Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Ale nie jestem pesymistką, bo wiem, że nie trzeba wiele aby je naładować energią.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.De nem vagyok pesszimista sem, mert tudom, hogy nem kell sok ahhoz, hogy feltöltsük őket.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.În acelaşi timp nu sunt pesimistă, pentru că ştiu că nu e nevoie de mult pentru a le mobiliza.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.하지만 저는 비관적이 아닌데 그 이유는 그들에게 희망을 불어 넣는 것은 힘든일이 아니기 때문입니다.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Maar ik ben niet pessimistisch, want ik weet dat er niet veel nodig is om ze op te laden.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Mas também não sou pessimista, porque sei que não é preciso muito para as motivar.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Men jeg er heller ikke pessimistisk, fordi jeg ved, det ikke kræver særlig meget at få dem ladet op.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Namun saya juga tidak pesimis, karena saya tahu bahwa itu tidak sulit untuk membuat mereka bersemangat.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Pero no soy pesimista porque sé que no requiere gran esfuerzo infundirles ánimo.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Tuttavia non sono pessimista, perché so che non ci vuole molto per dare loro la carica.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Αλλά δεν είμαι απαισιόδοξη, επειδή ξέρω πως δεν χρειάζονται πολλά για να ενεργοποιηθούν.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Але я й не песимістична, бо знаю, що небагато треба, аби їх мотивувати.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Но я не пессимист, и я знаю, что нужно немного, чтобы заставить их бороться.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.אך בו בעת איני פסימית, כיוון שאני יודעת שלא דרוש הרבה כדי לטעון אותן בכוחות.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.،لكنني لست متشائمة كذلك لأنني أعرف أن الأمر لا يتطلب الكثير .لشحنهم
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.なぜなら彼らを勇気づけることは それほど難しくないからです そして昨年のことですが
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Ale podmínky k tomu, aby se soucit aktivoval, probudil, jsou specifické.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Ale warunki odczucia współczucia, jego wzbudzenia, są szczególnymi warunkami.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Dar condiţiile ca această compasiune să fie activată, sa fie stârnită, sunt condiţii specifice.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.De nagyon sajátos körülmények kellenek ahhoz, hogy az együttérzés aktiválódjék, felébredjen.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.하지만 그런 연민의 감정이 활성화되고, 일어날 수 있는
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Ma le condizioni per poterla attivare, farla crescere, sono particolari.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Mas as condições para ativar a compaixão, para a provocar, são condições específicas.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Namun kondisi agar kasih sayang itu dapat aktif, dapat bangkit, adalah kondisi yang khusus.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Nhưng những điều kiện khiến cho lòng trắc ẩn được bộc lộ, được tỉnh thức, lại là những điều kiện cụ thể.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Pero las condiciones para que se active la compasión, para que se suscite, son muy particulares.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Αλλά οι συνθήκες για να ενεργοποιηθεί η συμπόνια, να αφυπνιστεί, είναι συγκεκριμένες συνθήκες.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Але умови, щоб співчуття активувалося, проснулося - це особливі умови.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Но условия, при которых это сострадание может быть активировано, может быть разбужено - это особые условия.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.Но условията, за да бъде задействано, да се издигне, са особени.
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.אך התנאים המצריכים את הפעלתה של החמלה, את התעוררותה,
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.ولكن الظروف هي التي تحفز خاصية التعاطف وتثيرها
Ama koşullar merhametin harekete geçmesi için, uyanması için, özel koşullardır.慈悲を活性化させたり、 強めたりするには、 必要とされます。
Ama ona yapılanlardan sonra, Scar bir süre harekete geçmez.Mas, depois de tudo o que sofreu, o Scar não agirá por uns tempos.
Ama ona yapılanlardan sonra, Scar bir süre harekete geçmez.Μετά από όσα έγιναν, ο Σκαρ δεν θα δράσει για λίγο.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Aber wenn man sie auszieht, passiert das wirklich Wichtige.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Ale když ho sundáte -- tehdy se začnou dít věci.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Ale kiedy je zdejmujesz... wtedy dopiero zaczyna się dziać.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Dar atunci cand o scoti... atunci incepe adevarata actiune.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Maar als je hem uitdoet ... dan begint de echte actie.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Mais quand vous l'enlevez... c'est alors que l'action peut véritablement commencer.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Ma quando ve la togliete... ecco che inizia l'azione.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Mas quando a despem, é quando acontece a verdadeira ação.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Men når man tager den af -- så er det den rigtigt begynder.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor. (Müzik) (Kahkahalar) (Alkış)De, amikor leveszed ... .. akkor jön az igazi buli / zene / /nevetés és taps /
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Nhưng khi bạn bắt đầu -- đó là khi hành động thực tế bắt đầu.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Pero cuando se la quita ... ahí es cuando empieza la acción real.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Αλλά όταν τη βγάζεις... τότε είναι που συμβαίνει η πραγματική δράση.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.А щойно ви її знімаєте - як приступаєте до справжньої роботи.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Но като я съблечете.. тогава започва същинската работа.
Ama onu üzerinizden çıkardığınızda... İşte asıl o zaman harekete geçiliyor.Но когда снимаете... тогда-то все настоящее и происходит.
Amerika'da harekete geçecek.Druck auf die Gesetzgebung ausüben, um den Klimawandel zu stoppen.
Amerika'da harekete geçecek.- en aandringen op wetgeving om de opwarming van de aarde te stoppen.
Amerika'da harekete geçecek.지구온난환 방지 법안 통과를 위해 온힘을 다할 것입니다.
Amerika'da harekete geçecek.נגד חקיקה- קוראים לחקיקה לעצירת התחממות גלובלית.
Amerika'da harekete geçecek.ضد التشريع-يدفع لوضع تشريع لوقف الاحترار العالمي.
Amerika'da harekete geçecek.さらに7月7日には世界中で- 昨日知ったばっかりなのですが-
Ancak bu konu, bu gençler için ekonomimizi harekete geçirip geçiremeyeceğimizi belirleyecek.Nutzungsbedingungen, ob wir dieser Wirtschaft für diese junge people...\ vorwärts bewegen können
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Ale strach je lepší než apatie, protože strach nás nutí něco udělat.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Ale strach jest lepszy niż apatia, ponieważ strach mobilizuje nas do działania.