Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.og Præsten skal bringe Fedtet som Røgoffer på Alteret, men Brystet skal tilfalde Aron og hans Sønner.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Og presten skal brenne fettet på alteret; men brystet skal høre Aron og hans sønner til.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Páliti pak bude kněz tuk na oltáři, ale hrudí to zůstane Aronovi i synům jeho.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Preotul să ardă grăsimea pe altar, iar pieptul să fie al lui Aaron şi al fiilor lui.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.rồi thầy tế lễ sẽ xông mỡ trên bàn thờ, còn cái o thì thuộc về phần A-rôn và các con trai người.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.rồi thầy tế_lễ sẽ xông mỡ trên bàn_thờ , còn cái o thì thuộc về phần A-rôn và các con_trai người .
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Und der Priester soll das Fett anzünden auf dem Altar, aber die Brust soll Aarons und seiner Söhne sein.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.А свещеникът да изгаря тлъстината на олтара; обаче гърдите да бъдат на Аарона и на синовете му.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.тук сожжет священник на жертвеннике, а грудь принадлежит Аарону и сынам его;
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.והקטיר הכהן את החלב המזבחה והיה החזה לאהרן ולבניו׃
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.فيوقد الكاهن الشحم على المذبح ويكون الصدر لهرون وبنيه.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.祭 司 要 把 脂 油 在 壇 上 焚 燒 、 但 胸 要 歸 亞 倫 和 他 的 子 孫
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.祭司 要 把 脂油 在 壇上 焚燒 、 但 胸 要 歸亞 倫和 他 的 子孫
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.A aniž kdo sobě sám té cti osobuje, ale ten, kterýž by byl povolán od Boha, jako i Aron.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.A nikto si sám neberie tej česti, ale ten, ktorý je volaný od Boha, tak ako aj Áron.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.A nikt sobie tej czci nie bierze, tylko ten, który bywa powołany od Boga jako i Aaron.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Eikä kukaan sitä arvoa itselleen ota, vaan Jumala kutsuu hänet niinkuin Aaroninkin.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.In sam si nihče ne prisvaja te časti, nego kdor je poklican od Boga, kakor tudi Aron.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.이 존귀는 아무나 스스로 취하지 못하고 오직 아론과 같이 하나님의 부르심을 입은 자라야 할 것이니라
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Nessuno può attribuire a se stesso questo onore, se non chi è chiamato da Dio, come Aronne
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Nimeni nu-şi ia cinstea aceasta singur, ci o ia dacă este chemat de Dumnezeu, cum a fost Aaron.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Nul ne s`attribue cette dignité, s`il n`est appelé de Dieu, comme le fut Aaron.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Och ingen tager sig själv denna värdighet, utan han måste, såsom Aron, kallas därtill av Gud.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Og ingen tager sig selv den Ære, men han kaldes af Gud, ligesom jo også Aron.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Og ingen tiltar sig selv den ære, men den som kalles av Gud, likesom Aron.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Ora, ninguém toma para si esta honra, senão quando é chamado por Deus, como o foi Arão.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.senki sem veszi magának e tisztességet, hanem a [kit] Isten hív el, miként Áront is.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Und niemand nimmt sich selbst die Ehre, sondern er wird berufen von Gott gleichwie Aaron.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Vả , lại không ai chiếm lấy chức trọng đó cho mình ; phải được Ðức_Chúa_Trời kêu_gọi như A-rôn ngày_xưa .
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Vả, lại không ai chiếm lấy chức trọng đó cho mình; phải được Ðức Chúa Trời kêu gọi như A-rôn ngày xưa.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Y nadie toma esta honra para sí, sino porque ha sido llamado por Dios, como lo fue Aarón
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Και ουδεις λαμβανει την τιμην ταυτην εις εαυτον, αλλ' ο καλουμενος υπο του Θεου, καθως και ο Ααρων.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.Защото всеки, който се храни с мляко, е неопитен в учението за правдата, понеже е младенец;
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.И никто сам собою не приемлет этой чести, но призываемый Богом, как и Аарон.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.І нїхто сам по собі не приймає чести, а хто покликаний од Бога, яко ж і Аарон.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.ואת הגדלה הזאת לא יקח איש לעצמו רק הקרוא לה מאת האלהים כמו אהרן׃
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.ولا يأخذ احد هذه الوظيفة بنفسه بل المدعو من الله كما هرون ايضا.
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.這 大 祭 司 的 尊 榮 、 沒 有 人 自 取 、 惟 要 蒙 神 所 召 、 像 亞 倫 一 樣
Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi, Tanrı tarafından çağrılırsa alır.這大 祭司 的 尊榮 、 沒 有 人 自取 、 惟 要 蒙 神 所 召 、 像亞 倫一樣
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.(104:26) Послал Моисея, раба Своего, Аарона, которого избрал.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.A trimes pe robul Său Moise, şi pe Aaron, pe care -l alesese.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Da sendte han Moses, sin Tjener, og Aron, sin udvalgte Mand;
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Elküldte Mózest, az õ szolgáját, és Áront, a kit választott vala.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Envió a su siervo Moisés, y a Aarón, al cual escogió
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Enviou Moisés, seu servo, e Arão, a quem escolhera,
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Er sandte seinen Knecht Mose, Aaron, den er erwählt hatte.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Hän lähetti Mooseksen, palvelijansa, ja Aaronin, jonka hän oli valinnut.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Han sände Mose, sin tjänare, och Aron, som han hade utvalt.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Han sendte Moses, sin tjener, Aron som han hadde utvalgt.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Il envoya Moïse, son serviteur, Et Aaron, qu`il avait choisi.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.I poslal Mojžíše slouhu svého, a Arona, kteréhož vyvolil.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.또 그 종 모세와 그 택하신 아론을 보내시니
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Lalu Ia mengutus Musa hamba-Nya dan Harun orang pilihan-Nya
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Mandò Mosè suo servo e Aronne che si era scelto
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Ngài sai Môi-se tôi tớ Ngài, Và A-rôn mà Ngài đã chọn.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Ngài sai Môi-se tôi_tớ Ngài , Và A-rôn mà Ngài đã chọn .
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Poslal je Mojzesa, hlapca svojega, Arona, ki ga je bil izvolil.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Posłał Mojżesza, sługę swego i Aarona, którego obrał;
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Poslal Mojžiša, svojho služobníka, Árona, ktorého si vyvolil.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Toen stuurde God Zijn dienaar Mozes en diens broer Aäron, die Hij ook had uitgekozen.