Bazı çizgi roman kahramanları güçlerini harekete geçirmek için sihirli kelimeleri kullanır.Certain comic book heroes use magic words to activate their powers.
Wharfedale'deki kurumsal değişimi takiben Cooke, kendi fikirlerinin harekete geçirmek için ayrıldı.Following corporate change at Wharfedale, Cooke left to see his own ideas put into action.
Her biri farklı bir tarihsel benzetmeyi harekete geçirmek için yaratılmıştı.Each of which was designed to trigger a different historical analogy:
" Sınıfı harekete geçirmek için videolarınızı kullanıyoruz."We use your videos to flip the classroom.
Dağ Bölüğü'nü ve 100 aracı harekete geçirmek zaman alırmış. Generale şunu söyle...Twombly!
Ole'nin bir fikri vardı ve onun için, fikrini harekete geçirmek asla uzun sürmezdiOle had gotten an idea and for him, it never took long to put an idea into action.
O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.We've only got a few minutes left of guaranteed ability to remote detonate that nuke.
Ben Amerika'nın ekonomisini tekrar harekete geçirmek istiyorum.I want to get America\'92s economy going again.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.We are there to inspire, to provoke, to mobilize, to bring hope to our people.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.It's really, really important that we express our compassion.
Fark ettim ki, benim görevim insanların içindeki yetenekleri harekete geçirmekti.I realized my job was to awaken possibility in other people.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.But I'm also not pessimistic, because I know it doesn't take a lot to get them charged up.
Vaziyete bakılırsa, şu anda aktif olmayan geniş bir kesimi harekete geçirmek şartGiven the situation, you have to activate many of the sectors who are inactive
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.The only thing they're missing is that it takes a good crisis to get us going.
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:And there are just three things you need for this thing to kick into gear.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.You want to irritate them into action. We did this on purpose.
Bunu onları harekete geçirmek için yaptık.It's to get them to raise theirs.
Amaç, popüler Azerbaycan yanlısı ve Ermeni karşıtı duyguları harekete geçirmekti.The aim was to stir up popular pro-Azerbaijani and anti-Armenian sentiments.
Fotonun enerjisi, bir pigmentin elektronunu harekete geçirmek için kullanılır.The energy of the photon is used to excite an electron of a pigment.
Balıkçılar bunları harekete geçirmek için gürültülü sesler çıkarırlar.Merci de faire du bruit pour eux.
Balıkçılar bunları harekete geçirmek için gürültülü sesler çıkarırlar.Los machos emiten fuertes sonidos para marcar el territorio.
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Dialog kommer från grekiskan och betyder 'genom samtal'.
Balıkçılar bunları harekete geçirmek için gürültülü sesler çıkarırlar.Самці приваблюють самиць гучними клацаючими звуками для парування.
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Termenul vine din greacă, însemnând "punere înainte".
Düşük pH değeri, ayrıca pepsinozin adı verilen sindirim enzimini harekete geçirmekte kullanılmaktadır.Valoarea mică a pH-ului favorizează activarea pepsinogenului, precursorul pepsinei.
Bazı çizgi roman kahramanları güçlerini harekete geçirmek için sihirli kelimeleri kullanır.某些漫画书中的英雄使用魔法词来激活他们的超能力。
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Riječ katastrofa potječe iz grčkog jezika i znači "postaviti naglavce".
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Žodis kilęs iš graikų kalbos ir reiškia „bėgti kartu“.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Aber ich bin auch nicht pessimistisch, denn ich weiß, dass man nicht viel braucht, um sie zu aktivieren.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Ale nie jestem pesymistką, bo wiem, że nie trzeba wiele aby je naładować energią.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.De nem vagyok pesszimista sem, mert tudom, hogy nem kell sok ahhoz, hogy feltöltsük őket.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.În acelaşi timp nu sunt pesimistă, pentru că ştiu că nu e nevoie de mult pentru a le mobiliza.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.하지만 저는 비관적이 아닌데 그 이유는 그들에게 희망을 불어 넣는 것은 힘든일이 아니기 때문입니다.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Maar ik ben niet pessimistisch, want ik weet dat er niet veel nodig is om ze op te laden.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Mas também não sou pessimista, porque sei que não é preciso muito para as motivar.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Men jeg er heller ikke pessimistisk, fordi jeg ved, det ikke kræver særlig meget at få dem ladet op.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Namun saya juga tidak pesimis, karena saya tahu bahwa itu tidak sulit untuk membuat mereka bersemangat.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Pero no soy pesimista porque sé que no requiere gran esfuerzo infundirles ánimo.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Tuttavia non sono pessimista, perché so che non ci vuole molto per dare loro la carica.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Αλλά δεν είμαι απαισιόδοξη, επειδή ξέρω πως δεν χρειάζονται πολλά για να ενεργοποιηθούν.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Але я й не песимістична, бо знаю, що небагато треба, аби їх мотивувати.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Но я не пессимист, и я знаю, что нужно немного, чтобы заставить их бороться.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.אך בו בעת איני פסימית, כיוון שאני יודעת שלא דרוש הרבה כדי לטעון אותן בכוחות.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.،لكنني لست متشائمة كذلك لأنني أعرف أن الأمر لا يتطلب الكثير .لشحنهم
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.なぜなら彼らを勇気づけることは それほど難しくないからです そして昨年のことですが
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Chỉ còn vài phút nữa là còn có thể chắc chắn kích nổ quả bom đó từ xa!
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Il reste peu de temps pour déclencher la bombe.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.In izgubili smo radijski signal.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Ne-au mai rămas doar câteva minute ca să detonăm bomba.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Изтича времето за дистанционна детонация.
Ben Amerika'nın ekonomisini tekrar harekete geçirmek istiyorum.Ich möchte America\'92s Wirtschaft wieder in Gang zu bekommen. Vierundfünfzig
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:이것이 작동하게 하려면 3가지만 있으면 됩니다.
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:Ai nevoie de doar trei lucruri ca să o pui în mişcare.
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:A jsou pouze tři věci, které jsou potřeba, aby se to nastartovalo.
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:A potrzeba tylko trzech czynników, żeby to wszystko działało.
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:Dan hanya ada tiga hal yang dibutuhkan untuk memulainya.
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:Det behövs bara tre saker för att det här ska starta.
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:Drie dingen zetten dat in gang.
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:E ci sono solo tre cose di cui abbiamo bisogno perché questa cosa entri in circolo.
Bunu harekete geçirmek için gerekli üç adım şunlardır:És csak három dologra van szükség, hogy ez a dolog beinduljon.