Aynı yıl Konstantin Züreyk, Hani el-Hindi ve Wadie Haddad ile beraber Arap Ulusal Hareketini kurar.Il fonde la même année le Mouvement nationaliste arabe avec Constantin Zureik, Hani al-Hindi et Wadie Haddad.
Parti kendini uluslararası devrimci hareketin bir parçası görmektedir.Le MCC fait partie du Mouvement révolutionnaire internationaliste.
"Sturm und Drang" hareketinin kökeninde de onların etkisi hissedilir.On y retrouve l'influence du mouvement Sturm und Drang.
Ernesto Geisel'in başlattığı demokratikleşme hareketini sürdürdü ve buna ek olarak genel af ilan etti.Devenu président, il continue la démocratisation entamée par Ernesto Geisel et décrète une amnistie.
Kadın hareketine dair birçok uluslararası toplantıya katıldı ülkesini ve partisini temsil etti.Il voyage beaucoup dans le cadre des réunions internationales où il représente son pays.
Bu centilmence hareketinden ötürü UEFA tarafından Fair Play ödülüne layık görülmüştür.De plus, le club se qualifie pour la Coupe UEFA au bénéfice du prix du fair play UEFA.
Bundan sonra devrimci hareketini başlatmak için buradan ayrılmıştır.Plus tard, il quitta cet mouvement révolutionnaire.
1968 öğrenci hareketine katıldı.Ainsi, il apporte son soutien aux mouvements étudiants de 1968.
1970'lerin başında Jugnauth, Mauritius Militan Hareketine katıldı.Durant les années 1970, elle est engagée politiquement dans le mouvement maoïste.
1940'lı yıllarda de Gaullecü olarak direniş hareketinde yer almıştır.Elle fit preuve dès 1940 d’esprit de résistance.
Yaşanan tartışmanın sonunda Orton herkese RKO yapsa da Mahal ona Khallas hareketini yaptı.Il a pris fin après que Orton a a frappé tout le monde avec un RKO, puis subi un Khallas de Mahal.
Bu hareketin merkezi New York oldu.Depuis, ils dirigent le mouvement depuis New York.
Faullü hareketin sertliğine göre hakemin sarı veya kırmızı kart gösterme yetkisi vardır.Si un incident est particulièrement grave, le patineur peut recevoir un carton jaune ou rouge.
1943 yılının başında direniş hareketine dahil olmuştur.Il entre dans la Résistance début 1943.
Yine de, Siyonist hareketin Mısır'da da temsilcileri vardı.Néanmoins, différentes branches du mouvement sioniste ont des représentants en Égypte.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Les motivations de cet acte ne sont pas claires.
1947 yılından itibaren Gaullecü hareketin içinde yer almıştır.Dès 1947, il rejoint le mouvement gaulliste.
Almanya, Avrupa ekonomik ve siyasi bütünleşme hareketinin sıkı bir savunucusudur.Le pays participe activement à la construction de l'Europe politique et économique.
Ulusal kurtuluş hareketine katıldı.Il appartient au Mouvement de libération nationale.
Dolayısıyla sürtünme kuvveti de izafi hareketin başlangıcından hemen önce en büyük değerini almış olur.La vitesse de la réaction est donc la plus grande au début de la réaction.
Kadın Hareketinin Kurumlaşması.Le silence des femmes, .
19. yüzyılda, Slovak ulusal hareketinin merkezlerinden biriydi.En el siglo XIX fue uno de los centros del movimiento nacional eslovaco.
Robert Venturi bu hareketin başını çekenlerdendir.Robert Venturi, estuvo a la vanguardia de este movimiento.
Almanya, Avrupa ekonomik ve siyasi bütünleşme hareketinin sıkı bir savunucusudur.Alemania es un defensor de la integración económica y política europea más estrecha.
Ekim ayının sonunda hareketin 3 milyon, Aralık ayında ise 9 milyonu üyesi vardı.A finales de octubre Solidaridad tenía 3 millones de miembros y en diciembre 9 millones.
Bu, kadın hakları hareketinde odak noktasıdır.Es un signo de sometimiento de las mujeres.
İskoçya’nın dağlarını gezdiler ve değişik yörelerde eski buzul hareketinin kanıtlarını buldular.Visitan las montañas de Escocia y encuentran en diversos emplazamientos índices de antigua actividad glaciar.
Alman kadın hareketinin sembol kişiliklerinden biridir.Es un símbolo del movimiento feminista alemán.
1998), Yemen'de zorla evlilik ve çocuk evliliğine karşı başlatılan hareketin sembolü olan kişidir.1998) es una figura central en el movimiento yemení contra el matrimonio forzado.
Bu, tanenin hareketine teğetsel radyasyon basıncı ile ilgilidir.Esto está relacionado con la presión de radiación tangencial al movimiento de las partículas.
Hippi hareketinin öncüsüdür.Surge el movimiento Hippie.
1968 öğrenci hareketine katıldı.Participó en el movimiento estudiantil de 1968.
Kinetik enerji, bir cismin hareketinden dolayı sahip olduğu enerjidir.Energía cinética, energía que posee un cuerpo debido a su movimiento.
1877'de Paris'e gider; burada sosyalist hareketin başlatılmasına katkıda bulunur.En 1877 fue a París, donde ayudó a establecer el movimiento anarquista local.
1960'larda Metabolizma hareketinin kurucularından biridir.Fue fundador del Movimiento Metabolista en los años 1960.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Las causas de este ataque no están claras.
Kadın hareketinin önem verildiği bir filmdir.La película sirve como una precuela de The Messengers.
Romalılar ordugahlarından bir huruç hareketine başladılar.C. los romanos lanzaron una gran ofensiva contra ellos.
Kadın Hareketinin Kurumlaşması.Movimiento de Mujeres.
Giuseppe Mazzini ve Giuseppe Garibaldi birleşme hareketinin öncüleri arasında yer alıyorlardı.Muchos de ellos colaboraron con Giuseppe Garibaldi y los partidarios de la unificación italiana.
Ayrıca, hareketin gerçekten hızlı olduğu yerlerde 50/60 kare/sn yüksek hızlı filmleri 720P'de çekebilirsiniz.También puede grabar películas de alta velocidad a 50/60fps 720P para cuando la acción es muy rápida.
Parti kendini uluslararası devrimci hareketin bir parçası görmektedir.Formó parte de la Acción Nacional Revolucionaria.
Erratikler, buz hareketinden kaynaklanan buzul buz erozyonuyla oluşur.Los bloques erráticos se forman por la erosión glacial resultando de los movimientos del hielo.
1983'te Filistin İslami hareketinin bir Arap ülkesinde kapalı bir toplantı yaptı.En 1983, el movimiento islámico palestino convocó una conferencia interna, cerrada en un Estado árabe.
Bu da basit harmonik hareketin birinci dereceden denklemidir.Dinámica del movimiento armónico simple.
Genişleme hareketinin sosyal ve siyasal amaçları vardı.La rebelión en sí misma tenía motivos sociales y políticos.
Wicker ayrıca sivil haklar hareketinde etkin oldu.Corwin también estaba involucrado en asuntos públicos.
Bu görünen hareketin ekseni Yer'in dönme ekseniyle çakışır.De esta forma se explica este movimiento aparentemente retrógrado del Sol.
İtalya'da Romantizm Akımı, ulusal kurtuluş hareketine paralel bir gelişim gösterdi.El anarquismo en Alemania se desarrolló siguiendo un proceso paralelo al desarrollo nacional del país.
Reform hareketinin bir parçası üniversite yayılma programıydı.Uno de los caballos de batalla de su campaña presidencial fue la reforma de la enseñanza pública.
Erkek kardeşi ise Fransız anarşist hareketinin önemli unsurlarından biriydi.Su hermano también tuvo participación en los círculos anarquistas franceses.
Bu terör hareketinden sonra Bizans birliği geri çekildi.Tras estos hechos, la República de Cohdopia se reunificó.
Dolayısıyla sürtünme kuvveti de izafi hareketin başlangıcından hemen önce en büyük değerini almış olur.La tripulación del Endeavour aún iba a aumentar más antes de su partida definitiva.
Hidalgo bir yıl önce Meksika’da bağımsızlık hareketini başlatmıştı.«Hidalgo hace 200 años, México Independiente».
Buluşmanın en önemli sonucu hareketin taleplerini içeren metin Caracas Taahhütü oldu.El encuentro tuvo como principal acuerdo, el Compromiso de Caracas un texto reivindicativo del movimiento.
Erime suyunun diğer bir rolü ise, tabansal kayma şeklindeki buzul hareketine imkan vermesidir.Aun así, su uso más habitual es el de dar forma de bola a la crema de helado.
Cer Motoru lokomotifin hareketini sağlayan motordur.El alienígena toma el control de la locomotora.
O daha ziyade düşünmeden girdiği aksiyonda en iyi hareketini düşünür.Luego, encuentra el mejor consejo de una forma inesperada.
Bu muhalif hareket “sonnō jōi” hareketinde cisimleşecektir.El lema de dicho movimiento fue Sonnō jōi (尊王攘夷, 'Sonnō jōi'?
Parti ırkçı hareketin antisemitizmini benimsedi.Se privilegiaba la racionalidad partidista de los individuos.