízku tuhosť karosérie.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Mohlo teda dôjsť ku poškodeniu mozgu.
Elinde iki film daha vardı; Gül Hasan ve Kardeşim Benim.S Robom má 2 dcéry: Lauru a Sabinku.
Küçükleri hasar veremez.Deti hlúpe nie sú.
Uygun olgunlukta hasat ediImiş meyve ve sebzeler tekniğine uygun olarak temizlenip ayıklanır ve haşlanır.Ovocie sa podľa druhu očistí a upraví.
Git Hasan!ULEJ, Tomáš.
Bu yüzden Hasan İsmailov gibi aydınlar aynı anda birkaç yerde çalışmak zorundaydılar.Paralelne so Stepanom Razinom Surikov pracoval aj na niekoľkých iných obrazoch.
Georgetown'da büyük maddi hasarlara neden olmasıyla bilinir.V Heidelbergu sa prelína veľké množstvo architektonických štýlov.
19 Ekim 557'de, ikinci deprem, benzer bir hasarsızlık ile vurdu.Ráno 25. októbra 1944 sa počasie trocha umúdrilo.
Boksun, beyinde hasara yol açtığını belirtiyorlar.Tímu dochádza, že to čo spôsobuje jej chorobu je v jej mozgu.
Uzay mekiği iniş sırasında hasar görmüştür.Sonda však bola zničená pri štarte.
Binaların %65’i tamamen yıkılmış geriye kalanı ise kullanılmaz durumda hasarlıydı.Ďalej tvrdí, že tie ostávajúce 3 % by odpadli, keby mali úplné informácie.
25 Ocak - Kaptan Hasan Hantal gemisi, Karadeniz'de battı, 11 gemici boğuldu.2. decembra spadol námorník Peter Flowers zo sťažňového lana do mora a utopil sa.
Hasanpaşa Köyü 1255 nüfusa sahiptir.Dedina má 1,555 obyvateľov.
Özellikle kazlar ve martılar çok ciddi hasarlara neden olurlar.Lavičky a smetné koše sú do značnej miery poškodené.
Moai bazen bereket törenlerinde, ama genellikle hasat kutlamalarında kullanılır.Mama občas zašla do kostola, väčšinou však cez prázdniny.
Yunanistan'ın İstanköy Adası'nda ciddi hasarlar meydana geldi.Tým bola vážne narušená sieť vodných ciest vo východnom Fínsku.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Lahko škoduje nerojenemu otroku.
Sonuç olarak az bir miktar hasar oluşmuştur.Na srečo je le nekaj manjše škode.
Topçu ateşi uzak mesafeden düşmana ağır hasar verirdi.Topništvo je iz bližine zadajalo sovražniku velike izgube.
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.V teh primerih je nujno hitro znižati krvni tlak, da ne pride do trajne okvare organov.
Hasar çok geniş kapsamlıdır, reaktörun tamir için ayrılması gerekir.Poškodba je zahtevala razstavljanje reaktorja za popravilo.
Soğuklar ve şiddetli yağışlar, İngiltere'de ve İrlanda'da hasadın yok olmasına neden oldu.Nizke temperature in obilno deževje sta v Veliki Britaniji in na Irskem onemogočila žetev.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Ko se imunski sistem odzove na okužbo, lahko pride do dodatne okvare pljuč.
Şehir ciddi şekilde 1943-1945 yılları arasında Müttefik uçaklarının bombalaması ile hasar gördü.Mesto je bilo močno poškodovano pri strateškem bombardiranju zavezniških letal od leta 1943 do 1945.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Tretjina mest je bila v ruševinah, število prebivalstva se je zmanjšalo za 20 %.
Kendisine düzenlenen bir suikastta beyni ağır hasarlara uğramıştı.Posledica tega je bila huda poškodba glave (zlom lobanje), ki ga je skoraj stala življenja.
İlkbaharda veya sonbaharda hasat edilebilir.Semena se lahko sejejo spomladi ali jeseni.
Riluzole, motor nöronlarının aldığı hasarı geri döndürmez.Riluzol ne ublaži že prisotnih okvar motoričnega nevrona.
Ancak ünü çok hasar gördü.A so se hudo zmotili.
11 Temmuz 1927 tarihinde Filistin’de meydana gelen depremde önemli ölçüde hasar gördu.11. julija 1927 je močan potres uničil velik del tistega, kar so na kupoli opravili v prešnjih letih.
Yangında hasar gördü.Poslikave so bile poškodovane v požaru.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Leta 1615 so jo Uskoki požgali in opustošili.
Toplam hasar 3,77 milyon dolardı.Skupni strošek je znašal 77.000.000 $.
Hasan Sırrı.Enohovo knjigo.
Bunun dışında arabalar hiçbir şekilde hasar almamaktadır.Slednji pa kljub vsemu na posevku ne povzročata posebne škode.
Duvar çeşitli yerlerde hasar görmüş olmasına karşın, birçok yerde görülebilmektedir.Sled, kjer je stal zid je na nekaterih mestih še vedno dobro vidna.
Hasan ile Abbas ilerlediler.Prehitel je Masso in Alonsa.
Hasan Yıldız.Dolomitska zvezda.
Bölgedeki altı şehirde 4300'den fazla bina hasar gördü.Poškodovanih je bilo približno 3.000 zgradb v šestih mestih po vsej Uralski regiji.
Hastane dahil birçok bina büyük hasar gördü.Številne zgradbe so bile hudo poškodovane.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Ob stiku z vodo umre.
Uçağın iniş takımları hasarlıydı ve asla tamir edilemedi.Letalo je imel probleme s pristajalnim podvozjem in ni nikoli poletelo.
Hasan onları yendi.Horus je zmagal.
Hasan Paşa tarafından 1510 yılında inşa ettirilmiştir.Agate, zgrajena leta 1500.
İkinci Dünya Savaşında Budapeşte büyük bir hasar görmüştü.Med drugo svetovno vojno je bil Belfast močno bombardiran.
Yaralanmalar ve maddi hasar meydana geldi.Šok serije poškodb in smrtnih nesreč je bil zelo velik.
Ağustos ve eylülde hasat edilir.Drsti se v avgustu in septembru.
Muharebede ağır hasar alan gemi açık denizde terkedildi ve battı.Lump se tako mrtev prevali čez most in pade navzdol na ladjo.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.Nekateri so bili preprosto opuščeni in so propadli.
Bir saat içinde bir kilo tahıl elde edebilecek kadar hasat yapmıştır.V ZRN naj bi tako na kilogram dušičnega gnojila dobili 12 kilogramov zrnja.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Pri tem ni bilo poškodovanih oseb, ne večje materialne škode.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod