Ana içeriğe geç
Sözlük

harekete ile cümle

harekete kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
867 ilkbaharına kadar Ludwig, emirliğe karşı harekete geçti.Só na primavera de 867 é que Luís empreendeu um ataque ao emirado.
Şimdi harekete geçme zamanı, çünkü yarın çok geç olabilir...Ele deve se apressar, antes que seja tarde demais."
3000 kişilik Per takviyesi yaklaştığına dair haberler Herakleios'a ulaştı ve onu harekete geçirmeye zorladı.Encontrou 3000 homens em Palermo prontos a segui-lo.
Ama benim ölümüm niye sorun olsun ki, eğer insanlar bizim sayemizde uyanırlarsa ve harekete geçerlerse?Se você pensar sobre isso, porém, por que esperamos algum organismo se deitar e morrer por nosso jantar?
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.É um animal muito atento e percebe tudo o que ocorre ao seu redor.
15 Mart MÖ 44 tarihinde, Cassius yandaşlarıyla beraber harekete geçti ve Sezar'ı yüzünden bıçakladı.Nos idos de Março, de 44 a.C., Cássio instigou seus parceiros assassinos e golpeou César no rosto.
Macar Cephesi, nihai olarak ülkeyi kurtarmak amacıyla harekete geçme kararı aldı.No episódio final ele se sacrifica para salvar o mundo.
Bu düşünceler dünyadaki küresellik karşıtı harekete ivme kazandırmıştır.Estas controvérsias têm contribuído para dar sustentação ao movimento antiglobalização.
Kan damarlarının hasara uğraması pıhtılaşma mekanizmasını harekete geçirir.É significativo o desenvolvimento de máquinas de recuperação intraoperatória de sangue.
Her karakter kendine has 3 özel harekete sahiptir.Cada personagem tem o seu movimento especial.
Lavrov, 1862 yılında devrimci harekete katıldı.Lavrov sloot zich echter bij de revolutionaire beweging aan in 1862.
Oligarşilerin harekete geçmesini tetikleyen de bu durum olabilir.Dit kan ervoor zorgen dat de oligarchen door kunnen blijven groeien.
Fakat harekete geçmek için gece yarısını beklediler.Ik zit al sinds middernacht op je te wachten...
Bunu duyan Yahudi otoriteleri hemen harekete geçti.De Joodse en protestantse gemeenschappen aanvaardden onmiddellijk deze schikking.
“O zaman harekete geçmek istediğimi biliyordum.”"Daarna stond het voor mij vast dat ik door zou gaan."
Onu kurtarmak için harekete geçerler.Hij zou zich vervolgens inzetten om hen te redden.
Harekete geçenler Amerikalılardır."De meeste zijn trouwens Amerika's bondgenoten."
Bu harekete "Elektrik Akımı" denir.Men noemde dat een 'Running Power'.
Daha sonraları anarşist harekete katıldı.Daar werd hij actief in de anarchistische beweging.
Buffy ise harekete geçer.Er móést iets gebeuren.
Çabuk harekete geçerler.Iets te snel aanpakken.
Harekete geçmemenin etkisi ne olabilir?Door welk proces kan iets externs ons bewegen tot handelen?
Motor makarayı harekete geçirir.De motor slaat dan af.
Üç saat süren bombardımanın ardından birinci hücum dalgası harekete geçti.Drie minuten na het eerste fluitsignaal moest hij het veld verlaten.
Bunun üzerine Fransızlar müttefiklerine destek için harekete geçti.Franse hugenoten zochten naar aanleiding hiervan steun bij protestantse bondgenoten.
Kendisi, ulusal harekete katılmak konusunda bir süre tereddüt içinde kaldı.Hij zat zelfs enige tijd vast wegens het voeren van oppositie.
Yapılan reform Gorbaçov’un beklemediği bazı güçleri de harekete geçirecektir.De media ontketende echter een rel waarop Gorbatsjov zijn dreigement niet durfde uit te voeren.
Dünyadaki sol hareketler bu savaşı durdurabilmek için harekete geçtiler.De geallieerden hoopten door deze Operatie Market Garden het einde van de oorlog te bespoedigen.
Alman orduları başında Kuzey İtalya'yı ve Roma'yı eline geçirdi ve Güney İtalyayı fetih için harekete geçti.Hij liet Rome links liggen en zeer snel had hij heel Zuid-Italië in handen.
Kara Muhafızlar, anarşist harekete askeri destek vermek için kuruldu.De Zwarte Gardisten zorgden echter voor gewapende weerstand.
Genişlemek için harekete geçtiler ve çete giderek büyüdü.Media afspelen De kraakbeweging groeide door en kreeg steeds meer leden.
Daha sonraları anarşist harekete katıldı.Po wojnie włączył się w ruch anarchistyczny.
Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer.Uważaj, za co kupujesz mieszkanie.
Harekete geçenler Amerikalılardır."Jesteśmy winni Amerykanom zrobienie czegoś więcej.”
Hüseyin bin Ali hemen harekete geçti .D’Artagnan musi się spieszyć.
Ekip bunun üzerine harekete geçer.Załoga podjęła działania, aby temu przeciwdziałać.
Pomar, 1945'ten 1957'ye kadar neo-realist harekete katıldı ve daha sonra yeni bir dışavurumcu oldu.W latach 1945–1957 zaliczany był do nurtu neorealistów, następnie stał się neoekspresjonistą.
Onu kurtarmak için harekete geçerler.Wyrusza więc im na ratunek.
Kimon, bu bilgiye dayanarak harekete geçirilmişti.Dzięki Kimbie odzyskała pamięć.
4. Birinci Kale tekrar harekete geçer.Czwarta jazda – ponownie ten sam problem.
Fransa'ya bağlanma yanlısı harekete karşı kararlı bir tutum sergiledi.Uważał, że należy jak najszybciej dokonać inwazji na Francję.
Cromwell harekete geçti.Popierał ich Cromwell.
Ve tek bir gece zafer yürüyüşünü harekete geçirdi mutluluğun ufkuna.Zabłąkanych wiodłaś do domu Zwycięstwa poiłaś nas czarą.
İlk iş, söz verdiği üzere başbakanı oraya getirmek üzere harekete geçer.Premier zapowiedział, że w razie potrzeby rząd przeznaczy więcej pieniędzy.
Zaten Anthemius'un durumu da harekete geçmesine izin vermiyordu.Nie chciał go również wpuścić Eustachy.
Oligarşilerin harekete geçmesini tetikleyen de bu durum olabilir.Są obawy, że dojdzie przez to do powstania oligopolu.
Ek olarak bağışıklık sistemini harekete geçirir.Działa również immunostymulująco.
24 Temmuz'da ise üsse dönmek üzere harekete geçti.Do akcji w ringu powrócił 24 czerwca.
Aynı zamanda burada devrimci harekete katıldı.Tam też związał się z ruchem rewolucyjnym.
Erkek kendi iradesiyle, yeni fikirleri, kavramları işlemek ve meydana getirmek için harekete geçer.Każdy z nich przywozi własną historię, marzenia, cel.
Bu gemiler 27 Ağustos akşamı saat 22:00 dolaylarında harekete geçti.Obie floty dostrzegły się nawzajem 22 lipca około godziny 11.00.
Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi.Struktury Armii Krajowej w Podokręgu zostały skutecznie rozwiązane.
Marcus Antonius'un karısı Fulvia harekete geçmeye karar verdi.Fulvia, Marcus Antonius hustru, beslutade sig då för att gå till handling.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”Han behövde inte – därför att historierna aktiverade och sådde sig själva, under de rätta förutsättningarna“.
Nero, yeniden yapılanma için bir kamu yardım çabasını harekete geçirdi. .Nero genomförde en räddningsinsats samt vidtog en betydande återuppbyggnad av staden.
Kimon, bu bilgiye dayanarak harekete geçirilmişti.Kimon blev påtagligt påverkad av denna tolkning.
Edilgin prensipte bir “şey” harekete ya da değişime meyillidir; madde “öz”ü (ousia) belirler.För ett meningsutbyte eller lärd strid i äldre tider, se Disputation (diskussion).
Harekete geçenler Amerikalılardır."Låt amerikanerna bli våra grannar.”
Bu durum devamlı harekete izin verirdi.Den är ständigt i rörelse.
Bu da II. Friedrich'i harekete geçirdi.Allt detta gjorde Fredrik II orolig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod