Ana içeriğe geç
Sözlük

hasa ile cümle

hasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1669da Etna Dağı patlaması şehre büyük hasar verdi.1669 – Potężna erupcja Etny zniszczyła część miasta Katania.
1980 - Ebu'l-Hasan Beni Sadr, İran İslam Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.1980 – Abol Hassan Bani-Sadr został pierwszym prezydentem Iranu.
Meyve hasadı, kasım-nisanayları arasında yapılmaktadır.Kwitnie i owocuje między kwietniem a listopadem.
Doğal ortamlardan hasadı yapılan kerevit türleri arasında ilk sırayı Procambarus clarkii almaktadır.Zaliczają się do nich łososiowate i gatunek raka Procambarus clarkii.
Bu anıt savaş boyunca hasar aldı veya yok edildi.Być może, że podczas wojny uległa zniszczeniu lub została skradziona.
Nisanın 3. haftasında ürünün olgunlaşması ile hasat edilmeye başlanır.W trzecim tygodniu życia zaczynają jeść normalne pożywienie.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Silnie śluzowacieją w kontakcie z wodą.
2 Mayıs 1620'de bir depremde şehirdeki birçok bina hasar gördü.2 maj 1620, förstörde en jordbävning flera byggnader i staden.
Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.I bilen fick två vuxna (efter varandra) och ett barn plats.
Eylül ayı sonlarında hasat edilir.Skördas i slutet av september.
(Hasan yarına kadar yürümüş olacak.) indicativus: Olguları belirtir.Hur förvirrade är inte deras begrepp!" ^ Koranens budskap.
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.I dessa situationer är snabb sänkning av blodtrycket nödvändigt för att stoppa pågående organskada.
İdrar yollarında hasar oluşma riski vardır.Risk för halka på vägar.
(Hasan yürüyordu.) futurum simplex: Gelecek zamandaki olayları belirtir.Futurum, (latin: futurum simplex) indikerar saker som inte hänt ännu.
Pico ve Faial adalarında da küçük miktarda hasar meydana geldi.Mindre skador rapporterades vid öarna Pico och Faial.
Ağır hasar verirler.Det finns stora skador.
Oyunda, araba ve bazı binalar gibi belirli nesneler de hasar görebilmektedir.Vissa föremål, såsom bilar och vissa byggnader är förstörbara.
1941'deki Alman istilası sırasında bombardımandan ağır hasar gördü.Staden skadades svårt av tyska bombangrepp 1941.
130 dB ve üzerindeki sesler kulaklarda fiziksel hasara neden olabilir.Ljudnivåer över 130 dB kan medföra bestående hörselskador.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.När immunsystemet svarar på infektionen kan det till och med uppstå mer skada på lungorna.
Oldukça seri ateş edebiliyor ve en yüksek hasarı veriyor.Vapnet skjuter mycket snabbt och gör stor skada.
Gözlerde de hasara sebep olabilir.Även andra skador på ögat kan uppkomma.
Yangında hasar gördü.Den förstördes i branden.
II. Dünya Savaşı sırasında patlamalar ve bombardıman nedeniyle ağır hasar aldı.Det var inte förrän Andra världskriget som den blev svårt skadad, av explosioner och bombningar.
Böylelikle bitkilerin filenin kurulumu sırasında hasar görmesinin önüne geçilir.Dessa skulle dock framöver förlora kontrollen över Klisfästningen.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Mer än hälften av patienterna upplevde njurskador, inklusive kronisk njursvikt (ESRD).
Asa çok hasar almıştır.Verket är mycket skadat.
Binada ağır hasar oluştu.Byggnader skadas allvarligt.
Deprem sonrası en büyük hasar ortaçağ kenti L'Aquila'da oldu.Regionen har drabbats av flera jordbävningar, senast vid jordbävningen i L'Aquila 2009.
Hasat, Kasım ile Mart ayları arasında yapılır.Äggläggningen sker mellan november och mars.
Harap durumda olan hasahırlar kolayca ortadan kaldırılıp hafriyat yapılabildi.De som föreställde grekiska gudar togs troligtvis bort avsiktligt och kan ha förstörts.
Hasan Akar.Hassing härad.
Hasattan sonra tekrar uzamaya bırakılarak 2. Ve 3. kesim de yapılabilir.Tillståndet i reaktor 1 och 3 kan man vid det här laget bara gissa.
Arabalar oyun içerisinde çok az da olsa hasar almaktadır.Under träning och tävling är det få skador.
Uçağın iniş takımları hasarlıydı ve asla tamir edilemedi.Flygplanet totalhavererade, och gick inte att återställa.
Şehir, 12 Ocak 2010 da gerçekleşen 2010 Haiti Depremi ile büyük ölçüde yıkılıp ağır hasar gördü.Den 12 januari 2010 drabbades Port-au-Prince med omgivning av en mycket stor jordbävning.
(Hasan yürüyor.) imperfectum: Geçmişte süregelen olayları belirtir.Imperfekt, (latin: imperfectum) indikerar saker som hänt.
Git Hasan!Öppna hagar.
Haşare böcek vb.barındırmaz.Torstig hjort ej hwilar.
Yapının bir bölümü ciddi hasar almıştır.Byggnadens övriga struktur skadades allvarligt.
Sultan Hasanuddin Uluslararası Havalimanı, Endonezya'da bulunan uluslararası havalimanı.Sultan Hasanuddin International Airport är en flygplats i Indonesien.
Bu alev fırtınası şehir merkezini komple büyük bir hasara uğrattı ve bazı yapıların yıkılmasına sebep oldu.Lågorna brände olyckligtvis ner staden och orsakade en del skada.
İlk belirlemelere göre ilçeye bağlı köylerde küçük çaplı hasarlar meydana geldi.Explosionerna orsakade förhållandevis små skador på närliggande hus.
Daha sonra İkinci Anglo-Afgan Savaşı sırasında kale büyük hasar gördü.Landet uppnådde full självständighet efter det tredje anglo-afghanska kriget.
Hasan Adoni Maropis tarafından canlandırılmıştır.Adoni Adoni på kartan över Indien.
Mehmed Abdülhamid Hasancan (d.Foto på Abdullah al-Sanussi ^
Nisanın 3. haftasında ürünün olgunlaşması ile hasat edilmeye başlanır.I mitten av den tredje dagen börjar honan dra in fodringsmaterial.
Milliyet Gazetesi. ^ Cemal, Hasan.Dagens Nyheter. ^ Börge, Göran.
4 Aralık - Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık, NATO Avrupa Grubu Başkanlığı'na seçildi.4 juni - Natos generalsekreterare Javier Solana väljs till EU:s utrikespolitiske talesman.
2014 yılında Ukrayna'da toplam tahıl hasadının bir rekorla 64 milyon ton olduğu tahmin edilmiştir.I Finland tillåts sedan oktober 2013 upp till 76 ton bruttovikt.
Bu ağır hasara rağmen güvenli bölgeye ulaşmayı başardı ama kıyıya vurdu.När han tillfrisknat seglade han till fronten men led skeppsbrott.
1993 Bosna Savaşı sırasında Hırvat güçleri tarafından hasar gördü.Byn blev svårt sönderbombad av kroatiska styrkor under Bosniska kriget 1993.
1469'da Sultan Ebû Hasan'ın oğlu XII. Muhammed, annesinin teşvikiyle isyan edip babasını tahttan indirdi.1449 ledde Ulug Begs äldste son ett uppror mot sin far.
Tedavi edilen hastaların yüzde yirmisi küçük hasarla iyileşir.Upp till 90% av de patienter som har paroxymalt flimmer kan bli botade.
Hasan ibn Ali'nin mezarınında bulunduğu El-Bâki.Den är uppförd på platsen för Husayn ibn Alis grav.
Bu patlamanın dünyayı etkileme olasılığı olduğundan dünyaya bir takım hasarlara yol açacağı öngörülüyor.Med denna försmak om vad som komma skulle tog de världen med storm.
Ancak kısa zamanda bu hasarlar onarılmıştır.Skadorna har sedan dess reparerats.
Topçu ateşi uzak mesafeden düşmana ağır hasar verirdi.Det centrala svenska artilleriet utsatte fiendens led för kraftig beskjutning.
Meyve hasatına rastlar ve tarım döneminin sona erdiğini bildirir.Skylten till höger upplyser om att gårdsgatan upphör.
Meydandaki diğer yapılar gibi II. Dünya Savaşı boyunca hasar görmüştür.Liksom övriga byggnader på torget skadades byggnaden allvarligt under andra världskriget.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod