Zincir monomerler arasındaki etkileşim harici hacim olarak modellenebilir.Las interacciones entre monómeros de cadena pueden ser modeladas como volumen excluido.
Bu sıvının cilt ile temasa etmesi, iğrenç kokunun haricinde herhangi bir zararı olmaz.No es consumida por el ganado, quizá por su desagradable olor.
BMX, yol harici düzenlenir.BDX: Transporte blindado.
Bunun haricinde, gündelik hayatı çok sıkıcıydı.Yo no. Mi vida ha sido muy aburrida.
Böylece Kuzey Afrika'da ilk kurulan İslam devletleri Hariciyye mezhebi mensuplarına ait olmuştur.De esta manera partieron, por ejemplo, los primeros disidentes religiosos de Europa hacia Norteamérica.
Harici tank uzay mekiğinin en büyük ve yüklendiğinde ise en ağır bileşeniydi.El ET es el elemento más grande del transbordador espacial, y cuando está cargado, además es el más pesado.
İlk dönemdeki Haricilere el-Şurat da denmekteydi.Antes, algunos de nuestras improvisaciones eran como toca-y-vete.
B-cache olarak nitelendirilen ikincil önbellek, 1 ila 16 MB arası kapasitesi olan harici bir önbellektir.La caché secundaria, llamada caché-B, es externa con una capacidad de 1 a 16 MB.
Bu füzeler bunun araç haricinde BMP-1P, BTR-D ve UAZ-469 araçlarınada monte edilmekteydi.También puede ser utilizado desde el BMP-1P, BTR-D y UAZ-469.
Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862).Ya para entonces era capitán de fragata efectivo (1862).
Harici yakıt tankı, uzay aracından bile büyüktür ve yeniden kullanılamayan tek ana bölümdür.El tanque externo, que era más grande que la propia nave, fue el único componente que no se reutilizó.
Bu adyaların haricinde.Salvo a los puristas.
Ama Haricilik tam olarak ortadan kalkmadı.Sin embargo, el malestar no desapareció del todo.
Harici arayüz ayrıca 34-bit adres yolununda içermektedir.La interface externa también consiste en un bus de direcciones de 34 bit.
Hayvanlardan elde edilen gelir ve tarlalardan yiyecek haricinde geçim kaynağı yoktur.Los animales salvajes no la comen hasta que no existan otras fuentes de alimentos disponibles.
Bunun haricinde ülkenin güneyinde Atlas Okyanusu yer almaktadır.Y surge, en ese contexto, el proyecto Parque Cielos del Sur.
Bunun haricinde çok azı Berlin dışında sabit kullanıldı.Este nombre fue, sin embargo, poco usado fuera de Escandinavia.
Harici tankın orijinali gayri resmi olarak standart ağırlık tankı olarak biliniyordu.El tanque original se conoce familiarmente como el tanque de peso estándar ó SWT (Standard Weight Tank).
Farklı renklerdeki ışık vakum harici bir ortamdan farklı hızlarda geçer.La luz de diferentes colores viaja a través de un medio que no sea el vacío a diferentes velocidades.
Tom'un haricinde Mary'nin çirkin olmadığını düşünen tek kişi benim.A parte Tom, sono l'unico che pensa che Mary non sia brutta.
Bu değişiklikler, harici bir sunucu kullanmak yerine P2P SIP'in kullanımını içeriyordu.Questi cambiamenti includono l'uso di SIP P2P invece di utilizzare un server esterno.
Harici tank uzay mekiğinin en büyük ve yüklendiğinde ise en ağır bileşeniydi.Il serbatoio è l'elemento più grande dello Space Shuttle e, quando viene riempito, anche il più pesante.
İki İspanyol oyuncu haricinde iki takımda da oynayan tüm oyuncular Britanyalıydı.Tutti tranne due dei principali interpreti erano inglesi.
Geçmişte harici su banyoları kullanılmaktaydı fakat artık bu banyolara ihtiyaç yoktur.Bagni di acqua esterni sono stati utilizzati in passato, ma oggi non sono più necessari.
1836 yılında, Umur-ı Hâriciye Nezareti olmuştur.Nel 1836 la città iniziò a perdere d'importanza.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.In ogni categoria la Cina ha la più alta biodiversità al di fuori della zona tropicale.
İşaretin tersi, ödül seri numarası haricinde açıktır.Il retro è nudo tranne per la presenze del numero di serie.
İzafiyet teorisine göre, özellikle sağlanmış bazı koşullar haricinde anti yerçekimi imkansızdır.Sotto la relatività generale, l'antigravità è impossibile eccetto che in circostanze forzate.
Sıvı hidrojen tankı, harici tankın alt bölümünde bulunmaktadır.Il serbatoio dell'olio è sotto la sella.
Intel 80188 8 bit harici veri yolu ile Intel 80186 mikroişlemci sürümü, 16 bit yerine biridir.L'Intel 80188 consiste in un processore Intel 80186 con un bus dati a 8 bit, invece che a 16.
Bunun da tabii yolu, sahip olunan emeğin bu harici mallara katılmasıdır.Ossia, in altre parole, approssimare la funzione continua passante per i suddetti punti.
Aynı zamanda Hariciye ve Nafia Nazırlığını da birlikte yürüttü.Anche lui cerca in tutti i modi di stare al passo di Naomi.
On yaşında bir çocuğun haricinde bütün kavimleri katliama kurban gitmişti.In vecchiaia fu colpito dalla perdita di tutti i suoi figli tranne una figlia.
Bütün köşeler sırt haricinde üç bıçakla kesilir.I margini non presentano particolari spine eccetto tre nella parte posteriore.
Harici arayüz, 128-bit’lik bir sistem yoludur.Proseguendo, il sentiero 121 si biforca.
Tıbbi terimlerinin en fazla yer aldığı eseri ise Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'dur.Il punto principale della sua attività raggiunge il culmine prima di mezzanotte.
Bunun haricinde ülke önemli petrol üreticilerinden biri konumundadır.È uno dei maggiori produttori di petrolio del paese.
Yönetim merkezi Kassala şehri haricinde eyaletin diğer önemli şehirleri Aroma, Hamishkoreb ve Khor Telkok'dur.La sua capitale è Kassala; altre città importanti sono Aroma, Hamishkorebe e Khor Telkok.
Harici depolama CompactFlash üzerindeydi.Один слот под CompactFlash.
Terim Yunanca harici anlamına gelen para ve asker anlamına gelen militer sözcüklerinden türemiştir.Термин происходит от греческих слов, означающих армию и власть.
Bunun haricinde ülke önemli petrol üreticilerinden biri konumundadır.Штат является одной из основных областей нигерийской нефтедобычи.
Mars, Venüs haricinde, ulaşım için birim kütle başına (Delta-v) en az enerji gerektiriyor.Путешествие к Марсу с Земли требует наименьших энергетических затрат, если не считать Венеры.
Bu rütbe yukarıda belirtilen şartlar haricinde süre beklemeyle kazanılamamaktadır.Но и ждать до бесконечности нельзя по изложенным выше причинам.
Ekvator haricindeki enlem paralelleri büyük çember değillerdir.А вот из параллелей только экватор является большим кругом.
Oyuncuların oyundan çıkması oyunun gidişatını (kartın desteden çıkması haricinde) etkilemez.Они не будут доверять игроку однажды их (и не только их) предавшему.
Bütün köşeler sırt haricinde üç bıçakla kesilir.Задние голени с 3 шипами по наружному краю.
Dil haricinde bütün özellikler aynıdır.Они отличаются только языком.
Japonca haricindeki sınavlarının çoğundan kalmıştır.За пределами Японии было изданы лишь небольшое количество из них.
Bu tür veri tabanları DNAları kısa bir süre haricinde barındırmazlar.Поэтому акулы этого вида могут длительное время оставаться неподвижными на дне.
Bunun haricinde bariz bir şekilde daha zayıf olan bir tanım daha vardır.Есть и другая, не менее болезненная.
Bunun haricinde En İyi Enstrümantal Müzik gibi yeni kategoriler eklenmiştir.Как и в первом варианте, в новых главах, кроме последней, присутствуют ссылки на музыку.
1836 yılında, Umur-ı Hâriciye Nezareti olmuştur.1843 год прошёл тревожно.
Bununla birlikte zehirli yılanlar -Antarktika haricinde- her kıtada bulunur.Ядовитых змей можно найти практически на всех континентах, кроме Антарктиды.
Film yukarıdaki ödüllerin haricinde 13 ödül daha kazanmış, 19 kez de ödüle aday gösterilmiştir.Получила 23 кинопремии и, кроме того, 19 раз была номинирована на разные награды.
Kargad adasında yaşayanlar haricinde tüm Yerdeniz kültürlerinde yazı kullanılır.Распространена во всех без исключения странах на всех континентах.
Motorun çalıştırılabilmesi için harici ateşleyici.Большие трудности при запуске двигателей.
Daha sonra Hariciye Nezareti hizmetine girdi.Спасло его то, что он прибыл позже назначенного времени.
Çiftleşme zamanının haricinde misk geyikleri kesinlikle yalnız yaşar.Исключая период спаривания, живут поодиночке.
Hanife oğulları Haricilerin en kuvvetlileri ve en kalabalık olanları idi.وقُتل من أصحاب ابن الأرقط مقتلة عظيمة، وأُسر منهم كثير.
Binlerce yıl boyunca birkaç istisna haricinde insanoğlu Güneş Sistemi’nin varlığına inanmadı.لعدة آلاف من السنين، لم يميز البشر وجود نظام شمسي (مع بعض الاستثناءات القليلة).