Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.Centrum orgazmu, pozdĺž miechového nervu, je niečo, čo sa volá koreň krížových nervov.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.Cơ quan đầu não của sự khoái cảm, dọc theo thần kinh xương sống,
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.Das zentrale Schaltstelle des Orgasmus am Rückenmark ist etwas, das Sakralwurzel genannt wird.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer. Elimle gösterdiğim yerde.Centrum orgasmu, podél míšního nervu, je něco, čemu se říká kořen křížových nervů.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer. Elimle gösterdiğim yerde.Hovedkvarteret for orgasmer, ned ad rygsøjlen, er noget der hedder sakrale nerverod, som sidder heromme.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer. Elimle gösterdiğim yerde."Kwatera dowodzenia" orgazmu w kręgosłupie to korzeń nerwu krzyżowego, który jest tu.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.Het hoofdkwartier van het orgasme, langs de ruggengraatzenuw, heet de sacrale zenuwwortel.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.Högkvarteret för orgasmer, längs ryggradsnerverna kan kallas för dom sakrala nervrötterna.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.Il quartier generale dell'orgasmo, lungo il nervo spinale, si chiama nervo spinale sacrale.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.Pusat dari orgasme, di sepanjang saraf tulang belakang disebut akar syaraf sakral.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.Главната квартира за оргазъм, по протежение на гръбначния нерв, е нещо, наречено сакрален нервен корен.
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.Главный штаб оргазма — это место у спинного мозга, которое называется "корешок крестцового нерва".
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.המקום המרכזי השולט באורגזמה נמצא לצד הבסיס של עמוד השידרה התחתון,
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.إن المركز الرئيسي للنشوة والعصب الشوكي
Orgazmın merkezi, omurliğin haricinde, "kalça sinir kökü" denen bir yer.仙髄の神経根という所にあります 後ろのこの辺りです
Pekala o zaman. Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Tudo bem, exceto que nos passamos com a possibilidade de fazermos algum erro.
Romanya haricindeki düşük yaygınlıklı ülkeler Avrupa kıtasının sınırlarında yer almaktadır.À excepção da Roménia, os países com prevalências reduzidas localizam-se nas fronteiras do continente europeu.
Romanya haricindeki düşük yaygınlıklı ülkeler Avrupa kıtasının sınırlarında yer almaktadır.A excepción de Rumanía, los países de baja prevalencia están ubicados en las fronteras del continente europeo.
Romanya haricindeki düşük yaygınlıklı ülkeler Avrupa kıtasının sınırlarında yer almaktadır.Con l’eccezione della Romania, i paesi con una bassa prevalenza si trovano ai confini del continente europeo.
Romanya haricindeki düşük yaygınlıklı ülkeler Avrupa kıtasının sınırlarında yer almaktadır.Med undtagelse af Rumænien ligger landene med lav prævalens på grænsen til det europæiske kontinent.
Romanya haricindeki düşük yaygınlıklı ülkeler Avrupa kıtasının sınırlarında yer almaktadır.Romaniaa lukuun ottamatta nämä alhaisen esiintyvyyden maat sijaitsevat Euroopan mantereen raja-alueilla.
Romanya haricindeki düşük yaygınlıklı ülkeler Avrupa kıtasının sınırlarında yer almaktadır.S výjimkou Rumunska se země s nízkou prevalencí nacházejí na hranicích evropského kontinentu.
Romanya haricindeki düşük yaygınlıklı ülkeler Avrupa kıtasının sınırlarında yer almaktadır.S výnimkou Rumunska sa krajiny s nízkou prevalenciou nachádzajú na hraniciach európskeho kontinentu.
Romanya haricindeki düşük yaygınlıklı ülkeler Avrupa kıtasının sınırlarında yer almaktadır.Με εξαίρεση τη Ρουμανία, οι χώρες χαμηλής επικράτησης βρίσκονται στα σύνορα της ευρωπαϊκής ηπείρου.
Romanya haricindeki düşük yaygınlıklı ülkeler Avrupa kıtasının sınırlarında yer almaktadır.Напротив, те са разположени на сравнително далечни разстояния една от друга и са разпръснати из цяла Европа.
Sana, bilgin haricinde bir kimlik verildikten sonraDepois de te atribuírem uma identidade sem o teu conhecimento.
Sana, bilgin haricinde bir kimlik verildikten sonra Eğitim Sistemi denilen bir kuruma gönderileceksin.Después de asignarte una identidad, sin tu conocimiento, serás enviado a una organización llamada:
Sana, bilgin haricinde bir kimlik verildikten sonra Eğitim Sistemi denilen bir kuruma gönderileceksin.Dupa ce iti este data o identitate, fara ca tu sa stii, vei fi trimis la o organizatie numita:
Sana, bilgin haricinde bir kimlik verildikten sonra Eğitim Sistemi denilen bir kuruma gönderileceksin.Nachdem dir ohne dein Wissen eine Identität zugewiesen wurde. sendet man dich in eine Organisation namens
Sana, bilgin haricinde bir kimlik verildikten sonra Eğitim Sistemi denilen bir kuruma gönderileceksin.Po tym, jak bez waszej wiedzy nadali wam tożsamość, zostaniecie wysłani do organizacji zwanej:
Sana, bilgin haricinde bir kimlik verildikten sonra次にあなたが送り込まれる仕組みはこう呼ばれている。
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.악상어외에도 우리는 칩을 달았습니다
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Lachshaie sind nicht die einzige Haiart, die wir markieren.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Lamny to nie jedyne rekiny, które oznaczamy.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Les requins saumon ne sont pas les seuls requins que nous marquons.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Los tiburones salmón no son los únicos que marcamos.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Questi non sono gli unici squali che etichettiamo.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Rechinii-somon nu sunt singuri rechini pe care îi marcăm.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Sok másféle cápát is megcímkéztünk.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Zalmhaaien zijn niet de enige haaien wij taggen.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Мы маркируем не только лососёвых акул.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.Това не са единствените акули, които маркираме.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.כרישי סלמון אינם הכרישים היחידים שתייגנו.
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.لم تكن قروش السلمون هي الوحيدة التي قمنا بوضع بطاقة عليها
Somon köpek balıkları haricinde etiketlediğimiz başka köpek balıklarıda var.ここではネズミザメがいる 水温をレベルメーターで
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.1つを除いてすべて無人島です そこには約35人の管理者が住んでいます 長い間無人島でした
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.수면 아주 가까이 있고, 하나의 섬을 제외하고는 모두 무인도이며, 약 35명 정도의 관리인이 있습니다.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.Daratannya sangat rendah, dan tidak berpenghuni, kecuali satu pulau yang dijaga oleh sekitar 35 orang.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.Die Inseln liegen tief am Wasser und sind alle unbewohnt, ausgenommen einer, um die sich 35 Verwalter kümmern.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.Están muy a nivel del mar, todas están deshabitadas, excepto una que tiene unos 35 cuidadores.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.Jsou velmi nízko při hladině a všechny jsou neobydlené, až na jeden ostrov se zhruba 35 správci.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.Nagyon alacsony ott a víz, mind lakatlan, egy kivételével, ahol körülbelül 35 gondozó tartózkodik.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.Są nisko nad poziomem morza i wszystkie są niezamieszkane, oprócz jednej, na której mieszka 35 strażników.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.São muito rentes à água, e são todas desabitadas, exceto uma ilha que tem cerca de 35 vigilantes.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.Sunt foarte scunde, şi toate nelocuite, cu excepţia uneia care are în jur de 35 de îngrijitori.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.Είναι πολύ χαμηλά στο νερό και είναι ακατοίκητα, εκτός από ένα που έχει περίπου 35 φροντιστές.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.Они сильно погружены в воду и необитаемы, кроме одного острова, на котором живут около 35 опекунов.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.שהם מאד קרובים למים, וכולם בלתי מיושבים, פרט לאי אחד שיש בו כ-35 משגיחים.
Suya çok alçak kalıyorlar. ve hepsi ıssız,biri haricinde... ...35 tane koruyucusu var.هي منخفضة جداً بالنسبة لمستوى الماء، و جميعها غير مأهولة بالسكان، ما عدا واحدة بها حوالي 35 راعٍ.
Tahminimce bu resim haricinde.Forse solo in questa foto non l'avevo.