Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Waktu respon rata-rata kami sekarang kurang dari tiga menit di Israel.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Ο μέσος χρόνος της ανταπόκρισής μας σήμερα μειώθηκε σε λιγότερο από τρία λεπτά στο Ισραήλ.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Сегодня наше среднее время реагирования — менее трёх минут в Израиле.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Середній час реагування у нас зараз скоротився до менше ніж трьох хвилин в Ізраїлі.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Средната ни скорост на отговаряне на повиквания днес е три минути в Израел.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.זמן התגובה הממוצע שלנו היום ירד מתחת לשלוש דקות בישראל.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.متوسط وقت الاستجابة لدينا اليوم هو أقل من ثلاث دقائق في إسرائيل.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.イスラエルでは 3分以下となりました (拍手)
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.És nincs róla még pontos fogalmunk, hogy hogyan valósul meg ez a mozgás.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Kita tidak punya ide bagaimana kromosom dapat bergerak seperti itu.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.우리는 그것이 염색체를 어떻게 움직이는지 모릅니다.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Não temos ideia mesmo de como é que o movimento é conseguido
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Nemáme ovšem ani zdání, jak k tomu pohybu dochází.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Ne vemo, kako pride do tega gibanja.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Nie mamy pojęcia w jaki sposób odbywa się ten ruch.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Non abbiamo proprio idea di come produca questo movimento.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.No sabemos realmente cómo produce este movimiento.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Nous n'avons aucune idée de comment il peut faire ce mouvement.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Nu avem idee cum e dobândită acea mișcare.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Và chúng ta không biết thực sự nó đạt được sự chuyển động này bằng cách nào.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Vi har ingen aning om hur den åstadkommer den rörelsen.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Vôbec netušíme, ako dosahuje ten pohyb.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.We hebben eigenlijk geen idee hoe die beweging ontstaat.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Wir haben keinen Schimmer, wie es diese Bewegung bewerkstelligt.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.Δεν έχουμε ιδέα στην πραγματικότητα πώς επιτυγχάνεται αυτή η κίνηση.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.В действителност не знаем как се получава това движение.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.На самом деле мы не знаем, каким образом получается это движение.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.אין לנו באמת מושג כיצד נוצרת התנועה הזו.
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.نحن في الحقيقة لا نملك اي فكرة عن كيفية حركتها
Bu harekete nasıl eriştiği konusunda gerçekten hiçbir fikrimiz yok.これは動原体と呼ばれて かなり綿密に
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Alla vinner på detta som får igång livsmedelsindustrin.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.C'est une situation gagnant-gagnant qui fait démarrer l'économie alimentaire.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Đây là một tình huống tất cả chúng ta đều thắng thúc đẩy nền kinh tế lương thực chuyển động.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Es ist eine win-win-win Situation, die die Lebensmittelwirtschaft in's Rollen bringt.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Este o situaţie win-win-win care pune în mişcare economia produselor alimentare.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Es una solución ganadora que fomenta la industria alimentaria.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.É uma situação em que todos ficam a ganhar e que põe a mexer a economia dos produtos alimentares.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.È una situazione in cui tutti sono vincenti che mette in moto l'industria alimentare.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Ez többszörösen is sikersztori, amely beindította az élelmiszergazdaságot.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Het is een win-win-win situatie die de voedseleconomie in beweging zet.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Itu situasi yang saling menguntungkan yang mulai menggerakkan roda ekonomi pangan.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Je to situace, kde všechny tři strany vyhrávají, a která rozhýbává potravinové hospodářství.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.이것은 윈-윈-윈 현상이죠. 식량 경제를 움직이기 시작했으니까요.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.To sytuacja, w której wszyscy wygrywają, a ekonomia żywnościowa zaczyna się rozkręcać.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Μια κατάσταση που βγαίνουν όλοι κερδισμένοι και κινητοποιεί την οικονομία τροφίμων.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Ситуация, в которой нет проигравших, ситуация, где пищевая промышленность идет вперед.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Това е ситуация, в която всеки печели, така се задвижва хранителната икономика.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.זה מצב של כל הצדדים המעורבים מרוויחים והוא מתחיל להניע את כלכלת המזון
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.إنه موقف يربح فيه الجميع ويدفع عجلة الاقتصاد الغذائي.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.食糧経済が回り始めたのです 現在では30カ国以上で
Buhüküm, aynıkoşullar altında, Birlik’in harekete geçmeyen teşkilatlarıve daireleri için degeçerlidir.Denne fremgangsmåde berører ikke bestemmelserne i artikel III-266.
Buhüküm, aynıkoşullar altında, Birlik’in harekete geçmeyen teşkilatlarıve daireleri için degeçerlidir.El Estatuto podrá establecer que el Tribunal de Gran Instancia sea competente en otras categorías de recursos.
Buhüküm, aynıkoşullar altında, Birlik’in harekete geçmeyen teşkilatlarıve daireleri için degeçerlidir.La Corte statuisce entro un termine di un mese a decorrere dalla data di detta constatazione.
Buhüküm, aynıkoşullar altında, Birlik’in harekete geçmeyen teşkilatlarıve daireleri için degeçerlidir.Unionin tuomioistuimella on jäljempänä määrätyin rajoituksin toimivalta ratkaista riidat,jotka koskevat:
Bu insanları çok daha pozitif olarak da değerlendirdik. Peki bunu ne harekete geçiriyor?Celkově tedy také tyto lidi vyhodnocujeme mnohem pozitivněji.
Bu kadarını bilmekle harekete geçebilirim!Com essa informação, posso agir!
Bu kadarını bilmekle harekete geçebilirim!Då kan vi göra nåt.
Bu kadarını bilmekle harekete geçebilirim!Nyt voin ainakin tehdä jotain.
Bu kadarını bilmekle harekete geçebilirim!Ora che lo so, possiamo muoverci anche noi!
Bu kadarını bilmekle harekete geçebilirim!Sabiendo esto, ¡ya puedo actuar!